Yaşayanların şehri

Kıyıya itilmiş sessiz bir şehri andırıyor mezarlık… İçeri girdiğinizde başınızı eğiyor ve toprakla kucaklaşan hatıraları, toprağa düşen gözyaşlarını, toprağa fısıldanan ağıtları düşünüyorsunuz. Ahirete olan inancınız güçlendikçe güçleniyor ve onlarca sırrı saklayan mezarlığa, ölenlerin şehri demeye içiniz elvermiyor ve yaşayanların şehri diyorsunuz. Zira ölüm bir yok oluş değil, ölüm toprakta kayboluş değil aksine yeni bir hayat ve yeni bir diriliş. Hüznünüzün sebebi ise yaşayan şehrin sakinleri ile dünya üzerinde bir daha karşılaşma şansınızın olmayacağını bilmenizdendir. Sessizliğiniz, burukluğunuz ve göğsünüzde biriken acının tek sebebi bu.

Mezarların arasından geçerken ilk dikkatinizi çeken şey, vefat edenlerin mezar taşlarına aktardıkları yazılar oluyor. Mezar taşları yerin altındakilerin mesajını yerin üstündekilere ileten bir araç oluyor. Ağaç dallarında ötüşen kuşlar ise gidenlerin şarkılarını söylüyor ve ağıtlarını yakıyor. Birkaç adım ötenizde yer alan ihtiraslı bakışlardan, gürültüden, geçim kaygısı ile koşturanlardan, kavga ve çatışmalardan tamamen arınmış bir şehir burası. Ufuklara ulaşan hayalleri ve bitmek bilmeyen umutları ile toprağa düşenlerin şehri burası. Burası onlarca insanın ebedi âleme çıktığı giriş kapısı, o yüzden kin ve nefretinizi, bitmek bilmeyen ihtiraslarınızı dışarıda bırakıyor ve saf benliğinizle giriyorsunuz içeriye.

Yaşayanların şehrine adım attığınızda dünya ile ilgili bütün kaygılarınızı geride bırakıyor ve ellerinizi semaya kaldırıp duaya duruyorsunuz. Dua her şeyiniz oluyor, dua ile ulaşıyorsunuz veda edenlere. Fani dünyanın kirlerinden uzaklaşıyor ve dünyanın geçiciliğini, ebedi olanın hak olduğunu ebedi olanın adalet olduğunu ebedi olanın ahiret olduğunu anlatan onlarca sözle karşılaşıyorsunuz.

Dalgın vaziyette yürürken önünüze bir gencin mezarı çıkıyor ve ele avuca sığmayan bir gençliği şefkatle kucaklayan toprağa dokunuyorsunuz. Az ötede vakti zamanında para, mevki ve şöhreti ile kitleleri peşinde sürükleyen bir kişinin mezar taşı var, hemen yanda ise boylu boyunca yatan bir adam, bir kadın, bir genç… Bilmiyoruz halleri nicedir gittikleri yerde. Bilmiyoruz hangi umutlarla yaşadılar dünyada, hangi aşkları tükettiler, hangi hayallerle buluştular, hangi hedeflere koştular. Ve hayallerinin kaçını gerçeğe dönüştürebildiler. Hayata veda eden bütün yakınlarınızı görür gibi oluyorsunuz, göğsünüzde bir acı düğümleniyor ve tutulmamış yaslarınızı tutmaya başlıyorsunuz.

Yaşayan şehrin insanları hâl dili ile konuşuyor sizinle ve geçici olana değil kalıcı olana işaret ediyorlar. Dünyanın göz boyayan şatafatını terk edip ebedi hayata, gerçek yurtlarına ulaşırken bıraktıkları silik ize bakıyor ve en etkili sözü söylüyorlar. Dünyayı umursamıyorlar artık… Sadece iyiliğin ve iyilerin huzura ulaştığı ve adaletin hâkim olduğu bir yerde, Rablerinin huzurunda iken, fani dünyanın neyine itibar etsinler ki? Yaşayan şehrin sakinlerinin fanilere verecekleri çok mesajları var, fakat birkaç adım ötede yaşayanlar nedense pek uğramıyorlar buraya. Onlar dünyanın cafcaflı ışıklarının hiç sönmeyeceğini ve yollarının buraya hiç düşmeyeceğini zannediyorlar fakat nafile! Her faninin bedeni toprakla ruhu ise hakikatle er geç buluşacak ve ebedi âlemin zenginleri iyiler olacak…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Nurettin Gedikoğlu - Eyvallah kardeşim (mead) ahiret alemi Allah'ın adaletinin tecelli ettiği yer çok güzel anlatmışsınız Allah razı olsun kardeşim inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Mayıs 10:35


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?