Sorunlar gündem dışına itilerek çözülmüş olmuyor 

Ülkemizde hemen her gün gündeme yeni bir konu sürülüyor. Sürülüyor diyorum çünkü maksat gerçek ve üzerinde durulması, tartışılması gereken sorunları gündem dışına itmek. Bunun sonucu olarak ister istemez kısa süreli de olsa, toplumsal ilgi gündeme sürülen konulara yöneliyor ve esas konuşulması ve çare bulunması gereken sorunlar halının altına süpürülmüş oluyor. Ancak, sorunların gündem dışına itilmesi, halının altına süpürülmesi onları sorun olmaktan çıkarmıyor. Bu arada özellikle de acil çözüm bulunması gereken konuları ısrarlı bir şekilde gündeme getirmeye çalışan muhalefet de bir takım suçlamalarla itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor. Çok daha sıkışınca sıkça sorunları hatırlatan siyasi kadrolar ya terör örgütleri ile işbirliği yapmak ya da hainlikle suçlanıveriyor. Derdim bir takım siyasi taktiklerin sonucu ortaya çıkan kamplaştırma ve itibarsızlaştırma hamleleri üzerinde durmak değil. Özellikle ekonomik hayatın tam bir çelişkiler yumağı haline gelmiş olmasına dikkat çekmek istiyorum.

Medyaya intikal eden birkaç haberin başlığını dikkatinize sunduğumda bu çelişkiler yumağından neyi kastettiğim görülecektir. Bu çelişkiyi çok net ortaya koyan başlık, “Üretici büyük zararda tüketici pahalı alıyor” idi. Çünkü bir yandan üretici zarar ederken piyasada fiyatların sürekli yükseliyor olmasının mantıki bir izahı yok. Çünkü eğer fiyatlar artıyorsa üreticinin bu artan fiyatlardan payına bir şeyler düşmesi gerekir. Ama maliyet yükseliyor, bir diğer ifadeyle maliyet enflasyonu zirve yapmış, buna paralel olarak fiyatlar yükseliyorsa yani hem üretici hem tüketici perişansa o zaman aradaki farkı kim ya da kimler alıyor, bu işin kârını kimler topluyor sorusuna cevap bulunması gerekir. Üzerinde durmak istediğim bir başka çelişki ise yapılan açıklamalara göre Avrupa’nın en hızlı büyümesini yaşayan Türkiye ekonomisi işsizliğe çare bulamıyor, büyümeye rağmen istihdamda bir artış olmuyorsa bu da ciddi bir çelişkidir, iktidarı ve muhalefeti ile millet olarak bu soruna kafa yormak, çare bulmak durumundayız. Çünkü özellikle genç işsizlik tehlikeli boyutlara doğru tırmanıyor. Çünkü açıklanan bir rapora göre 11 milyon işsiz genç baba eline bakıyor, babadan alacağı harçlık ile hayata tutunmaya çalışıyor. Böyle olunca da gençlerimiz arasında mutsuzluk yaygınlaşıyor. Bu arada bazı araştırma sonuçlarına göre üniversiteden mezun olan 5 kişiden biri ne iş hayatında ne de iş arayışında. Çünkü iş bulmaktan ümidini kesmiş vaziyette. Bu arada bir başka tehlikeli durum ise işsizlik tahammül edilemez hale gelmişken işi olanların büyük çoğunluğu da hayatlarını borçla sürdürüyorlar.

Toplumda sosyal denge giderek bozulunca yolsuzluk da yaygınlaşıyor. Her gün gazetelere yansıyan haberler gösteriyor ki ülkede zenginler ve fakirler şeklinde iki kesim oluştu, orta direk olarak tarif edilen toplumu ayakta tutan kesim giderek yoksullaşıyor, fakirleşiyor. Bu arada ekonomimiz büyümesini sürdürüyor. Sanıyorum bu çelişkili durumun izahı, “Ekonomi vatandaşı yoksullaştırarak büyüyor” olabilir. Peki, vatandaş bir yandan yoksullaşırken, nasıl oluyor da büyümesini sürdürüyor diye sormayın onun cevabını yukarıda toplumda sınırlı sayıdaki zengin sürekli büyürken, milyonlar maalesef yoksulluğa mahkûm ediliyor şeklinde vermeye çalıştım.

Netice olarak toplumda bir takım farklılıkların ön plana çıkartılarak kamplaşmanın körüklenmesi yerine el ve gönül birliği ile sorunlarımıza çözüm bulmanın yollarının araştırılması gerekiyor. Aksi halde gidişat hayra alamet görünmüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?