Evrende boşuna bir şey yok

Düz çizginin yanı başından ona bir derecelik açıyla biz çizgi çizseniz, o çizgi uzadıkça ana çizgiden uzaklaşmaya başlar ve sonunda ana çizgi görülmez olur.

Soluduğumuz havanın içinde %21 oksijen, %78'i azot, %1'i argon varmış.

Ben argonu duymamıştım.

Ama dünyaya geldiğim anda ilk soluğumda benim içime dolanlardan biri de argonmuş.

Yüzde birlik de olsa onsuz hayat olmazmış.

Bitmedi, bize hayat veren havanın içinde hidrojen sülfür, karbon, karbondioksit, karbonmonoksit, metan, su buharı gibi maddeler de varmış ama ben bilmiyordum.

Bunlardan biri eksiliverse, havasızlıktan zarar görürüz.

Binde bir oranında olanlar bile olmazsa olmaz durumdaymış.

Suyun içindeki maddeler gibi.

Bize hayat sağlayan hava ve suyumuzu, bir ismi da Hayy olan Allah celle celalüh yaratmıştır.

Bize de, suya da, havaya da hayat veren O.

Evreni insan için yaratan Rabbimiz, yarattığı her şeyin Allah’a işaret eden ayet olduğunu Kur’an-ı Kerim’inde birçok ayetinde haber verir.

Yani, evinizde otururken de, yürürken de, havada, denizde, karada gördüğünüz her şey size bir şey söyler; o da, “Yaratanı unutma” der.

İnsanın dışında bütün yaratılanlar, kendi dilleri ve halleriyle Allah’a olan kulluk görevlerini yerine getirirler.

İnsanlara fazladan olarak akıl verildiğinden,

Bazıları o aklı, yaratanının emrine değil de nefsinin emrine verdiğinden,

Kula kul olmayı seçtiğinden,

Kölelikten zevk alır hale geldiğinden,

İnsanlık derecesinden hayvanlığın altındaki derekeye düşüverenler oluyor.

Allah’a Kur’an ve sünnetin tarif ettiği şekilde iman edenlerin dikkat etmesi gereken en önemli şey, Kur’an ve sünnette önemsiz olan hiçbir şeyin olmadığına inanmaktır.

Hiçbir farz, terk edilemez, hiçbir harama el uzatılamaz.

Şarabı içmeyen ama rüşveti alan gibi haramlar arasında hiçbir haram hafife alınamaz.

Koronavirüsü gözümüzle görmediğimiz halde küçümseyemediğimiz gibi herhangi bir haramı da küçümsersek imanımız zedelediği gibi ahiretteki ateşi dünya büyüklüğündeki atom bombasının ateşinden büyük olur.

Havayı yaratan Allah, Kur’an’ı indiren de Allah celle celalühtür.

Hava içinde binde bir olan bir madde eksikliğinde suyumuz eksik olduğu gibi, farzların, vaciplerin, sünnetlerin, nafilelerin eksikliğinde de bizim amelimizde eksik olur.

Cabir bin Abdullah  anlatıyor, “Peygamber sallallahü aleyhi ve sellemin yanında idik. Bir çizgi çizdi, o çizginin sağına iki çizgi çizdi, soluna iki çizgi çizdi. Sonra orta çizginin üzerine parmağını koydu ve şu ayeti okudu:

‘Muhakkak bu benim dosdoğru yolumdur, ona uyunuz. Başka yollara uymayın; sizi Allah'ın yolundan ayırır. Sakınasınız diye Allah bunları size tavsiye etti.’ (En’am süresi ayet 6/153) (İbni Mace, Sünen, K. Ebvabü’s-Sünnet, bab 11).

İbni Hıbban’ın Sahih’inde, İ’tisam bi’s-Sünnet bab 7 de:

“Bu yolların hepsinin üzerinde yan yollara çağıran şeytan vardır” ilavesi vardır ki bunu da Kur’an-ı Kerim şöyle haber verir:

“(İblis) ‘Beni azdırmana karşılık, elbette ben de onları sapıtmak için senin doğru yolun üzerine oturacağım.

Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından muhakkak geleceğim ve sen onların çoğunluğunu şükredici bulmayacaksın’ dedi.” (A’raf süresi ayet 7/16-17).

Bizim göremediğimiz şeytanı aklınıza getirip de itiraza gitmeyin.

Şeytanın emrinde olan ve insanlıktan çıkanların Kur’an-ı Kerim’e giden bütün yolları kapatan makamlarda oturduklarını, kanun ve yönetmelikleri ona göre çıkarttıklarını ve uygulamayanlarına, nasıl cezalandırdıklarına bakıverin de onlara sövmek veya söylenmekle vakit geçirmeyelim ve yapmamız gerekeni, bulunduğumuz yerde yapmaya çalışalım.

Farz ve vacipleri yerine getirirken sünnet ve nafileleri ihmal etmeyelim.

Mesela abdest alırken sünnet olan dişlerinizi de temizlemenize ne engel var?

İlim öğrenmeye, cihada, helal yoldan kazanmaya giderken yolda karşılaştığın herkese selam vermeye ne engel var veya o selam sizin neyinizi engeller?

Rabbimiz, boşuna, gayesiz, faydasız bir şey yaratmadığı (Sad süresi ayet 38/27, Al-i İmran 3/191) gibi, boşuna, gayesiz, faydasız bir ayet de indirmemiştir.

Yarattığı hava ve su kıyamete kadar her çağda geçerliliğini sürdürdüğü gibi İslam’ın her emir ve yasağı da kıyamete kadar bütün çağlarda geçerli olmaya devam edecektir.

Şair Ali Erdoğan:

“Parmakların eşit olmayışı,

Sana davranış bozukluğu  hakkı vermez.

Bilakis onda da,

Allah’ın güzel hikmetleri vardır” diyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?