Şer ile hakka hizmet edilmez

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Kendilerini muhafazakâr demokrat olarak tanımlayan kesimin en önemli sıkıntısı, olayları İslam’ca ele alıp değerlendiremiyor olmalarıdır. Faizci kapitalist nizamı, materyalist eğitimi, Batı ahlakını esas alarak hakka hizmet edilemeyeceğini unutmuşlar ya da görmezlikten geliyorlar. Bu arkadaşlara bir kez daha gerçeği hatırlatmakta fayda vardır. Gerçek şudur.

İslamsız saadet olmaz. İslam; Allah’ın insanlara peygamberleri aracılığı ile bildirdiği adil bir hayat düzenidir. İslam’ın telkin ettiği “Adil Düzen” dışındaki bütün düzenler, şerdir ve batıldır. Bütün peygamberler İslam’ı ve düzenini tebliğ etmişlerdir. Al-i İmran 67: “İbrahim, ne Yahudi ne de Hıristiyan idi. Fakat o, Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir Müslüman idi, müşriklerden de değildi.” Bugünkü Hıristiyanlık dini ile Yahudilik anlayışının İslam peygamberleri Musa ve İsa ile hiçbir ilgisi yoktur. Bu bakımdan bizim tercihimiz Batı; yani AB, NATO ve ABD olamaz. Yahudilerin ve Hıristiyanların din ve medeniyet dediği şeyden insanlığa hayır gelmez. Müslüman; yaptırmıyorlar diyerek dünya egemenlerinin hatırı için İslam’dan vazgeçmez. Müslüman ittifak halinde, ümmet olarak, tefrika yapmadan iyiliği emreder, kötülüğü yasaklar. Müslüman; inandığı Kur’an’ın tekin ettiği hak ve adalet ölçülerine uyar. Yahudi ve Hıristiyanların çözüm diye sunduğu hurafelere aldanmaz. Onların birliğine girmeye çalışmaz, ahlakları ile ahlaklanmaz. Müslüman; Allah’a inanır, nefsini ve heveslerini ilah edinmez, İslam’dan başka saadet yolu aramaz.

DÜNYA ALGISI

Biz, dünyaya peygamberlerin ve salihlerin baktığı yerden mi, yoksa batılı yürüten Hıristiyan ve Yahudilerin baktığı yeden mi bakacağız. Elbette ki Müslümanlar olarak bizler dünyaya, peygamberlerin ve salihlarin baktığı yerden bakmalıyız. Geçici olan dünya hayatımızı, İslam’ın temel esaslarına göre düzene koymalıyız. Yahudilerin ve Hıristiyanların kabul ettiği ilah, insan ve çevre tanımlarına göre dünyamızı tanzim etmemiz bizleri şerre, felakete ve helak olmaya götürür. Müslümanlar, dünya hayatlarını ahiretleri için yaşarlar. Dünya hayatı geçici, ahiret hayatı ise ebedidir. Ahiret hayatı, her insan için dünya hayatının hesabıdır. Bütün insanlar o günde hesabı Allah’a verecektir. Ahirette iki yurt vardır. Cennet; müminlerin, çözümü İslam’da görenlerin, salih amel işleyenlerin ve bunun için cihat edenlerin yurdudur.

Cehennem; kâfirlerin, müşriklerin, münafıkların, çözümü batıl Batı’da görenlerin ve bunun için savaşanların yurdudur. Yahudiler, dünya bizimdir diyorlar, bunun için ona sahip olmaya çalışıyorlar. Hıristiyanlar ise dünyanın Yahudilerin olduğunu, ahiretin yani cennetin de kendilerine ait olduğunu kabul ediyorlar. Siyonist Yahudiler ve Hıristiyanlar bu inançlarını hayata geçirmek için İslam’ı, şuurlu Müslümanları ve bütün insanlığı ortadan kaldırmak için birlikte savaşmaktadırlar. Bu gerçek idrak edilmeden, dünya olaylarını doğru olarak okumak imkânsızdır. Siyonist Yahudilerin ve haçlı Hıristiyanların, birlikte kurdukları bu dünyada bizim yerimiz yoktur. Çünkü biz, İslam ümmetinin evlatlarıyız. Yapmamız gerek şey; yeni bir saadet dünyasının kurulması için İslam âlemine ve bütün insanlığa öncülük yapmaktır. Bu ise ancak Millî Görüş’e dönerek olur. AB’den, NATO’dan, ABD’den insanlığa ve Müslümanlara hayır gelmez. Adamlar daha fazla Müslüman öldürelim diye silah üretiyorlar. Batı ve kurumları bugün İslam’a ve şuurlu Müslüman hareketlere karşı bir savaşın içindedirler. Adamlar gizlemiyorlar. Biz yirminci haçlı savaşını yürütüyoruz diyorlar. Biz Müslüman Türkiye ve İslam âlemi olarak, bu şer şebekesinin içinde yer alamayacağımız gibi, onların işbirlikçileri ve stratejik müttefikleri de olamayız. Bizim şuursuzluğumuz yüzünden bu adamlar, bu sapık inanışları için dünyayı kan gölüne çevirmektedirler. Allah; zalimlere meyletmeyiniz diyor, biz ne yapıyoruz?

MÜLKÜN SAHİBİ ALLAH’TIR

Kâinatın ve bunun bir parçası olan dünyanın sahibi ve mutlak hâkimi Siyonist Yahudiler ve işbirlikçileri değil, Allah’tır. Allah, mülkünde ortağı olamayandır ve mülküne bütün insanlığın saadeti için çalışsınlar, cihat etsinler, tevhide dayalı bir medeniyet kursunlar diye salih kullarını varis kılmıştır. Ülkemizde Millî Görüş diye ifade edilen hareketin mensupları bu şerefe nail olmak için mücadele etmektedirler. Biz; Allah’ın kulu muyuz, Siyonizm’in kölesi miyiz, karar vermeliyiz. Allah’ın kulu olduğumuza inanıyorsak İslam’a bağlanmalıyız. Faiz, zina, kumar, içki, sapık ilişkiler, haram ve zulüm üzerine kurulmuş dünyayı reddetmeliyiz. Yeni Bir Saadet dünyası için mücadele etmeliyiz. İslamsız “saadet dünyasının” kurulamayacağı inancından taviz vermemeliyiz. Allah’a inanan kimseler olarak, yaptırmıyorlar diyerek şerrin kendisine de, ehvenine de destek vermemeliyiz. En müessir güç siyasi güçtür. Bu gücü dünyacıların eline teslim edemeyiz, edersek zalimlerden oluruz. Bugün ülkemizi idare eden siyasi kadrolar, iktidar ve muhalefetiyle İslam’ın değil, Batı fikriyatının ürünü olan faizci kapitalizmi yürütmektedirler. Bu düzen sömürüye dayandığı, emeği erittiği için zulüm düzenidir. Bunu kim yürütürse yürütsün, bu şerden milletimiz için hayır çıkmaz. Seçim yapmak, Adil Düzen’de karar kılmaktır. Her seçimimiz gibi, düzen seçimi de dünya imtihanımızın bir unsuru olarak sorumlu tutulduğumuz bir eylemdir. Herkes tarafını buluyor. İnsanlar; taraf olduğu şeyin neticelerine de katlanmak zorunda kalacaktır. Çoğunluk hak sebebi değildir, eğer çoğunluk bir değer olsaydı, ineğe ilah diyenler haklı olurdu. Faizci kapitalist düzeni adil düzenin yerine ikame edenlerin elde edeceği çoğunluğun Allah katında hiçbir hükmü olmaz. Kurtuluş; çoğunluğa tabi olmakta değil Millî Görüş’e ve adil düzene dönmektedir. Bu yapılmazsa; faizi, kumarı, manevi tahribatı, içkiyi, zinayı hoş gören bu bozuk düzene rıza gösteren herkes, ülkemizi kasıp kavuracak bela ve musibetlere hazırlıklı olsun. Çünkü Allah, mühlet verir, ihmal etmez. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?