Uluslararası güç Filistinlileri korur mu? 

Filistin’de İsrail saldırılarını önlemek için bir Barış Gücü ya da uluslararası güç oluşturulması isteniyor. İsteyen ise Türkiye. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu her fırsatta bu düşüncesini dile getiriyor. Ancak, bugüne kadar böyle bir gücün oluşturulması için BM, ABD ve NATO’dan bir ses çıkmadı. Sanki böyle bir işe öncülük ederek bundan sonra dökülmeye devam edecek kanda sorumluluğa ortak olmak istemiyorlar. Gerçi ABD’nin kan dökülmesinden bir rahatsızlığı yok. Kayıtsız şartsız İsrail’e desteğini sürdürüyor. Bu destek sadece diplomatik olmayıp silah satışı, daha da ötesi bol miktarda silah ve mühimmat sevkıyatını sürdürüyor. Görünen o ki, ABD İsrail’in döktüğü kanı yeterli bulmamış. Bunun ötesinde son İsrail saldırıları konusunda arada bir ateşkes çağrısında bulunan ABD’nin bu çağrısı da İsrail tarafından dikkate alınmamış, hatta ateşkese akıttıkları kanı yeterli gördüklerinde kendilerinin karar vereceklerini ilan etmişlerdir. Bu tavır medyaya “İsrail ateşkes için 3 gün süre istedi” şeklinde yansımıştı. Niçin süre istedikleri üzerinde kafa yormanın anlamı yok. Kendilerine her türlü desteği veren ABD’nin çağrısına hemen evet demeyi bir zayıflık olarak görüyor olacaklar ki, saldırıları başlatma ve durdurma konusunda kararı ABD ya da bir başka örgüt değil biz veririz yaklaşımı sergiliyorlar.

Olaya İsrail’in bakış açısının yanında işin bir başka boyutu daha var; o da Filistinli sivillerin korunması için eğer oluşturulabilirse oluşturulacak bir uluslararası koruma gücü gerçekten bu amaca hizmet edecek midir, eder mi? Yoksa oluşturulacak böyle bir güç Bosna’da olduğu gibi Haçlıların Müslümanları katletmesine destek verecek, soykırımı dünyadan gizlemek gibi bir hava mı oluşturacaktır? Kısacası katliamlarında Siyonistlere destek mi olacak? Hemen belirteyim ki, uluslararası güç Haçlılardan oluşturulacaksa bilinmelidir ki, bu güç sadece Müslümanları katledecek olan Siyonist ve Haçlılardan oluşacak çetelerin işlerini kolaylaştıracaktır. Böyle olmamasını, eğer kurulacak olursa böyle bir uluslararası sivilleri koruma gücünün Siyonistlerin katliamlarını engellemesini gönül arzu eder. Ancak, bugüne kadar böyle olmadı. Dünyanın neresinde olursa olsun saldırıya uğrayanlar Müslüman, saldıranlar Haçlı, Siyonist ya da bir başka dinin mensuplarından oluşacak güç Müslümanları korumak gibi bir görev yapmayacaktır. Eğer Müslümanlar saldırganlara karşı ciddi bir direniş gösteriyor, saldıranlar kayıplar vermeye başlamış ise bu uluslararası güç ilk planda acil olarak ateşkesin sağlanması için harekete geçecek, ardından da uluslararası örgütler bunu sağlamak için davet edileceklerdir.

Bunun için Bosna’da yaşananları hatırlamak yeterli olacaktır. Çünkü Bosnalı Müslümanlar barış gücü tarafından korunmak üzere bir yerde toplanmış ancak Sırp çeteler bu silahsız ve uluslararası gücün güya koruması altındaki insanları topluca katletmişlerdi. Bir bakıma Bosnalı Müslümanların önce ellerindeki çakaralmaz silahlar toplanmış, ardından savunmasız bir şekilde bir noktada toplanmış ondan sonra Sırplar katletmeye başlamışlardır. Peki, uluslararası barış gücü ne yaptı bu sırada diye sormayın genellikle katliamı seyrettiler. Bu seyretmeden vicdanlarının sızlaması bir yana zevk aldıklarını söylemek bile yanlış olmaz. Sözün özü artık Müslümanların hayatlarının ve çıkarlarının korunmasını Haçlılardan beklemenin yanlış olduğunu görmek durumundayız. Aksi halde daha çok acı çekeriz, içimiz yanar. Artık saldırıya uğrayan, katledilenlerin Müslümanlar olduğu bir zeminde Haçlıların, Siyonistlerin bir başka ifadeyle İslam karşıtlarının, “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmayı” tercih ettiklerini, bunu da inançlarının gereği olarak gördüklerini bilmek durumundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?