Fetih kutlamalarının ruhu

Mayıs ayının sonunda fetih kavramı gündeme fazlasıyla geliyor. Öteden beri devam eden İstanbul’un Fethi kutlamaları fethin kavramının canlı tutulmasına katkı sağlamıştır. Fethin anlam ve önemi üzerine düşünürken ya da bunu gündeme getirirken fethi doğru bir zeminde ele almak gerekir diye düşünüyorum. Fetih kavramını hamasete meze yaptığımız anda artık bu kavramın bize sunacağı imkânları da yok etmiş oluruz. Tıpkı sömürülen diğer kavramların imkânlarının bir bir yok edilmesi gibi.

Hepimizin malumu olduğu üzere fethin kelime anlamı açmaktır. Burada neyi nasıl açtığımızın önemi büyüktür. Açılan bir toprak parçası mı, bir mekân mı, zenginlik mi yoksa insanın bizzat kendisi mi? İşte fethe yüklediğimiz anlamı burada görebiliriz. Bu açıdan değerlendirdiğimizde fethi bir toprak parçasını ele geçirmek için yapılmış bir eylem olarak düşünemeyiz. Çünkü fetih toprakla ya da toprağın sahip olduğu varlıkla değil toprağın üstünde yaşayan insanlarla ilgilenir.

Fetih aynı zamanda İslami bir kavramdır ve bu yüzden İslam’ın bize neyi öğütlediğinin farkında olmalıyız. Âlimlerimiz İslam’ın amaçlarını canı, malı, aklı, inancı ve nesli korumaktır şeklinde sıralarlar. Fetih ise bu amaca hizmet ettiği ölçüde değerlidir. Tarihi seyirde işgalle fethi ayıran temel amaç da burada yatmaktadır. İşgal almak için, fetih açmak için yapılır. İşgal kalpleri öldürmek için, fetih ise kalpleri diriltmek için. Tarih boyunca işgallerden geriye kalan, yıkılan şehirler, yakılan kitaplar, katledilen masumlar, tecavüz edilen kadınlar ve yetim bırakılan çocuklardır. Fetihten geriye kalansa Afrika’nın en ücra köşelerine nüfuz eden merhamet, Asya’nın en uzak noktalarına yerleşen muhabbet ve Avrupa’nın ortalarına kadar ulaşan adalettir.

Fethin bu ruhunu günümüz açısından nasıl harekete geçirebileceğimizi yeniden düşünmeliyiz. Fetih için kılıcı değil kalemi esas almalı, zırhı değil ahlakı kuşanmalıyız. İslam’ın amaçları doğrultusunda adaleti ayağa kaldırmak için çalışmak her şart ve ortamda zulmün karşısında durmak; sömürüyle ve talanla mücadele etmek; İnsan onurunu, toprağı, ağacı ve hayvanı korumak; iyiliği büyütüp kötülüğü azaltmak fethin ruhunu yeniden gündeme almanın ilk adımlarıdır.

Bu gerçekler ışığında bugün fethe ilişkin etkinliklerimiz de bu amacın gerçekleşmesine dönük bilinç yüklemelidir. Fethi ulus devletin kibir kulelerini inşa etmek için kullanılan tuğlalara dönüştürmemeliyiz. Bu etkinliklerde neyi niçin kutsallaştırdığımıza dikkat etmeliyiz. Her olayı tarihin kendi şartlarında değerlendirebilmemiz günümüzde tarihten istifade edebilmemiz için önemlidir.

Örneğin merhum Erbakan Hoca’mız, İstanbul’un Fethi kutlamalarında dünyanın çeşitli yerlerinden Müslümanların önde gelen şahsiyetlerini mutlaka davet etmiş ve bu etkinliklere iştirak etmesini sağlamıştır. İslam Birliği vurgusuyla fethin hamasi milliyetçi söylemlerin aparatı olmasını engellemeye çalışmıştır. Onun asıl gayesi Müslümanların aynı kaygı etrafında birleşerek insan onurunun yeniden sağlanabilmesiydi. Onun nazarında fetih demek kılıç kalkan edebiyatı yapmak değil, insanlığı sömüren bir avuç azınlığın kurduğu sömürü düzeninin yerine adil bir dünya inşa etmekti. Bunu da fetih ruhunu zamanın imkânlarıyla yeniden diriltip kalplere nüfuz ederek başarmayı amaçlamıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?