Reklamı Kapat

Kaybetmeye mahkûmlar!

Siyasete “tehdit dilini” ve “korku iklimini” hâkim kılmaya çalışanlar peşinen söyleyelim kaybetmeye mahkûmdurlar!

           Çünkü devir artık çok değişti!

           Kimileri kendilerini “yeni Türkiye’nin” temsilcisi olarak görüp izledikleri politikaların “eski Türkiye” şartlarına uymayacağını ileri sürebilirler!

           Ama artık kendilerinin “yeni Türkiye” diye takdim ettikleri koşullar da oldukça eskimiş bulunuyor.

           Doğrudur “tehdit dilini” ve “korku iklimini” siyasete hâkim kılma çalışmaları bir dönem için geçer akçe olmuştur.

           Ancak o devir artık çok gerilerde kaldı.

           Yeni dönemin geçer akçesi insanları kamplaştıran söylemler değil kucaklayan hoşgörülü söylemlerdir.

           Siyasi rakiplerini düşman olarak görme ve gösterme dönemi çok geride kalmıştır.

           Hele hele onları “hain” olarak takdim etmenin içinde bulunduğumuz yeni dönemde hiç yeri yoktur.

           Sayılanlar içinde bulunduğumuz yeni dönemin koşullarıdır.

           Bu koşulların farkına varmayarak hâlâ kendilerinin “yeni Türkiye” diye adlandırdıkları dönemin şartlarında ısrarcı olmak, halk ile inatlaşmaktan başka bir şey değildir.

           Siyasi gelişmeleri biraz takip edebilenler halkın siyaseti germe çabalarından fevkalade rahatsız olduğunu göreceklerdir.

                                Evinde, sitesinde, mahallesinde, köyünde, ilçesinde, şehrinde hiçbir sorun çıkmadan beraberce yaşadığı insanların siyasette düşman gibi görülüp gösterilmesi insanları büyük ölçüde tedirgin etmekte ve bu tür politikaları izleyenlerden soğutmaktadır.

           Ne var ki kimi siyasetçiler henüz bu gerçeğin farkına varabilmiş değiller.

           Onlar hâlâ meydan okuyarak, posta koyarak, rest çekerek sonuç alabileceklerini sanıyorlar.

           Bunun için de siyasete “tehdit dilini” ve “korku iklimini” hâkim kılmaya uğraşıyorlar.

           Oysa biraz dikkat etseler bu politikaları izleyenlerin neticede birbirlerine düştüklerini ve halk nezdinde bir hayli puan kaybettiklerini hemen görecekler.

           Evet, siyasette birileri “eski Türkiye, yeni Türkiye” ayrımı yapıyorlar ama kendilerinin “yeni sandıkları” dönem de bir hayli eskidi!

           Aralarından birkaç basiret ve feraset sahibi çıkıp bu durumu kendilerine hatırlatabilirse ne âlâ!

           Böyle bir hatırlatma yapılmaz ya da yapılamazsa bu yöntemden medet umanları kocaman bir hüsranın beklediğini söyleyebiliriz.

                                Unutulmamalıdır ki keskin sirke en çok küpüne zarar verir!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Seyfeddin - En mutafazi hoş görülü uzlaşmacı, konuştu sözlerin ahirtet hesabını vereceğini bilen Bir liderdi, bütün liderleri Tek Tek Ziyaret ederek demokrasiye sahip çıkalım diyen Bir lidere sahpmi çıktılar, sız nasılsınız öyle idare olunursunuz rahmetle anıyorum Erbakan hocamızın

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Mayıs 12:17


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?