Dertsizlik ve tasasızlık

Yüreği yanık olmak, acı çekmek, dert sahibi olmak insanın sorumluluğu. Kimi insanlarda bu, hayatın bir ilkesidir. Ondan asla vaz geçilmez. Hayatta insanın önüne çıkan kimi anlar olur ki, bunlar âdeta bir dönüm olur. Hayat yaşanmışlıklarla ve kimi değerli anlarla anlam kazanır. Hayatta büyüklenmenin hiçbir zaman bir geleceği olmaz. Gün gelir farklı bir hayat ile yüzleşilir.

Erzurum’da, Erzincan Kapı’da manav Hacı Necip Bezmiş Amca vardı. Yıllar önce Erzurum seyahatimiz sırasında Milli Gazete ekibinden Yılmaz Bayat, Mehmet Bingöl, Hasan Durmuş ve ben kendisine uğradığımızda heyecan ve sevinçle bizi karşılamıştı. Öğrenciliğimizde 1975 ila 1979 yılları arasında ondan alışveriş yapardık. Bizim has ağabeylerimizdendi. İlk oturuşumuzda, o kadar çok dolmuş ki âdeta coşmuştu. Gerek siyasal ve gerekse düşünsel anlamdaki çözülmelerden ötürü bize: “Dert sahibi olmayanları aranıza almayın. Bırakın gitsin. Onlarla uğraşmayın. Ben bu yaştayım, bir ayağım çukurda. Varlıklı olanların ayaklarına kadar gidiyorum, onlardan yardım topluyorum. Aldıklarımı, fakirlere, öğrencilere, ihtiyaç sahiplerine dağıtıyorum. Ben hem onlara hem de kendime iyilik ediyorum. Ben bana düşeni yapıyorum.” Aradan Geçen Uzun Yıllar öykü kitabımın “Uzak Kentin Kapısı” başlıklı öykümde onu da anlatıyorum. Ayrıntılar orada var. Bizi hüzünle uğurladı. Erzurum’a bir sonraki gidişimizde kendisini göremedik. Evde kalıyormuş, rahatsızmış, epeyce yaşlanmıştı zaten. Çocukları bakıyordu dükkâna. Selam gönderdik. Hayatta ise selâm olsun, değilse rahmet diliyoruz.

Bazan sıradan gibi görünen insanların bir sözü, bir deyişi kalıcı olur, etki bırakır. Kendilerini bilgiç olarak bilenler için bu gibi sözler beklenmedik ve şaşırtıcı gelebilir.

Günümüz sorunlarının karmaşasında ister istemez insanları gözlemliyoruz, öyle ya da böyle. Sorunlar çok yönlü ve çok katmanlı. Sokaklara çıkılamıyor, haberler izlenemiyor, her yandan dramlar, felâketler fışkırıyor. İnsan ölümleri, kadın cinayetleri. Emperyalizmin zulümleri, mazlumların hâlleri. Hızla değişen, dert sahibi olmayanların savruluşları, o eski insanlıktan çıkışları vs. Şu salgın dönemindeki çıkmazlardan insanların yaşadıkları. İntiharlar, cinayetler, darplar. Bunların hiç biri sıradan olmadığı gibi geçiştirilecek gibi de değil. İnsanın sağlığını ciddî anlamda etkiliyor. Dert sahibiyseniz varsın sizi etkilesin. Acı çekilmeden sorunların üstesinden gelinemez. Dert sahipleri çırpınış içinde olurlar, içleri kavrulur, ruhları yara bere içinde olurlar. Dünyalıkların peşine takılanlar ve kapılıp gidenler yeri burası değildir. Onların dertleri, davaları bugün ve bu an. Gelecek kaygısı sadece bir renk ve bir ayrıntıdır. Bu tip insanlar çokça yer değiştirler. Hâlden hâle girerler.

Filistin acısı insanlığın sorunu. Ne yazık ki bir yandan emperyalizm ve sömürgecilerin acımasızlıkları diğer yandan insanların, özelde de Müslümanların kayıtsızlıkları insanın içini yakıyor acı üstüne acı yaşatıyor.

Onların dertleri çıkmazları, dramları, acıları bizim acılarımız. Acı duymamak insanî olmayan bir durum.

Bunu salt Filistin ile sınırlamamak gerekir. Nerede insanlığa zulmediliyorsa orada biz olmalıyız.

Acı yüklü şu dünyada savaş zalimlerledir. Onlarla birlikte olanlarladır, onlara yol gösterenlere, destek ve güç verenlere, kayıtsız kalanlara, umarsızlaradır.

İnsanlığın sorunu bizim sorunumuz. Biz, yani insan olan biz. Müslüman olan biz. Allah’ın bize yüklediği sorumluluğunda olan biz.

Dert sahipleri aşk sahibidirler. Sonsuzluk tutkuları vardır. Yüreğin acısı kıymetlidir. Gönül yarası ağır ve zorludur. Ehli dil olan, yani gönül ehli olan çılgın ve deli âşıklara gönül kapılarımız açık. Onlar gönül ve yol arkadaşımızdırlar. Anlar kahır ve çileye razı olan dertlilerdir. Gerisini atın gitsin atın gitsin Hacı Necip Bezmiş amcanın deyimiyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?