Reklamı Kapat

Bakan Yardımcısı üst düzey ziyaretçi mi oluyor?

Günler öncesinden ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman’ın Ankara’ya geleceği duyuruldu. Elbette bir ABD Bakan Yardımcısı’nın ülkemizi ziyareti de duyurulacaktır. Ve bu ziyaret önceki gün bir heyet ile gerçekleşti. Nedense bu ziyaret haberi medyada her seferinde “ABD’den Ankara’ya üst düzey ziyaret” olarak nitelendirildi. Bu arada benzer haber her verilişinde bu ziyaretin Biden’in Amerikan yönetimini devralmasının ardından Ankara’ya yapılan en üst düzey ziyaret olduğu vurgulandı. Hemen belirteyim ki, bakan yardımcılığı görevini küçümsüyor değilim. Ancak, böyle bir ziyaretin ille de üst düzey olarak nitelendirilmesini anlamakta güçlük çekiyorum. Çünkü bir ziyaret ısrarlı bir şekilde üst düzey diye nitelendirilmekle üst düzey ziyaret haline gelmez.

                Bu noktada elbette bir takım üst düzey ziyaretler öncesinde söz konusu ziyaretin çerçevesini karşılıklı belirlemek için ziyaretler olur, bir hazırlık yapılır. Ülkemize son olarak gelen ABD Dışişleri Bakanı ve beraberindeki heyet bu ziyaret sırasından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Biden’in yüz yüze ilk görüşmelerini gerçekleştirecekleri 14 Haziran’daki NATO zirvesine 2 hafta kala baş başa buluşma programı üzerinde durulduğu, ABD heyetinin ayrıca Ankara’da sivil toplum yetkilileri ile de bir araya geleceği/geldiği haberlerde yer aldı.

                İki ülke arasında ilişkilerin giderek gerildiği, özellikle ABD’nin Suriye ve Irak’a yönelik faaliyetlerinin Irak’tan sonra Suriye’nin de PKK/YPG terör örgütü tarafından bölünmeye çalışılması, bunun yanında hâlâ Türkiye’nin parasını ödediği füze savunma sistemlerini teslim etmeyen ABD’nin bu tavrı üzerine ülkemizin ihtiyacı olan söz konusu sisteme karşı Rusya’dan S-400 savunma sistemlerini satın alması ile ABD tarafından ilişkilerin giderek gerilmesi, adeta ülkemizin bağımsızlığını dikkate almadan ihtiyaç duyduğu savunma silahlarını nereden alması gerektiğini belirlemek gibi sergilenen bir densizlik karşısında Türkiye’nin attığı adımda ısrarcı oluşu ile ipler iyice gerilmiş durumda.

                ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı ve heyetinin ülkemizdeki temasları var olan sorunların çözümüne ne ölçüde katkı sağlar bilinmez ama bu sorunların giderek çözümsüzleştiği, özellikle de ABD’nin İsrail hayranlığı, Suriye’de ısrarlı bir şekilde bağımsız yeni bir oluşum sağlamaya çalışması bunu da terör örgütü eliyle ve verdiği destekle sağlamaya çalışması zaten yeteri kadar ülkemizin ABD ile yan yana yürümesinin mümkün olmadığını gösteriyor.

                Özetle diyebiliriz ki, aslında kopmak üzere olan iki ülke arasındaki iplerin kopmasını gelen ABD heyetinin engellemesi pek mümkün görünmüyor. Bu bakımdan gelen heyetin hangi düzeyde olduğu pek fazla önemli değil. Dileriz ABD bölgemize yönelik uygulamaya koyduğu BOP gibi projelerinden vazgeçer ve sorunlar büyük ölçüde çözülür. Ancak, bunca olayın ardından ABD’nin bölgede İsrail’i bir kenara iterek Türkiye’nin beklentileri doğrultusunda yeni bir tavır belirlemesini beklemekte saflık olacaktır. Belki, gazetelerde gelen heyetin üst düzey ziyaretçi olarak nitelendirilmesi gelenlerin gönlünü alabilir ama Türkiye ile ABD’nin ilişkisinin ülkemiz aleyhine devam etmesini, kolayca düzelmeyeceğini görmek gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?