Reklamı Kapat

Fetih heyecanı ve Süleyman Karagülle

Bismillâhirrahmânirrahîm;

DÜNYA tarihinin en önemli olaylarından biri de İstanbul’un fethidir. Çünkü İstanbul dünyanın merkezi; üç önemli kıtanın kesişme noktasıdır. Onun için Napolyon, “Dünya tek devlet olsa, başkenti İstanbul olurdu” der. Şair Nedim (17. yüzyıl) ise, “İstanbul’un değerde benzeri yoktur. Bir parça taşı dünyaya bedeldir” ifadesini kullanır.

Efendimiz (s.a.v.), “Bana öyle bir sure indirildi ki, her şeyden daha değerlidir” buyurarak Fetih Suresi’ne işaret eder. Bu sure Müslümanlara “fetih anlayışı” kazandırdı. Allah Resulünün (s.a.v.) “İstanbul’un fethedileceğini” müjdelemesi de fetih anlayışını canlı tuttu. Osman Bey’in babası Ertuğrul Gazi, daha devletin kuruluş yıllarında Osmanlı, şehzadelerini hep fetih sevdası ile yetiştirdi. 2. Mehmet’te bu durum daha belirgindir. O, devrinin en seçkin hocaları elinde yetişti. Molla Gürani, ona Fetih Suresi’ni okur, birlikte Efendimizin (s.a.v.) “fetih hadisi”ni mütalaa ederlerdi. Oyunları bile İstanbul üzerine kurulmuştu.

Birinde, hocası Molla Gürani derse girdiğinde talebesini dalgın durumda gördü:

“Mehmet, bu ne hâl?” diye sorduğunda, kendine geldi; utanarak dedi ki:

“Bir sevgilimiz var hocam: İstanbul! Efendimizin (s.a.v.) fetih müjdesi aklıma geldi de!”

2. Mehmet İstanbul sevdasıyla yetişti. Hep fetih özlemiyle yaşadı. Düşünce ve planları bunun üzerineydi. Davası büyük olanın sevdası da büyük olurdu.

GÖNÜLLERİN FETHİ

O güne kadar İstanbul 28 kere kuşatılmış; alınamamıştı. 2. Mehmet’i tarihin en zor ve en görkemli kuşatması bekliyordu. İşin çetinliğini biliyor; fakat yılmıyordu. “Bugüne kadar alınamamış olması, bundan sonra da alınamayacağını göstermez” diyordu. “Ya ben İstanbul’u alırım; ya da İstanbul beni!” kararlılığı içindeydi.

Hocası Akşemsettin Hazretleri ona şöyle öğretmişti: “Şartlara teslim olma! Sen şartlara teslim olmazsan, bir gün şartlar değişir, sana teslim olur. Unutma ki, dağ ne kadar yüksek olursa olsun, yol onun üstünden geçer.”

2. Mehmet fethin gerektirdiği manevi ve maddi sebeplere sarıldı. Fethin görünen aktörleri şunlardı:

1. Lider, komutan (2. Mehmet), 2. Manevi rehber (Akşemsettin), 3. Fedailer, öncüler (Ulubatlı Hasan), 4. İyi hazırlanmış disiplinli bir ordu. (Fatih’in ordusu.)

Fethin maddi hazırlıklarını da eksiksiz yaptı. Hocalarının manevi desteğini aldı. Karadeniz yoluna hâkim olmak için Rumelihisarı’nı yaptırdı. Macar asıllı top dökümcüsü Urban’a büyük toplar döktürdü. Venediklilerin en büyük gemisini batırarak, onların İstanbul Boğazı’nı geçmesini engelledi. Otağını, Topkapı ile Eğrikapı arasındaki, kara surlarının tamamını görebileceği Lykus Deresi’nin geçtiği yere kurdu.

Bizans ordusu, kararlı ve disiplinli orduya dayanamadı. 54. günde fetih gerçekleşti. 2. Mehmet, hakka bağlılık ve adaleti ile gönülleri fethetti. Zihinler ve gönüller fethedilmezse cihat çalışması hedefine ulaşamazdı. İstanbul’un Fethi’nin 558. yıldönümünü tebrik eder; milletimizin uyanışına vesile olmasını dilerim!

ADİL DÜZEN ÇALIŞANI

 DÜNYADA ölümsüzlük renk ve kokusundan eser yok. Fani âleme her gelen gidiyor. Kimseye farklı uygulama yapılmıyor. Adil Düzen tezi üzerinde ömür dolduran muhterem Süleyman Karagülle de bu fani âlemden göçtü. Siyasi hayata Erbakan Hoca ile başlamıştı. 1973 seçimlerinde MSP’den Aydın milletvekili adayı oldu.

1928’de Artvin’in Borçka ilçesinde doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Elektrik Bölümü’nü bitirdi. 4 yıl memurluk yaptı. Özgür ve bağımsız çalışabilmek için memurluktan ayrıldı. 1960’ta İzmir’e yerleşti. Kendini ilim ve araştırmaya verdi.

İlmi çalışmalarında Kur’an-ı Kerim’i merkeze aldı. Kur’an ışığında çağımızın sorunlarına çözümler sunmaya çalıştı. “İslâm’dan başka yerde hakikat kaynağı olmadığını” bilenlerdendi. Adil Düzen kooperatifçilik modelini örneklemek için Akevler Kooperatifi’ni kurdu.

Bir ilim heyetiyle Adil Düzen fikriyatını geliştirmeye çalıştı. Erbakan Hoca, ihtiyaç duydukça onunla uzun istişareler yapardı. Muhittin Yıldırım hoca, Süleyman Karagülle için, “İlim dağı” ifadesini kullanır; “Adil Düzen’i hayatın her alanında nasıl uygulayabiliriz?” sorusuna cevap bulabilmek için bir ömür çalıştığını anlatır. Bu ekibin çalışmalarını, Millî Gazete’den Reşat Nuri Erol kardeşimin yazılarından takip ederdim.

Süleyman Karagülle araştırma ve çözüm önerilerini çeşitli dergi ve gazetelerde yayınladı. Doktrinler, Günümüz Meseleleri, İslâm’da Denge gibi eserler verdi. Elinden kitap hiç düşmedi. Hep insanlığa faydalı olmaya çalıştı. 25 Mayıs 2021 günü Hakk’a kavuşan merhuma Allah’tan rahmet diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?