Reklamı Kapat

Konuşulması gereken esas konu!

* Ağır sanayi hamlesi…

* Fabrikaların kurulması…

* Fabrika yapan fabrikaların inşası…

* Her ile fabrika, herkese refah…

* Montaj değil ağır sanayi…

* Kalkınma… İstihdam… Üretim…

* Tarımda yeterli hale gelmemiz…

* İthalat yerine ihracat…

* Borç alan değil borç veren ülke…

* Yerli ve milli bir ekonomi…

* Önce ahlâk ve maneviyat…

* Onurlu bir dış politika…

* Uydu değil lider Türkiye…

Listeyi elbette uzatabiliriz…

***

Son dönemde ortaya atılan, saçılan farklı iddialar, elbette araştırılmalı ve soruşturulmalıdır!

Elbette ve de kesinlikle bu iddialarla ilgili gerçekler ortaya çıkarılmalıdır.

Kesinlikle TBMM duruma el atmalıdır.

Konuşulması gereken, tartışılması gereken, gündemden düşmemesi gereken asıl konu ise, esas mesele ise hiç kuşkusuz Türkiye’nin geleceğidir.

* Asıl konu, esas mesele; Geçim İttifakı’dır!

* Asıl konu, esas mesele; Yeniden Büyük Türkiye’dir!

* Asıl konu, esas mesele; Yaşanabilir Bir Türkiye’dir!

* Asıl konu, esas mesele; Yeniden Büyük Türkiye’dir!

* Asıl konu, esas mesele; Yeni Bir Dünya’dır!

***

Tüm bunları yapacak olan da Milli Görüş’ten başkası değildir…

ERBAKAN HOCA’NIN SANAYİLEŞME HAMLESİ!

* Erbakan Hoca diyor ki; “Bugünün modern sanayiye geçişte biz asla Batı'dan geri kalmadık. İşte açık örneklerinden biri de bundan 150 sene önce İstanbul'da kurulan Defterdar Fabrikası’dır. Bu tesis bugün dahi en mükemmel üretimi yap¬maktadır. Komple bir tekstil fabrikası olarak, aynı ta¬rihte İngiltere'de kurulan tekstil fabrikasının dört misli büyüklüktedir. O tarihte yaşayan ecdadımız bunu çok doğal sayıyor. Sultan Abdülhamit'in sanayileşme davasına ne kadar önem verdiğini göstermesi bakımından bunları hatırlatmakta fayda görüyorum.”

* Erbakan Hoca diyor ki; “1947'de dış yardımlar başladı. Bu yardımları yanlış bir zihniyetle kullandık. Bu dış yardımları, üretmek yerine üretilmiş mallara harcadık. Hâlbuki o malları yapacak sanayi yatırımlarına harcamamız gerekiyordu.”

* Erbakan Hoca diyor ki; “Sene 1951. Dış yardım geliyor. Memleketin büyük ihtiyaçlarını bu yar¬dımla karşılama adımları atılıyor. İstanbul Belediyesi, o zaman 500 tane otobüse ihtiyaç duydu. Biz de o tarih¬te İstanbul Teknik Üniversitesi Motorlar Kürsüsü’nde görevliydik. Hatırımda yanlış kalmadıysa aralarında Japon, İngiliz, Amerikan firmalarının da yer aldığı 64 firma, ‘Sizin otobüslerinizi biz verelim’ diye müraca¬at ettiler. İstanbul Otobüs İdaresi, hangisini seçeceğin¬de güçlüklerle karşılaştı. Teknik Üniversite olarak bize geldi. ‘Şu cins otobüslere şu fiyatları istiyorlar, acaba en uygunu hangisidir, bize bir rapor verin’ dediler. Bu hususta yazdığımız rapor, ümit ederim ki Teknik Üniversite Motorlar Kürsüsü arşivinde hâlâ muhafaza edilmektedir. Bu rapor kanaatimce tarihî önemi haiz bir rapordur. Çünkü o zaman bu konuyu inceleyen üniver¬site mensubu arkadaşlar olarak raporumuzun baş kıs¬mında şöyle demiştik: ‘Bu 500 adet otobüs için teklif edilen fiyatları ince¬lediğimiz zaman görüyoruz ki bu kadar dövizi, bu oto¬büslere vereceğimize, o parayla hem bu otobüsleri ya¬pacak fabrika kurulur hem de bu otobüsler yapılabilir. Gelin bu parayı ithal edilecek otobüslere vermek yerine, aynı parayla bu otobüsleri üretecek fabrikayı kura¬lım’ demiştik.”

* Erbakan Hoca diyor ki, “Sanayileşmek demek, bir ülkenin kendi insanlarının mesai saatini kıymetlendirmesi demektir. Bundan dola¬yı, ilerlemek isteyen ülkeler, sanayileşmeye büyük ağır¬lık vermek mecburiyetindedir. Sanayileşmemiş bir ülke güçlü olamaz. Milletimizin yeniden yeryüzünde güçlü bir ülke olması için, mutlaka sanayileşmiş bir ülke ol¬ması mecburiyeti vardır.”

***

Bütün bu konuşmaları, değerlendirmeleri göz önüne aldığımızda; Erbakan Hoca’mızın hayatı, esasen Türkiye’nin geleceğinin inşasının tarihidir, bir bakıma…

Sağlam temeller üzerine inşasının…

MERAK EDENLER BUNLARA BAKABİLİR!

Türkiye’nin gerçek anlamda kalkınması yolunda Erbakan Hoca’nın Başbakan olarak neler yaptığına bakmamız şart;

* Merak edenler, Erbakan Hoca’mızın temelini attığı, açılışını yaptığı fabrikaların listesine bakabilir. Bunları daha önce yazdım…

* Merak edenler, Refah-Yol döneminde tesis edilen ‘denk bütçe’ye bakabilir!

* Merak edenler, 1996 yılı sonunda 20 milyar dolar olması beklenen bütçe açığının 15 milyar dolara, 45 milyar dolar olması beklenen iç borcun ise 22 milyar dolara nasıl düşürüldüğüne bakabilir.

* Merak edenler, kaynak paketlerden Ocak 1997 itibariyle 11,78 milyar dolar, Nisan 1997 itibariyle 13,33 milyar dolar bir gelirin nasıl sağlandığına bakabilir.

* Merak edenler, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 1995 yılında 48 milyon dolarlık hububat alımı yaptığı halde, Erbakan’ın başbakanı olduğu 54. Hükümet döneminde 329 milyon dolarlık alımı nasıl yaptığına bakabilir.

* Merak edenler, Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına %300 zammın nasıl yapıldığına bakabilir.

* Merak edenler, fındık üreticisine, buğday üreticisine, pancar üreticisine en yüksek taban fiyatların nasıl verildiğine, bugüne kadar bu rekorlar neden kırılamadığına bakabilir.

* Merak edenler, asgari ücrette %100‘den fazla nasıl artış sağlandığına bakabilir.

* Merak edenler, Refah-Yol döneminde memurlara %102.5 maaş zammının nasıl yapıldığına bakabilir.

* Merak edenler, emeklilerin maaşlarında enflasyonun üstünde %51 reel artışın nasıl sağlandığına bakabilir.

* Merak edenler, bedelsiz ithalatla bütçeye 1.5 milyar marklık ek gelirin nasıl sağlandığına bakabilir.

* Merak edenler, kredi ve teşvik imkânlarının, Anadolu’nun kalkınmasına, yerli ve milli sanayinin oluşmasına ne şekilde aktarıldığına bakabilir.

* Merak edenler, bütün bu işler yapılırken yeni zam ve vergilerin nasıl yapılmadığına bakabilir.

* Merak edenler, hortumların nasıl kesildiğine, paraların oluşturulan havuza nasıl aktarıldığına bakabilir.

* Merak edenler, Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Endonezya, Malezya, Mısır ve Nijerya’yı içine alan D-8’lerin niçin kurulduğuna bakabilir.

Yoksa hâlâ merak etmeyenlerden misiniz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

04

Tereci - Çok doğru. Konuşulması gereken ekonomi kalkınma sanayi. Yoksa gündemi meşgul eden konular fasa fiso. Erbakan hocanın deyimiyle gulu gulu dansı yapıyorlar. En çok da iktidardakiler yapıyor. Çünkü başarısızlıklarını böyle yapay gündemlerle örtmeye çalışıyorlar. Memleketi 20 yılda getirdikleri yer ortada. Neredeyse tüm gıda maddelerini ithal eder duruma geldik. Yazık!

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 26 Mayıs 11:24
03

Abdullatif - Tespitleriniz güzel.Fakat kim yerine getirecek.Bastakiler halki uyutmaya devam ediyor,halkta uyuyor.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Mayıs 10:30
02

H. Bayram - Bizim merak etmemiz elbette güzel bir şey ama asıl yönetici konumunda olanlar merak etmeli.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Mayıs 09:24
01

Şamil - Merak ediyoruz elbette. Ama işte sadece merak da karın doyurmuyor. Adım atmak lazım... Fabrika bacalarının yeniden yükselmesi lazım....

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 26 Mayıs 05:03


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?