Zihniyet kirlenmesi yaşıyoruz

Bismillâhirrahmânirrahîm;

TÜRKİYE’DE göz gözü görmüyor. Rüşvet, yolsuzluk iddiaları aldı başını gidiyor. Bu kadar büyük “kirlenme” karşısında şaşkınlığa düşüyoruz. İktidar devasa problemlerle ilgilenecek yerde, bilim adamları ve tüm muhalefetin karşı çıktığı Kanal İstanbul kararından tek taraflı olarak bir türlü vazgeçmiyor. Bu kadar büyük inat karşısında insan düşünmeden edemiyor: 2006’da, rahmetli Aytunç Altındal’ın, “ ABD’nin siyasi hamlesi” dediği Kanal İstanbul’da ısrarın sebebi ABD baskısı mı?

Hükümet, baştan beri Kanal İstanbul gibi, Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren bir konuyu bilim insanları ve muhalefetle müzakere etmekten niçin kaçınıyor? Hatta, bu yanlışı savunmak için, milletin aklını yok sayacak, mantık dışı öylesine absürt gerekçeler ortaya koyuyor ki! Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaosmanoğlu, “Kanal İstanbul deniz salyası sorununu bitirecek” diyebiliyor. Bu çözümü(!) bir çocuğa bile inandıramazsınız!

Deprem Uzmanı ve İTÜ Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Naci Görür kibarca cevap verdi: “Bu çözüm önerisi hayret verici ve üzücüdür. Umarım şaka yapmıştır.” (08.06.2021) Düzeltme açıklaması gelmeyince şöyle tepki gösterdi: “Kimse bir ülkenin geleceğini kendi fikirleri, kendi ekibi ile karar veremez. Benim çoluk çocuğum, torunlarım burada yaşayacak. İstanbul deprem bekliyor. Yüz binlerce insanın can güvenliği yok. Haykırmaktan sesim kısıldı.” (10.06.2021)

Hükümet, Kanal İstanbul yapıldıktan sonra Marmara Denizi foseptik çukuruna dönecek türünden yorumları hiç duymuyor mu?

BU İNADIN SEBEBİ NE?

İÇTE ve dışta pek çok ciddi sıkıntılar ortada dururken; iktidarın, halkın temsilciliği görevi yapan siyasi partilerden görüş almaktan kaçınmasını anlamak mümkün değil. ABD, Suriye’de terör örgütü PKK’yı aylardır eğitip silahlandırıyor. Yanı başımızda yeni bir terör devleti oluşturmak istiyor. PKK’nın bu silahları Türkiye’ye doğrultacağından kimsenin şüphesi olmasın! Siz hâlâ birbirinizle kavga etmekle mi işi geçiştireceksiniz?

Karşımızda, “Ben Yahudi değilim, ama Siyonist’im” diyen bir Joe Biden var. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Cumhurbaşkanı’nın bu atmosferde Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Eşbaşkanlığı’ndan çıktığını ifade etmesi gerekir” (09.06.2021) uyarısı yapıyor.

Yine, Kanal İstanbul ile ilgili her sözün söylendiğini anlatan Karamollaoğlu, “Uzmanların raporu var. Hep zararlarını anlatıyorlar. Hükümet gerçeği duymak istemiyor; kendi türküsünü söylüyor. Problemi görmeyenler, problemi çözemezler” değerlendirmesi yapıyor.

Birlikte yaşadıkları, kendi ülkesinin siyasi aktörleri ile iletişime geçmeyen iktidarlar, yer yer güzel hizmetler yapsalar bile, yabancıların tuzaklarına düşmekten kurtulamazlar. Vatandaşın yüzde 60’ını dışlayarak, hatta “düşman” gibi görerek “birlik”ten söz etmek ne kadar inandırırcı olur? Ayrıştırıcı üslûbun düşmanın işine yarayacağını bilmiyor musunuz?

Müzakere, uzlaşma, nezaket ve birleştirici dil dururken; milletin seçtiği temsilcilere yalancı, şerefsiz, hain, akıl yoksunu benzeri “tiksindirici” bir dil kullanmak devlet adamlığına yakışır mı? Kötü örnek oluşturarak, güzel sonuçlar almak mümkün müdür?

NEZAKET ÖĞRENİN!

RAHMETLİ Erbakan Hoca, uzun iktidar yılları yaşamadı; ama dost, düşman bütün siyasilere nezaketini kabul ettirdi. Yapıcı, uzlaştırıcı, ıslah edici üslûbuna herkes hayrandı. Halk, döneminin çalkantıları içinde onu lâyıkıyla anlayamadı; ama bugün herkes “kıymetini bilemedik” pişmanlığında. Milleti ve insanlık için çalışan bir “devlet adamı” olduğu genel bir kabul gördü. Devlet adamlığının ne olduğunu bilmeyenler, Erbakan Hoca’yı örnek alsınlar!

Devlet inatla değil; uzlaşma ile yönetilir. Şu olaya bakar mısınız? Hükümet, “Kanal İstanbul’u inatla yapacağız” (24.02.2021) derken; muhalefet kaygılarını, bunun felâket olduğunu anlatıyor. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Kanal İstanbul’un inşaatını üstlenecek şirketleri uyarıyor: “Boşuna heveslenmeyin. Bu iktidar gidici! Millet yetkiyi verdiğinde bizden 1 kuruş alamazsınız.” (Yeniçağ, 10.06.2021) Bu zıtlaşmayla devlet yönetilir mi?

Sorumluluk icraat makamındaki hükümette! Siz muhalefeti, konuyu müzakereye davet ettiniz de,  gelmediler mi? Hükümetin geleceğimizi ilgilendiren bu kadar önemli bir konuda keyfi davranma lüksü yok. Siz, tezlerinizin doğruluğuna güvenmiyor musunuz? Niçin izah, ikna, ispat yolunu seçmiyorsunuz? Kuru inatla nereye kadar?

Hükümeti uyarıyorum! Tabiî olanı yapınız! Değilse başınız belâdan kurtulmaz. Doğru Hoca’yı terk ettiniz, yanlış hocanın kucağına düştünüz. Ülkeye 15 Temmuz felâketini yaşattınız! Erbakan Hoca’yı dinlemediniz; ülkeyi troller, mafya, yeraltı dünyası kuşattı. Devletin kurumlarına itibar kaybettiriyorsunuz! Tabiî olanı yapın; hem siz, hem ülkemiz felâketlerden kurtulsun!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Müslüm - Bunların aklını dünya hırsı esir almış ahireti unutmuşlar onun için ne söyleseniz boş. Gözleri var görmezler kulakların var işitmezler...

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 12 Haziran 10:15


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?