Mekânların da ruhu vardır

Yeryüzünde insanların acıları ile simgeleşen ve değerler ülkesine katılan bazı beldeler vardır ki yakın zamanlarda hafızalarımıza kazınan Rabiatül Adeviyye Meydanı bunlardan biridir. Adı şehitlerle anılan Rabiatül Adeviyye, Mısırlı kardeşlerimizin darbeci zihniyete karşı bir araya gelip seslerini duyurdukları bir mekân. Müslümanların maruz kaldıkları ağır şiddet ve ölümlere tanık olmuş, onların yüreklerinden dökülen sese eşlik etmiş ve şehit kanlarıyla sulanmış bir alanın adıdır Rabia Meydanı.

Hatırlarsınız; 14 Ağustos 2013 tarihinde halk darbe ile indirilen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye destek için Rabia Meydanı’nda toplanmış ve burada yapılan saldırılarda çok sayıda kişi şehit olmuştu. Halkın büyük çoğunluğunun oyu ile yönetime gelen Mursi, HAMAS ve İran hesabına casusluk yaptığı gerekçesiyle müebbet hapse mahkûm edilmiş ve ne yazık ki yalnızlığa terk edilip, mahkeme salonunda Hakk’a yürümüştü. Biz şunu biliyoruz ki, İslam coğrafyasında katliamlar ve idamlar varsa burada İsrail aleyhine hareket eden bir güç vardır ki, Muhammed Mursi, Filistin davasına destek verdiği ve Arap İslam coğrafyasını kalkındırmak için çaba gösterdiği için yargılanmıştı. Mursi’nin tavrını, Filistin davasından yana koyması Siyonist ideolojide ciddi rahatsızlık uyandırmış ve onurlu duruşunun bedelini yol arkadaşları ile birlikte ağır şekilde ödemişti. Nitekim HAMAS’ın Filistin dışındaki liderlerinden Mahir Salah Mursi’nin vefatının ardından yaptığı konuşmasında, “Sizi Kudüs ve Gazze’nin âşığı ve Filistin direnişine destek veren biri olarak bildik” ifadelerini kullanmış ve hayırla yâd etmişti. Salah İsrail’in Gazze’ye saldırı düzenlediğinde Mursi’nin Arap birliğini harekete geçirdiğini ve saldırının durdurulmasını sağladığını, bu durumun işgalci Siyonist güçlerde ciddi rahatsızlık uyandırdığını ifade etmiş ve Mursi’nin niçin hedef seçildiğine değinmişti.

Küresel güçler hemen her fırsatta İsrail’in güvenliğinin sağlanması ve güçlendirilmesi yönünde açıklamalar yapmaktalar. İslam coğrafyasında seçilecek kukla diktatörler, bölge adına alınan kararlar ve atılacak her adım İsrail’e göre belirleniyor ve mazlum Filistinlilerin yanında yer alan lider ya da yöneticiler tehlike olarak görülüp cezalandırılıyor. Düşünüyorum aklım havsalam almıyor… Nasıl oluyor da Müslüman bir ülkenin merkezinde kurulan bir sistem, İsrail’in taleplerine göre hareket edip onlarca Müslüman’ı katledebiliyor? Bütün mesele bu soruda düğümleniyor zira düşman bizim topraklarımızda ve bizim kucağımızda kendine yandaşlar yetiştiriyor ve zulmünü onların eliyle sürdürüyor.

14 Ağustos 2013 tarihinde Mısırlı kardeşlerimiz Mursi’ye destek vermek için Rabia Meydanı’nda toplandılar. Fakat dış destekli darbeci güçler buna müsaade etmediler ve askerler tarafından kuşatıldılar. Rabia Meydanı’nda akşama kadar devam eden baskında polis mavzerleri buldozerler kullanıldı, keskin nişancılar devreye sokuldu ve Rabia katliamında 632 kişi hayatını kaybetti, 2 bine yakın kişi ise yaralandı. İhvan mensubu üyelerin iş yerleri kapatıldı ve bütün varlıklarına el konuldu, insanlar evlerinden alınıp hücrelere kapatıldılar, katledildiler, hayallerinden koparılan gençler idam edildiler. Ve darbeci zihniyet İhvan’ın kanları üzerine kurduğu sistemini İsrail’in taleplerine göre şekillendirerek yoluna devam etti.

Hatırlarsınız; Mısır Filistin davasına ihaneti belgeleyen İsrail ile normalleşme anlaşmalarını kabul eden ilk ülkelerden biri oldu ve Siyonistlerin bölgedeki en etkin işbirlikçisi haline geldi. İşgalci Siyonist ideolojinin Ramazan ayında Mescid-i Aksa’ya ve Filistinlilere yaptığı saldırılar sıcaklığını korurken yine Mısır’dan idam kararına yönelik haberler geldi ve darbeci zihniyet aralarında şehit Esma’nın babası Muhammet Biltaci’nin de bulunduğu 12 kişinin idamına karar verdi.

Müslüman yöneticiler Mısır’da yaşanan idam kararları karşısında sessizliğe gömülmüş, hiçbir tepki göstermiyor, başlarını kuma gömmüş bekliyorlar. İhvan üyeleri ise tıpkı Filistinli mazlum halk gibi yalnızlığa ve çaresizliğe terk edilmiş durumda ve çileli yolları tek başlarına kat ediyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Nurettin Gedikoğlu - Kardeşim sayın hocam zamanımızın gençliğini,. İçinde bulunduğu çıkmazları ve sorumsuzluk hallerini çok güzel anlaşılır bir dille açıklamışsınız Allah tazı olsun inşallah

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 27 Haziran 05:42


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?