Reklamı Kapat

Devlet salt iktidar mı?

Kavramsal düşünme aynı zamanda yöntemsel düşünmeyi içkin olması dolayısıyla, olayların ve olguların gerçekliklerinin, doğru kavranılmaların ve doğru yargılara varılmalarının, bir anlamda ön şartı sayılabilir. Bugünlerde Marmara Denizi’nde ortaya çıkmış bulunan ve “müsulaj” şeklinde tanımlanan kirliliği sadece biyolojik bir oluşum olarak nitelendirmek, gerçek olmakla birlikte, tam anlaşılması bakımından yeterli olmaz. Deniz ile ilgili bilim dalları yanında, günümüzde giderek ağırlığını, önemini duyuran Çevre bilimleri, Kimya, Biyoloji, İktisat, Hukuk, Siyaset bilimleri açısından da olaya yaklaşılması gerekir.

Kamuoyunun dikkatini ve ilgisini yoğun bir şekilde çeken son haftaların bazı olayları dolayısıyla “mafya”, ”çete”, “terör örgütü” gibi deyimlerin yaygınlaşan kullanımları, bireysel, toplumsal, siyasal vb. ilişkilerin gerçekliğine farklı açılardan bakılması gereğini adeta zorlar bir nitelik kazanmış görünüyor. Öyleyken, münferit bir olay, özel bir ilişki karşısındaymışçasına bir yaklaşım tavırlarının sergilendiği tespitinin yapılması hiç abartı sayılmamalıdır.

Gerek gözlemlenen söz konusu son olaylar olsun, gerekse genel olarak insan, birey, toplum, yönetim gibi olgular ve kavramlar dolayısıyla olsun, sıkça başvurulan “iktidar”, “devlet”, adalet, güvenlik benzeri deyimlerin, kavramsal ve yöntemsel düşünme bağlamları pek göz önüne alınmadan kullanılmakta olduklarını rahatça söyleyebiliriz. Kuşkusuz iktidar, devlet ve adalet gibi kavramlar, tarihi sürçlere dikkatlice bakılarak irdelenmeleri ve şartları ölçeğinde tanımlanarak değerlendirilmeleri gereken kavramlardır. İnsani ve toplumsal birer olgu olmaları nedeniyle, pek bir değişime tabi olmadıkları hususunda yerleşik bir takım kanaatler, algılar, görüşler ve düşünceler, olumlu belli bir temel oluştursalar da, sürekli bir değişime, farklı anlayış ve değerlendirmelere konu oldukları da göz ardı edilmemelidir.

Anlaşıldığı kadarıyla devlet ve iktidar olgu ve kavramları, son haftaların olayları da göz önünde tutulmak şartıyla, bilerek veya bilmeyerek, bilinçli ya da bilinçsiz bir tutumla birbirine karıştırılmakta, birbirinin yerine kullanılabilinmektedir. Hatta özellikle “iktidar” kavramının rahatça “devlet” kavramını içkin olarak kullanılmasında herhangi bir sakınca bile görülmemektedir. Her şeyden önce insan, toplum, hatta doğa bağlamında, iktidar, atfedilen doğal bir takım nitelikler ile ortaya çıkabilirken, “devlet” kavramı özgül bazı unsurlar dikkate alınmaksızın gerçeklik düzeyine çıkamamaktadır. Sözgelimi doğada yaşayan canlılar, sahip oldukları bazı özelliklerine dayanarak, diğerleri üzerinde bir iktidar gösterisinde bulunabilir ve hâkimiyet kurabilirler. Genç ve güçlü olan fil, yaşlı ve güçsüz olanı önderlikten ve sürüden uzaklaştırabilir. Dişi olan, bu özelliği nedeniyle kurt sürüsünün önderliğine doğal olarak seçilebilmektedir.

İnsan doğası ve varlığını koruma ve sürdürme zorunluluğu gereği birlikte yaşamak, birlikte yaşarken bir takım iş bölümleri yapmak durumundadır. Bu gereklerden biri, çoğunlukla en önemlisi ise, örgütlenmek ve yönetim mekanizması oluşturmaktır. Örgütlenme ve yönetim mekanizması oluşturma, diğer başka unsurları da göz önüne almak şartıyla, kısaca “devlet” olarak adlandırılan olguyu temellendirmektedir. Kuşkusuz, insanın doğasından, toplum haline gelişine, toplumun oluşturulmasından yönetim mekanizmasına ve daha birçok konulara yaklaşım farklılıkları, açıklamaları, tartışmaları söz konusudur. Ancak insanın bireysel ve toplumsal varlık sürecinde “iktidar” olgusunun sayısız türleriyle karşılaşılmaktadır. Kimi zaman büyük ve geniş mal mülke, kimi zaman bilgi ve beceriye veya güç ya da üne sahip olmak, belli bir iktidarı da beraberinde getirebilmektedir. Böylece elde edilen “iktidar”ı, bütünüyle farklı bir olgu, anlam, işlev ve amaç ile varlık ve gerçeklik kazanan “devlet” ile aynileştirmek, özdeşleştirmek, en azından kavramsal ve yöntemsel düşünme yoksunluğuyla açıklanabilir. Sözgelimi devletin varlık şartını ve ondan kaynaklanan amaç ve işlevini adalet, güvenlik, sağlık, eğitim gibi temel ilkeler şeklinde belirlemek mümkündür. “İktidar” olgu ve kavramı bütünüyle farklı bir anlam ifade edebilme gizilgücü gösterir ve çoğunlukla devletin söz konusu ilkelerini ortadan kaldırıcı niteliğe bürünebilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?