Diyanet İşleri Başkanlığı’na Açık Mektup (2)

Ulema ve ümera kulluk sınırları içinde kalabilseler; hahamlığa, rahipliğe, Firavunluğa özenmeselerdi dünyamız bu kadar zulümle kararır mıydı? (Tevbe/31, Naziat/24).  Allah Teala nezdinde tek “hak”, “halis”, “doğru”, “ekmel” din, ancak ve sadece İslam’dır (Al-i İmran/19, 83, 85, Kafirun/son, Maide/3, Mümin/65, Beyyine/5). İslam hak, dışındaki dinler ise batıldır (Al-i İmran / 85, Fatihha/5-7, En’am/153, Yasin/3, 61).

İlk insan/peygamber Adem’den (A.S.) son Peygamber Hz. Muhammed’e (S.A.V.) kadar tüm peygamberler Allah Teala’nın dini tevhit/İslam üzereydiler; Müslüman’dılar. Kendilerine tâbi olanlar da zamanın Müslümanlarındandılar. Kur’an’da da, önceki Kitaplarda da “Müslümanlar” diye isimlendirilmişiz (Hac/78).

Hz. İbrahim(A.S.) hanif/tevhit/İslam dini üzerindeydi. “Yahudi de Hıristiyan da değildi.” Dosdoğru bir Müslüman’dı. “Müşriklerden değildi” (Al-i İmran/67). “Tevrat ve İncil O’ndan sonra indirildi” (Al-i İmran/65). Yahudilik de Hıristiyanlık da O’ndan sonra uydurulmuş, üretilmiştir. O’nun “üç dini” yoktu. Tek dini vardı. Dolayısıyla “İbrahimî dinler” deyimi çok sorunlu, çelişkili, aldatıcı; Yahudilik ve Hıristiyanlığa da meşruiyet, geçerlilik sağlanma çabası... Tevhit ile “teslis”, şirk nasıl bir arada bulunabilir? Hak ile batıl da öyle... Hz. İbrahim’e (A.S.) de iftira var. O’nun saygınlığı üzerinden sapık/batıl dinlerine meşruiyet arayışı?!  Hz. İbrahim de Hz. Yakup da kendi oğullarına İslam’ı tavsiye etti. Onlar da: “Müslümanlarız dediler.” Hz. İsa (A.S.), havarileri de Müslüman’dılar (Al-i İmran/52, Maide/111, Bakara/130-133).

Yahudilik Tevrat’ın, Hıristiyanlık da İncil’in  tahrifinden (eklenmesi, eksiltilmesi, değiştirilmesi, reformu ile ilahi özelliğini yitirmesiyle) üretilmiş, batıl dinlerdir. Tevrat’ın da İncil’in de asılları kaybolmuştur.

İndirilen kitaplar ve sahifelerde, Hz. Adem’e (A.S.) on, Hz. Şit’e (A.S.) elli, Hz. İdris’e (A.S.) otuz sahife, Hz. İbrahim’e (A.S.) on sahife, tevhitle, inançla ilgili esaslarda fark yoktur. Hukukta/furuatta ise zamana, şartlara göre değişiklikler olmuştur. Ve tek hak din İslam, son kitap ve son peygamber (S.A.V.) ile tamamlanmıştır. Kur’an-ı Kerim, kendisinden önceki kitapları tasdik etmiş ve aykırı hükümlerini ilga etmiş, neshetmiştir. İndirilen tüm kitaplara ve seçilen tüm peygamberlere ayırt etmeksizin inanmak imanımızın gereği... İndirilenler ilahi/semavi olup, uydurulanlar, tahrif edilenler ise semavi/ilahi özellikte değildirler.

Yahudilik de Hıristiyanlık da şirk ve küfürdür. “Yahudiler: ‘Üzeyir Allah’ın oğludur’, ‘Hıristiyanlar da İsa Mesih Allah’ın oğludur’ dediler, kâfir oldular” (Tevbe/30).

Fatiha, İhlas, Kafirun sureleri, Tevbe/31 vb. ayetler, ehl-i kitapla inanç zıddiyetlerini, çelişkilerini/ tevhit ve şirk farklılıklarını açıkça gösteriyor...

“Dinlerarası Diyalog”un da bir “Vatikan Projesi” olduğu herkesçe biliniyor. Bu ifade içinde de meşruiyet arayışı, aldatması Müslümanların zihinlerinin, kalplerinin daha da karıştırılması, Hıristiyanlığın İslam coğrafyalarında da kabul görülmesi, şirin gösterilmesi çabaları var. Ne yazık ki, biz Müslümanların öteki din mensuplarını tevhide, birbirimizi rab edinmemeye çağrımız olması gerekirken (Ali İmran/64), onlar bizi dinlerarası diyaloga çağırmaktadırlar (Ankebut/46). Bu anlayış etkisini gösterebilmiş, birtakım ilahiyat çevrelerinin, “Hıristiyanların, Yahudilerin de cennete girebileceği” yorumlarına kapı aralayabilmiştir.

Birkaç yıl önce Cuma hutbelerinde “tek hak din İslam’dır” (Al-i İmran/19) ayetinin okunmaması sorunu bile yaşanmıştır... Tevhitle teslis nerede uzlaşsın? Ehli tevhit cennete girebilir; ehli şirk ise cennete giremez. Din temsilcileri, mensupları arasında diyalog, tebliğ, davet elbette olur; olmalıdır da. Ehl-i kitap Kur’an-ı ve son elçiyi reddediyorlar. Cennete nasıl girecekler? Son kitap ve son peygamberle uyumlu “derin” mekânlarda gizli “Barnabas İncili” nerede, neden gizleniyor, değerlendirilmiyor?! Diyalog toplantısına neden götürülmedi? “Meryemoğlu İsa” (tevhit) imanıyla “oğul İsa, Üzeyir” (şirk) zıt inançlar nasıl uzlaşacak?! (Tevbe/30).

Tevhidin “eşitlik” inancıyla, ehli kitabın “ırkçı, üstünlük/seçkinci” inançları nasıl uzlaşacak? Ve muharref Tevrat’tan üretilen ırkçı sapık ideoloji Siyonizm...

Allah-u Teala’nın dini olan İslam üzerinde tasarruf hak ve yetkisi hiçbir makama verilmemiştir. Cüret edenler de bedelini öderler.Ne yazık ki, ülkemizde “dinde reform” söylemleri bile dile getirilebiliyor?!

“Dine zorlama yok” (Bakara/256, Kafirun/son) (Müşriklerle uzlaşma yok).

Farklı kimlikler ancak İslam’da barışık, temel hak ve özgürlükleriyle yaşayabilirler. İslam’ın dışındakiler “ötekilere” hayat hakkı da, insan haklarını da vermezler; yok etmeye, sömürmeye çalışırlar. Irkçılıkla eşitlik nasıl bağdaşsın?

“Ehli Kitaptan birisine uyarsak, onlar bizi küfre döndürürler...” (Âl-i İmran/100).

“De ki: Şüphesiz doğru yol, Allah’ın yolu (İslam’dır...)” (Âl-i İmran/73).

“Doğru yol, Allah’ın yoludur.” (En’am/153, Fatiha/5, Yasin/61).

Dünya hayatımızı, ezelde Rabbimizle yaptığımız “kulluk sözleşmemize” (O’nun rızasına/emir ve yasaklarına) uygun bir yolculukla sürdürme sorumluluğumuz var (Araf/172). Tevhidimizle/şehadetimizle, namazımızla, tüm salih amellerimizle, Fatiha’mızla Her gün bunu hatırlıyor ve sözümüzü yineliyoruz. Günahlarımız nedeniyle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bahaddin Elçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Murat - Boşuna yazıyorsunuz bu kurum siyaset işleri başkanlığı olmuş.

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 24 Haziran 13:14


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?