Nasılsınız gençler, iyi misiniz?

Dördüncüsü yayımlanan Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Hali Raporu’nun (evet böyle bir çalışma var) sonuçları kamuoyuna açıklandı.

Habitat Derneği ve İnfakto RW ortaklığında gerçekleştirilen raporda ilgi çekici noktalar var. Koronovirüs salgınının gençler üzerindeki etkisinin de araştırıldığı raporda ortaya çıkan önemli sonuçlardan biri, “Pandemi ile birlikte her iki gençten birinin gelecekten umutsuz” olmasıdır.

Gençlerin hayattan memnuniyetleri ile bir iş sahibi olmaları arasında paralellik var. Zira bir işte çalışan gençlerin hayattan memnuniyet oranı yüzde 55.

Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Hali Raporu’nun 2017 yılında literatüre kazandırdığı “Ev Genci” kavramının günlük hayata iyice yerleştiğini de bu raporda görebiliyoruz.

Öğrencilerin ve ev gençlerinin hayattan memnuniyet oranları yüzde 48’i aşmıyor.

İş arayan gençlerin durumu ise hepsinden kötü.

Bu kategorideki gençlerin sadece yüzde 38’i hayatından memnun iken, geleceğe ümitle bakanların oranı yalnızca yüzde 32’dir.

Bu oran geçen seneye göre 10 puan düşmüştür.

Raporda yaşamına ve eğitimine başka ülkelerde devam etmek isteyenlerin oranı ise önceki senelere göre belirgin bir artış göstermektedir.

Buna göre, gençlerin yüzde 43’ü yaşamına başka bir ülkede devam etmek isterken, yine eğitimine başka bir ülkede devam etmek isteyenlerin oranı 7 puan artışla yüzde 28,5’e yükselmiştir.

Pandemi sürecinin gençleri hem maddi hem de manevi yönden etkilediğini de bu raporda görüyoruz. İlginç bir sonuç da gençlerin yüzde 44’ü 2020 yılında kendilerini anne-babalarından daha şanslı hissederken, bu oranın 2021’de yüzde 38’e düşmüş olmasıdır.

Gençlerin mutsuzluklarında pandemi sürecinin kısıtlı havası da etkili olmuştur kuşkusuz. Fakat bu süreç aynı zamanda gençlerin kendi gelecekleri üzerinde düşünme fırsatı da oluşturmuştur. Okul gençliği yüz yüze eğitim sırasında bunu muhasebe edecek koşullara sahip değildi. Bir şeyler sırası geldiğinde yaşanır ve görülür yaklaşımı hâkimdir. Lakin pandemi koşullarının sosyoekonomik ve psişik etkileri gelecek kaygısının fitilini erken ateşlemiştir.

Gençlerin önünde emek odaklı pozitif örnekler yerine kısa yoldan köşe dönmeciler, inanılmaz servetlere sahip olanlar, çalışıp yorulmadan bir yerlere gelip şöhret bulan negatif portreler arz-ı endam ediyor. Sosyal medya mecralarında kendi gayret ve emeğiyle bir yerlere gelemeyeceğine dair bir kötümserlik her geçen gün biraz daha köpürtülmektedir.

Kanaatle hiç tanıştırılmamış kuşaklar daha iyisini, daha fazlasını ve daha pahalısını elde edebilmenin hayalini kurup rüyasını görmenin dışına çıkamamaktadırlar.

Gençler tüketim kültürünün gönüllü birer neferleri gibi. Okullar bile okumak için değil bitirmek için var. Genç nesillere bitimsiz açlıklar yerine huzurlu doygunluklar verecek bir el aranıyor hep. Ne yazık ki onların ne istedikleri hiç araştırılıp sorulmadan sürekli bir şeyler servis ediliyor.

“N’olacak bu gençlerin hali?” diye sorarken bile meseleyi bağlamından koparmak gibi bir kurnazlığa sığınıyoruz. Sanki bütün meselenin, sorunların özünde gençler varmış gibi.

Gençlerin manevi dinamizm ve mukavemeti akait, fıkıh tahsili etmekle değil onlara itimat, güven tesis edip enerjilerini iyi, güzel ve doğru olana yöneltecek imkân ve fırsatı vermekten geçiyor.

“Çocukluk insanın arşividir” derler. Peki ya gençlik insanın hangi tarafına tekabül ediyor acaba? Bir insanda aklın, şuurun, kalbin ve bedenin senkronize biçimde bütüncül iktidarına gençlik denir. O bir servettir. Nasıl harcarsanız hayattan öyle muamele görürsünüz.

Bu raporu okuduktan sonra keşke dedim hayattan ve zamandan memnun ve mesrur olduğunu söyleyen gençlerin memnuniyet kıstas, ölçüt ve durumları da ankete konu olup rapor edilseydi. Mutluluk, huzur, memnuniyet ve hoşnutsuzluk gibi kavramlar gençlerin ağızlarında ve kafalarında çok farklı sokaklara açılabiliyor.

Raporu anlamlı kılacak teşhis ve tedavidir. Sebepler üzerinde konuşmadan sonuçlar üzerine fikir yürütmek eksik kalır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Yaşar Akgül - Yine bir yara yeni bir yara...teşekkürler kardeşim..Selamlar olsun...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Haziran 20:42


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?