Reklamı Kapat

Görmeyen, duymayan, bilmeyen

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Bir hayat düzeni olarak İslam’dan kopmuş, Batı cehaletinin ürettiği faizci kapitalist düzene ve materyalist eğitime teslim olmuş fert ve toplumlar; hak ve hakikati görmeyen, duymayan, bilmeyen durumda olurlar. Araf 179: “Andolsun ki, insanlardan ve cinlerden birçok iradeli varlıkları, yaptıkları yüzünden cehennemlik kıldık. Onların kalpleri var fakat hakkı anlamazlar, gözleri var fakat gerçeği görmezler, kulakları var fakat doğruyu duymazlar. Onlar hayvanlar gibidirler. Hatta hayvanlardan da sapıktırlar. Onlar gaflet içindedirler.” Allah’ın verdiği kalple; Allah’ı tanımaz, indirdiği Kur’an’ı okuyup fıkhetmezse, Allah’ın verdiği gözle; nimetleri, güzellikleri görüp de yaratan, yaşatan, yöneten Allah’ı görmezlikten gelirse, Allah’ın yarattığı kuş seslerini, şelâle sesleri dinleyen kulaklarını, Allah kelamı Kur’an’a kaparsa işte bunlar, hayvanlardan daha düşük sapıklar olurlar. Hayvanlar; yaratılmış oldukları hikmete uygun olarak görevlerini yerine getirirler. İnsanların ve cinlerin çoğunluğu ise, yaratılmış oldukları hikmet ve fıtrata uygun görevlerini unutarak, Allah’ın gazap edeceği şeyleri yapıyorlar. Hayra değil şerre hizmet ediyorlar. Bu yüzden; inkârcılar, müşrikler ve münafıklar hayvandan daha düşük sapıklar oluyorlar. Bunlar, İslam’dan kopmuş olmaları nedeniyle hayvanlık derekesinin de altında sayılmışlardır. Onlar gaflet içindedirler. Bunlar; etraflarını kuşatan Allah’ın evrendeki ve hayattaki ayetlerini umursamayan nankörlerdir. Araf 198: “Sen onları, doğru yola çağırsan da kulak vermezler. Sen onların sana baktıklarını sanırsın, hâlbuki onlar görmezler.” Çünkü onların hidayetleri kararmıştır. Hakkı batıldan ayıramaz hale gelmişlerdir. Dünyada elde ettikleri imkânlar, gözlerini kör etmiştir. Onlar dünyada da ahirette de kör olacak olanlardır. Bu asrın inkârcıları, müşrikleri ve münafıkları İslam’ın aydınlığını karanlığa dönüştürmek için ittifak halindedirler. İslam’ın yerine ikame ettikleri faizci kapitalizm ve materyalist eğitim ile insanları cehenneme sürüklüyorlar. Buna karşı direnmesi gereken Müslümanlar ise, içinde bulundukları gaflet uykusu sebebiyle, bu zillete rıza gösterir durumdadırlar. Elbette ki, bu düşmanlık karşısında sessiz kalmayan şuurlu Müslümanlar vardır ve bunlar bu direnişleri için Milli Görüş harekâtını başlatmışlardır. Bazı gafiller, anlamak istemeseler de Milli Görüş “hakkın batıla galebesi” için bu mücadeleyi şanla şerefle yürütmektedir.

MEYDAN OKUMA

Milli Görüş; müşrik Batı’ya, ırkçı Siyonizm’e ve işbirlikçi münafıklara, “Bana ne Amerika’dan” meydan okumasıdır. Bu bir inancın meydan okumasıdır. Allah, bu meydan okumayı Peygamberimize emretmiştir. Araf 194-196: “Allah’tan başka çağırıp, sığındığınız şeylerin hepsi, hiç şüphe yok ki sizler gibi yaratılmış varlıklardır. Eğer doğru sözlü kimselerseniz, haydi onları çağırın da davetinize icabet etsinler. Onların ayakları var mıdır ki onunla yürüsünler? Elleri var mıdır ki onunla tutsunlar? Gözleri var mıdır ki onunla görsünler? Kulakları var mıdır ki onunla işitsinler? De ki: Çağırın ortaklarınızı da elinizden gelirse, bana tuzak kurun ve göz açtırmayın. Doğrusu benim koruyucum bu kitabı; Kur’an’ı indiren Allah’tır. Zira O, dürüst ve erdemli olanların koruyucusudur.” Bunlar mesaj sahibinin, bütün zamanlar için cahiliyenin yüzüne haykırdığı açıklamadır. Gerçekten de Peygamberimiz bu sözleri Rabbinin emrettiği şekilde onlara karşı söylemiş, müşriklere ve sahte ilah ve düzenlerine karşı meydan okumuştur. Peygamberimiz onlara ve onların sahte ilah ve düzenlerine karşı meydan okuyarak ortaya atılmıştır. Ve onlara: “Hiç göz açtırmadan ve hiç bekletmeden sizin ne kadar gücünüz varsa, ilahlarınızın ne kadar gücü varsa hepsini toplayın ve bana tuzak kurun…” demiştir. Bu sözleri tam bir güven içinde sırtını dayadığı ilahi desteğe gönül huzuru içinde yaslanarak ve bu destekleyici gücün, kendisini onların hepsinin tuzaklarına karşı koruyacağına inanarak söylemiştir. Onlara: “Doğrusu benim koruyucum bu kitabı; Kur’an’ı indiren Allah’tır. Zira O, dürüst ve erdemli olanların koruyucusudur” hakikatini ilan etmiştir. Bu kutlu yolun yolcusu olan Milli Görüş’ün yaptığı da budur. Gören gözler, bunu görüyor. Görmeyen, bilmeyen ve duymayanlara ise, hiçbir söz kâr etmiyor.

İMTİHANIMIZ

Milli Görüşçülerin imtihanı, imanları ve cihatlarıdır. Bu cihat, bilmeyenlere, görmeyenlere ve duymayanlara karşı yapılan bir cihattır. Milli Görüş; bu cihadını Saadet Patisi ve diğer kuruluşları ile birlikte yapmaktadır. Milli Görüşçülerin bu imtihanı çetin bir imtihandır. Liderinden neferine her Milli Görüşçü kendi imtihanını veriyor. Dış düşmanlara karşı verilecek mücadelede başarılı olmak, iç düşman nefsimizi terbiye etmemize bağlıdır. Hiçbir Milli Görüşçü kendi nefsini temize çıkarma hakkına sahip değildir. Her Milli Görüşçü; “Ben nefsimi temize çıkaramam, çünkü o bana her daim kötülüğü emrediyor” diyen Yusuf gibi olmak zorundadır. Zehir kovası taşıyanlara itibar etmek, kaybettirir. İtham etmek, birleştirmez ayrıştırır, terbiye etmez, asileştirir. Milli Görüşçüler, kardeşlerine karşı kalpleri düzgün olan insanlardır. Milli Görüşçüler, imtihanda olduklarının farkındadırlar. Önemli olan bu imtihanı elbirliği ile kazanabilmektir. Hatasız kul olmaz, önemli olan hataları örten ve tedavisi için gayret edenlerden olmaktır. Bilinmelidir ki herkes, Allah’a kendi sorumluluğunun hesabını verecektir. Hepimiz için önemli olan Milli Görüş davasını, çelikleşmiş bir teşkilat halinde hedefine taşımaktır. Dil seviyor, kal ötekileştiriyorsa olmaz. “Emrolduğu gibi istikamet sahibi olmak” her mümin içindir. Her canlı ölümü tadacaktır. Müslüman olarak ölmek için İslam’ca düşünüp yaşamak gerekir. İnancımız, ahlakımız, sevk ve idaremiz, aramızdaki ilişkiler, sevgi ve şefkatimiz, cihadımız İslam’ca olmaz ise, nasıl Müslüman olarak ölebiliriz? Peygamberimiz ve ashabı bizim örneğimizdir. Onların İslam için katlandıkları eziyetlere bizler de katlanmak zorundayız. Allah; dostlarını mutlaka zafere, üstünlüğe ve egemenliğe kavuşturur. İnancımız budur. Selam hidayete tabi olanlar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Müslüm - Dilinize ve kaleminize sağlık hocam. Anlaya na bu yazdıklarınız yeterde artar bile...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Haziran 10:23


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?