Reklamı Kapat

Aklınızı başınıza devşirin!

Erdoğan, “İnadına yapacağız” dediği Kanal İstanbul’un temelinin atılacağını belirterek, “Kanal İstanbul’da 6 tane köprü göreceksiniz. Kanal İstanbul’un sağında solunda iki şehir inşa edeceğiz” dedi. “Bu neyin inadıdır” başlıklı yazımızda, “Projede 50 kilometrelik kanal boyunca rantı yüksek yerleşim alanları, AVM’ler, yeni konutlar, sosyal alanlar inşa edilecek. Şişen İstanbul nüfusu yeni yerleşim yerleriyle 20-25 milyona çıkartılacak” demiştik. Kanalda iki şehir yapacaklarını söyleyen Erdoğan, bizi haksız çıkarmadı. Ekolojik denge bir yana, Kanal’da iki şehir kurulması İstanbul için faciadır. Hafızasını yitirmediyse Erdoğan’a İBB Başkanı’yken verdiği bir röportajı hatırlatalım. Erdoğan bu röportajda, “Evi ve işi olmayanların İstanbul’a girişinin yasaklanmasını, İstanbul’a girişte vize uygulanmasını” istiyor, İçişleri Bakanı’na, “İstanbul’a vize uygulanması” çağrısı yapıyor, 3. köprüye de ‘cinayet’ diyordu. Şimdi kapitalist yağmacı anlayışa neden evrildi acaba? Talan edilmemiş bu bölgelerde kurulacak iki şehrin keşmekeşi İstanbul’u ne hale getirecek? Erdoğan’ın vize istediğinde 8,5 milyon olan İstanbul nüfusu, 20 milyon sınırına dayandı. Yıkım projesiyle inşa edilecek şehirlere kaç milyon kişi yerleşecek? Millet işsizlikten kırılırken bu insanların işi-aşı ne olacak, istihdamı nasıl sağlanacak? İstanbul, bu nüfus yükünü kaldıracak mı? Aklınızı başınıza devşirin! Hazine tam takır kuru bakırken proje hangi kaynakla yapılacak, kaç TL’ye mal olacak? Kanal gelirinin 25 yılda 5 milyar TL olacağı iddia ediliyor. Montrö ile yılda 3 milyar 600 milyon doları cebimize koyma imkanımız olan boğaz dururken, kara delik proje kimlere rant sağlayacak? Bu neyin inadı ve ısrarıdır? Kurulacak şehirlerin atık suları nereye deşarj edilecek? Marmara ölüyor! Kör müsünüz? Bakan İsmailoğlu da, “Kanal İstanbul sayesinde Karadeniz suları Marmara’ya akacağı için müsilaj bitecek” dedi. Gözleri öyle döndü ki bilimsellik hak getire... Şimdi zırva aşamasına geçtiler.

***

Erdoğan, son aşamasındaki Anayasa taslaklarını MHP’yle paylaşacaklarını söyledi. Altını çizelim: Ülkeyi bodoslama uçuruma sürükleyen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni kaldırmayan, güçlendirilmiş parlamenter sistemi getirmeyen hiçbir Anayasa taslağı ülkeye hayır getirmez. Öncelikle otoriterliği besleyen “ben yaptım oldu” zihniyeti tasfiye edilmeli, memleketteki kavga, kaos ortamı bitirilmeli, toplumsal barış sağlanmalı. Anayasa ülkenin ortak mutabakat metnidir. “Şu bu partinin Anayasa’sı” olamaz. Üniversitelerden, barolardan, STK’lardan, siyasi partilerden oluşacak uzman bir komisyon tarafından uzlaşılarak hazırlanmalı. AK Parti veya MHP’nin Anayasa’sının darbe artığı 80 Anayasa’sından farkı ne olacak? 1980 Anayasa’sı korku iklimindeki referandumda yüzde 90 oyla kabul edildi. Özgürlükçü değil, demokratik değil. AK Parti ve MHP, anayasalarını referanduma götürse yüzde kaç oy alır? Yüzde 100 mü? Hadi oradan, hadi!

DİPNOT: Erdoğan’ın, “Faizler düşürülmeli” sözüyle dolar tarihi zirve yaptı. “Ben ekonomistim” diye böbürlenen Erdoğan’ın hesapsız sözü memlekete 90 milyar TL’ye mal oldu. Böyle sorumsuzluk, böyle ekonomi yönetimi olur mu? Millet kör kuruşa muhtaçken kaynaklarımızı eritmeye hakkınız var mı? Erdoğan, faizleri düşürmek istiyorsa, bir KHK’yla kendisini Merkez Bankası’na atasın, para politikaları toplantılarına katılsın, MB’nin sözde özerkliği de rafa kaldırılsın! Olsun bitsin! Bakalım yerlerde sürünen piyasalar şiirle, şarkıyla düzelecek mi, enflasyon, faiz düşecek mi, TL’nin değeri nutukla, efelenerek, emirle talimatla artacak mı? Paranın değerini yatırım, üretim ve ihracat belirler. Paraları otoyollara, duble yollara gömen beton zihniyetiyle değil! Dolar baronlarının, faizcilerin, rantiyecilerin ceplerini şişiren anlayışla değil! Piyasalar yerlerde sürünüyor, iktidar ise “doğalgaz bulduk” başarı hikâyesine sarılarak faturalarımızı ne zaman rahatlatacağı belli olmayan hayalleri pazarlama peşinde. İşin tuhaf boyutu, 3 kez bulduk diye müjde verdikleri doğalgaza 33 kez de zam yaptılar! Bu ne menem bir iştir?! Anlayan beri gelsin!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Ben Biyendim - Nedim bey, öylsesine yazmışsınız ki, sanki ben kendi yazdığımı okudum, çok etkilendim. Eline, beline, diline, kalemine veya kalvyene- o detayı bilemiyorum- silgine, cetveline, mürekkep şişene sağlık

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Haziran 23:40
01

Sadrettin Kayaalp - Nedim Bey; sanki benim duygu ve düşüncelerimi biliyomuş gibi benim iç dünyamı haykırmışsınız. Bunun için size teşekkür ederim. Gerçekleri olduğu gibi dürüst ve objektif bir şekilde ifede etmişsiniz. Aklınıza va ağzınıza sağlık.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 10 Haziran 10:53


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?