Korku yaymak mı daha iyi, çözüm üretmek mi?

                Son günlerde, siyasi iklim gri bulutlarla kapalı. Ortalık toz duman. İddialar, sözler, planlar, olurlar olmazlar havada uçuşuyor.

                Ağzı olan konuşuyor misali, her kafadan bir ses çıkıyor… Deliler durmadan kuyuya taş atarken, akıllılar, taşı çıkarmıyorlar artık. Deliye veryansın ettikleri gibi, olup biteni kendi lehlerine dönüştürmek için yeni yeni senaryolar yazmaktan geri durmuyorlar.

                Adam yıllarca bu ülkede, hem devletin gözü önünde, hem milletin gözü önünde meşru gayrı meşru işler yaptı. Yanında binlerce silahlı insanla gezdi… Kimi siyasileri tehdit etti, kimilerine arka çıktı.

                 Miting düzenledi… Açık toplantılarda konuştu. Kimse bir şey demedi.

                Lüks içinde yaşadı. Kimi mafya dedi, kimi vatansever, normal biri diye niteledi… Çıkara göre hareket etti insanlar. Hakikatin peşinde olan azdı.

                Neticede bir anlaşmazlık bir husumet, ortalığı dumana boğdu… Adam elini kolunu sallaya sallaya yurtdışına gitti… Oradan başladı bombardımana.

                İddialar öne sürdü… Kimileri iftira da olabilir. Hatta adam yalan dolan peşinde olabilir, sırf sıkıştığı için insanları cırmalıyor da denebilir… Buraya kadar söyleyecek hükmüm yoktur. Lakin…

                Lakin işi, hemen komplo teorileriyle izaha kalkmak… Milleti korkutmak… Yok, efendim, Amerika Türkiye’yi bölecekmiş… Sayın Cumhurbaşkanı giderse… Boşluk doğarsa… Başkası gelirse, hemen ülke işgal edilirmiş. Dahası, vatan elden gidermiş falan filan.

                İşi absürt hale getirenler de var ne yazık ki… Bütün bunları, dış güçlere, iç güçlere… Biden’e bağlayan, onun emriyle her şeyin olup bittiğini öne sürenler… Akşamki şimşekleri, yağmurdan önceki rüzgârı, felaketi böyle yorumlayanlar az değil…

                İşi başkalaştırmada, başka yön evirmede pek maharetli insan çok. Yok, efendim, Dubai menşeli bir saldırıyla Türkiye karşı karşıyaymış… Hatta Sisi bile bu işin içindeymiş. Dahası, Birleşik Arap Emirlikleri, Amerika… PKK… DEAŞ el birliğiyle mevcut yönetimi devirmek için yola çıkmışlar…

                Yolun bir yerinde, kullanılmaya müsait Sedat Peker’i bulmuşlar.

                Şimdilerde oynanan oyunun adı bu imiş… Tuhaf.  Kör olur da insan bu denli mi kör olur… Amerika elbet kendi çıkarını düşünecektir. Her ülke, öncelikle menfaatlerini önde tutmaktadır. Normal hayatta bile insanlar arası ilişkilerde ne yazıktır ki, bencillik hep öne çıkar, bizi rahatsız etse de…

                Bakıyorum, ülkenin istikbalini düşünmek. Çözüm üretmek yerine, efendim, bütün bunlar komplodur, senaryodur, hükümeti yıkmaya yöneliktir diye söze başlayanlar… Dahası, bu hükümet giderse kaos olur, boşluk olur… Falancalar üstümüze çullanır, ülke elden gider, işgal edilir türünden korkular, sahiplerini gülünç duruma düşürmekten öte mana taşımıyorlar artık…

                Eteğinizdeki taşı dökün… İstikbale matuf çözümler umutlar dillendirin. Geleceği konuşun… Milletin açmazlarını, sıkıntılarını, bezmişliğini… Yorgunluğunu giderin. Aç insanlar. Yarından endişeli yaşıyorlar.

                İnsanları insanca nasıl yaşatacağımızı konuşmak varken… Amanın aman… Tellallara mahsus lisanla, duyduk duymadık demeyin, bu hükümet giderse… Efendim, Cumhurbaşkanı’nı indirmek istiyorlar… Haberiniz olsun. Bu muhalefet var ya bu muhalefet, hükümeti yıkmak istiyor, reisi alaşağı etmek niyetindedir, diye bağırmak çözüm mü?

                Muhalefet, zaten iktidarın alternatifi olduğu için, onun gitmesini, kendisinin gelmesini ister. Sandıkla tabi. Bundan tabi ne olabilir?

                 Korku yaymaya… Aman, ölürsünüz, biterseniz, bölünürsünüz… Mevcut yönetim giderse yatacak yeriniz, yiyecek aşınız kalmaz türünden tehditler savurmaya ne lüzum?

                Eğer hâlâ etekte taş varsa… Onları ortaya dökün de millet bir görsün… Bırakın korku yaymayı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Remzi Çayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?