Ali Koç gibi

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, genelde Fenerbahçe’yi takip eden basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yaklaşık 3,5 saat süren toplantı FBTV’den naklen yayınlandı.

İzledim. Ve ben sorulan sorular ve verilen cevaplardan ziyade Başkan Koç’un vücut dili ve konuşmalarındaki satır aralarına dikkat ettim.

Bu tip toplantılarda zaten sorular bellidir. Cevapları da aşağı yukarı bilinir. Peki, bu toplantıda altı çizilecek konuşmalar, alınan önemli kararların açıklaması olmadı mı? Fazlasıyla oldu.

Bu yüzden ben toplantının, önemli konuşmalarını ve Sayın Ali Koç’un resmini çekip analizini yapmak istiyorum.

Başkan Koç, genç ve yakışıklı profili, soğukkanlı duruşu, konuşma üslubu, sert mizacı ve iş hayatındaki konumu nedeniyle ciddi ve de biraz agresif bir görüntü veriyor.

Konuşmaya başladıktan sonra ise bu görüntünün böyle olmadığını insan görüyor. Kendisi demokrasiye inanan, özgür düşünceyi savunan, öz eleştiri yapan ve dürüstçe sorulara cevap verdiği için, karşısındakiler daha cesur ve özgürce sorular sorabiliyor. Bundan dolayı da sert mizaçlı ve çatık kaşlı bir karakter fotoğrafının yaydığı gergin atmosfer samimi bir havaya çevirilebiliyor.

Sayın Koç çok rahattı. Uzun ve çoklu sorularda notlar aldı. Sabırla bekledi. Basın mensuplarıyla birebir diyalog halinde oldu. Espriler yaptı. Soruları net, samimi ve dürüstçe cevapladı.

Emre Belözoğlu ile devam etmeme gibi önemli kararı gelir geçer bilindik tarzda geçiştirmedi. Hem Fenerbahçe ve hem de Emre’nin riske edilmemesi açısından yabancı hoca ile çalışma kararı aldıklarını dürüstçe söyledi. Gelecek hocanın Portekiz veya Alman (bu arada İtalyan da olabilir diyerek ülke isimlerinde açık kapı bıraktı), disiplinli, tecrübeli ve önemli bir ismin olacağının altını çizdi. Bunları açıklamak zorunda değildi.

Bana göre Emre kararı doğru bir karardı. Bu kararı aldıran en büyük etken ise Sivas maçıydı. Çünkü Sayın Koç toplantıda devamlı sözü bu maça getiriyordu. Fenerbahçe’nin bu kadar teslimiyetçi bir oyun oynamasını kabullenemiyordu. Soyunma odasına 1-0 mağlup giren Fenerbahçeli futbolcuların, o odadan çok farklı bir şekilde çıkması gerektiğini söylüyordu. Sanki Sivasspor şampiyonluğa oynuyor derken, futbolcularında nasıl bir karakter ve yüz olacağının örneğini ifade ediyordu. İşte Emre belki ileride iyi bir teknik adam olabilir fakat o soyunma odasından takımı havaya sokamadığı ve skoru Fenerbahçe lehine çeviremediği için yönetim teknik patronluğuna şimdilik bir es koydu.

Eğer Fenerbahçe şampiyonluk kupasını kaldırsaydı, şampiyonluk sendromundan kurtulup rahatlayan Ali Koç bu toplantıda bambaşka konulardan bahsediyor olacaktı.

Hazır cevaptı. Kendisine yöneltilen girift ve çetrefilli soruları anında örnekleriyle cevaplaması büyük özgüveni olduğunu gösterdi. Basın mensuplarına esprili yaklaşımları, isimleriyle hitap etmesi, daha sonra açıklanacak alınmış kararları içinden geldiği gibi direkt söylemesi ona büyük puan kazandırdı.

Yeni sezonda Puma markasıyla anlaştıklarını çok samimi ve net bir şekilde ifade etti. Tebdili kıyafette ferahlık vardır! Belli olmaz bakarsınız her şey daha güzel olur! Bence de çok spor bir hareketti. Hatta Avrupa’nın bazı ülkelerinde Adidas’tan daha bir markalaşmıştır.

TFF, MHK ve BeinSports için çok açık konuştu. Mış gibi, muş gibi yapmadı. Yana yatmadı. Çamura batmadı. Adalet istedi.

Öz eleştiri yaptı. En büyük hatasını bahanelerin arkasına saklanmadan, sokaktaki Fenerbahçeli taraftarın anlayacağı dilde söyledi. Büyük bir oy farkıyla geldiğimizde futbolda şampiyon olmaya odaklandık. Uzun vadede kulübü rahatlatacak asıl işleri bir kenara bıraktık. Oysa bir taraftan bu yapılanmayı gerçekleştirseydik şüphesiz kulüp çok farlı bir hale gelecekti. Tecrübesizdik fakat artık geçtiğimiz yıllardan ders aldık dedi bir dönem daha delegelerden oy istedi.

Beşiktaş’ın şampiyonluğu kadın futbol şubesi açılması için Fenerbahçe’yi özendirdi ve harekete geçirdi. Ben de bu şubeyi çok önemseyenlerden biriyim.

Özetle, bu toplantının analizinin en önemli sonucu Ali Koç gibi konuştu ve güven tazeledi. Başkan Koç’un satır aralarını iyi okuyamayıp cevaplarından bir kontra soru üretemeyen meslektaşlarımız maalesef bu sonucu da kaçırdı.

Başkan Ali Koç’un konuşmalarından çıkan bir başka sonuç ise, Fenerbahçe’nin “Senin için Öldürürüm”den “Senin İçin Ölürüm”e geçiş yapmasıdır. (Kill For You-Die For You taraftar tişörtleri meselesi.)

Yani aldığı sonuçlardan ders, yaşadığı tecrübelerden pay çıkaran Ali Koç ve yönetimi bu geçişi kulübe adapte edebilirse, ben de başkan gibi net konuşayım bizi çok farklı bir Fenerbahçe bekliyor derim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet - İster sorular önceden anlaşılmış, çalışılmış olsun ister olmasın, bu kadar uzun süre ile soruları cevaplamak, sohbet havasında iletişim kurmak ve hatalarını dile getirmek kamuoyunda olumlu karşılandığını düşünüyorum. Kamuoyunu bilgilendirmek komplo teorileri, dedikodular, iftiralar, karalama kampanyalarının önüne geçiyor. Her kulüp başkanı arasıra böyle toplantılar yapmalı bence.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Haziran 13:26


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?