Taş kaynatan kadının taş gibi ağır sözü!

Çift kutuplu dünya düzleminde kurulan, fonksiyonel özelliği kalmayan sembolik NATO’ya perspektif çizmek için Brüksel’de üye devletlerin liderleri buluştu. Zirvede Erdoğan, Biden ile bir görüşme yaptı. Görüşmeyle ilgili farklı yorumlar yapıldı. Öncelikle, Türkiye’yle ABD’nin stratejik müttefikliği, kuyruklu yalan, içi boş çuvaldır. Siyonist kuklası ABD, kendisini ‘efendi’, Türkiye’yi ve her ülkeyi kendisine ‘uşak’, biçtiği rolü oynayan figüran görür. Siyonist Biden, “Türkiye’de muhalefetle doğrudan iletişimde olup, hâlâ var olan unsurları destekleyip onları Erdoğan’ı mağlup etmeleri için cesaretlendirebiliriz. Darbe ile değil seçimle” demiş, muhalefetle iş tutacağını utanmadan açıklayarak, siyasetimizi dizayn edebileceği küstahlığında bulunmuştur. ABD’nin Türkiye ve İslam ülkelerine bakış açısı arızalıdır, yamuktur. Biden, Filistin’de kardeşlerimize ölüm yağdıran terörist İsrail’e destek vermedi mi? Yüzümüze gülüp sırtımızı sıvazlarken, finanse ettiği PKK/YPG/PYD’yi burnumuzun dibinde taşeron/uydu bir devlet yapmaya çalışmıyor mu? 15 Temmuz kalkışmasının çıbanbaşı FETÖ elebaşını paşalar gibi ağırlamıyor mu? 1915 olaylarını soykırım ilan etmedi mi? Bu küstahlığa, “Tarihimizi sorgulamak sizin işiniz mi?” diye Biden’a hesap sorması gereken Erdoğan, “ Hamdolsun bu konu gündeme gelmedi” diyerek bir skandala imza attı. Erdoğan, içeride arkasından efelendiği ABD’ye ayar verebildi mi? F-35’leri alabildi mi? Biden, görüşmede BOP eşbaşkanı olduğunu söyleyen Erdoğan’a belki figüran rolünü hatırlatmış da olabilir! Kimse kimseyi kandırmasın. Başrolde kim varsa son sözü o söyler! Gerisi fasa fiso...

Gelelim taş gibi ağır konuya. Erdoğan, açlıkla kendisini eleştiren muhalefete, “Millet açmış, siz de doyuruverin o zaman” dedi. Bu nasıl bir gaftır? Memlekette tek aç insan olsa onu bulup doyurmak Erdoğan’ın devlet adamlığı sorumluluğudur. Bıçağın kemiğe dayandığı, sıfırı tüketmiş, “Açız pankartı” açanları görmezden gelip dalga geçen cümleler kuramaz. Hz. Ömer (r.a.) halifeyken Medine’de geç saatlerde içinde ışık yanan bir çadır görür, içeri girer. Bakar ki üç çocuk feryat figan ağlamakta, yaşlı bir kadın taş dolu kazanı karıştırmaktadır. Ne yaptığını sorunca kadın, "Çocuklar aç, yemek yapıyormuş gibi avutuyorum. Bitkin düşüp ağlamayı kesip uykuya dalsınlar istiyorum" der. Hz. Ömer (r.a.), “Durumu yardım için Ömer’e niye bildirmedin. Bundan nasıl haberi olsun?” deyince; kadın, taş gibi ağır bir cevap verir: "Eğer Halife Ömer, şehrinde üç yetimin açlıkla ağladığından habersizse o makamda niye oturur?" Devlet adamlığı, taş kaynatan kadının, “Halife Ömer üç yetimin açlıkla ağladığından habersizse o makamda neden oturur?” sorusuna cevap verecek sorumluluğu taşımak, bu sorumluluğa uygun işler yapmak, iş-aş üreterek sofralara helal ekmek koymak, istihdam sağlamaktır. İktidarsanız bunu yapacaksınız! Yapmayacaksanız orada işiniz ne? 20 yıldır garantili ödemelerle betona, asfalta paraları gömeceğinize, kazana koyup kaynatacak aş üretin aş. Açlığı, asgari ücretle geçinilmeyeceğini kabul ettiğiniz, çay-simit hesabı yaptığınız hafızanızı kaybetmediyseniz unutmayın! Kişi başı milli geliri 30 bin dolar mı, asgari ücreti 5 bin TL mi yaptınız da açlıkla dalga geçiyorsunuz?! Milletin tuzu, ballı börekli makamlarda çalışan, yetmeyip başka yerlere atanarak üç beş maaş alan liyakatsiz aç gözlüler gibi kuru mu?

DİPNOT: Önceki gün cennetmekân Erbakan Hoca’mızın en büyük mirası ve ideali D-8’in kuruluş yıldönümüydü. İslam coğrafyalarında barut kokularıyla kan, gözyaşı ve zulüm sürüyorsa, nedeni, 1.5 milyar Müslüman’ın, “Ancak inananlar kardeştir” ilahi düsturuna yaslanarak tağuti Siyonizm’i ve küresel emperyalizm kamburunu sırtımızdan atacak D-8 kardeşlik idealine sarılmamaları; ahlâkımızı, maneviyatımızı, tüm değerlerimizi yok etmeye ant içen AB gibi küfür kapılarından medet ummalarıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Vedat Horasan - Hiçbir anne baba demezmi?" Oglum kızım o makama geldin kimseyi kayırma yeme yedirme ,işi ehline ver.hakkımı helal etmem yoksa?!

Türkiyenin hali ortada.dünya bizle aley eder oldu....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Haziran 02:05


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?