Reklamı Kapat

Ekonomiden önce gençliği kurtarmak gerekiyor

Salgın hayatın her alanını etkiledi, etkilemeye devam ediyor. Toplumu özellikle salgının ekonomik zararlarından korumak için imkânlar dâhilinde çeşitli adımlar atılıyor. Özellikle esnaf ve çalışanların derdine tam olarak çözüm bulunamasa da elden elen yapılıyor. Söz gelimi sanayi ve turizm sektörünün ayakta tutulması için çeşitli programlar devreye sokuluyor. Tüm bu sıraladıklarımın hepsi de yapılması gerekenler. Hatta özellikle karşılıksız desteklerin artırılması gerekiyor. Tüm bunlar olurken salgın ile mücadele konusunda ortaya çıkan bir takım yetersizliklerin sebep olduğu aksaklıklar da giderilmeye çalışılıyor. Özellikle aşı temininde aylar boyu çok ciddi olarak teminde sıkıntı yaşandı. Bu sıkıntı söz konusu olmasaydı bugüne kadar toplumun yüzde 60-70’i iki doz aşıyı olmuş, belki de toplumsal bağışıklık sağlanabilmiş olacaktı. Ne var ki, aşı üreten ülkeler verdikleri sözü tutmadılar. Çünkü dünyanın her köşesinden talepler gelince işin içine daha fazla kâr elde etme duygusu da karıştı. Her ne ise… Üzerinde durmak istediğim esas sorun eğitim sistemi ve çocuklarımızın yaşadığı sıkıntılar. Sıkıntının da ötesinde sağlık çalışanlarımızın tüm gayretlerine rağmen aşı teminindeki sıkıntı yeni yeni giderilmiş görünüyor. Çünkü henüz ilk, orta ve lisede okuyan gençlerimizin aşılanması sağlanamadı. Böyle olunca okullar bir türlü tam olarak eğitime geçemedi. Okullar kapandı, uzaktan eğitim ile eğitimde bir aksamanın olmayacağı söylenerek gerek okullar kendi imkânları ile gerek Milli Eğitim Bakanlığı oluşturduğu uzaktan eğitim sistemi ile eğitimde aksaklığın olmaması sağlanmaya çalışıldı.

                Elbette yapılması gereken bir şeyler vardı. Yapılması gerekenlerin başında da öncelikli olarak okulların açık tutulması, öğrencilerimizin yüz yüze eğitimi sürdürmeleri gerekiyordu. Bu durum salgını daha da tetikleyeceği düşüncesiyle uygulanamadı. Ancak, ilk başlarda yapılan açıklamalarda yetkililer uzaktan eğitime ilginin ve başarının yüzde 70’i geçtiğini belirttiler. Ancak, gelinen noktada görünen o ki, uzaktan eğitim yoluyla öğrencilerimizin eğitimde ortaya çıkan açıklığı giderilebilmiş değil. Şimdilerde de 2 Temmuz’da öğrenciler karnelerini aldıktan sonra uzaktan eğitime erişemeyenlere yüz yüze telafi eğitimi verileceği açıklandı. Hemen belirteyim ki telafi eğitimine ihtiyaç var. Hem de öylesine var ki bu açığın bir ya da iki aylık telafi ile giderilmesi mümkün değil. Hem de sadece uzaktan eğitime ulaşamayanlar için değil, uzaktan eğitimden yararlanmış olanlar için de telafi eğitimi gerekli. Çünkü uzaktan eğitim çocukları eğitimden uzaklaştırdı. Yani adındaki uzaklık öğrencilerin eğitimden uzaklaşması, kopması anlamında gerçekleşti. Böyle olunca da siz bir yıl deyin ben iki yıl çocuklarda kaybedilen yıllar oluştu. Çünkü uzaktan eğitim kesinlikle yüz yüze eğitimin yerini tutmadı. Uzaktan çocuklara ders anlatan öğretmenler tüm gayretlerine rağmen sınıf ortamındaki başarılarını sağlayamadılar. Bunu söylerken uzaktan eğitime katılan öğretmenleri başarısız buluyor değilim. Öğrencilerin okullarından, sınıflarından ve öğretmenlerinden kopartılmaları onların derslerden de kopmalarına yol açtı. Sonuçta uzaktan eğitime katılanların bile büyük bir çoğunluğu ders anlatan öğretmenlerini dinlerken telefon ya da tabletleri ve bilgisayarları karşısında uyuyup kaldılar, uyumayanlarda çoğunlukla sınıf havasını yakalayamadılar. Tüm bunları telefi eğitimine duyulan ihtiyacı anlatmak için dile getirdim. Ancak, öncelikli olarak çocukların psikolojik eğitime ihtiyaç olduğu, bunun için de öncelikli olarak öğrencilerin okul ve eğitim ile kopan bağlarını yeniden kurmaya ihtiyaç var. Bu olmadan okuldan ve okumaktan kopmuş gençlerin eksikliğini takviye etmek kolay olmayacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?