Reklamı Kapat

Bile bile, böle böle

 Daha öncesi de var ama bizim şahit olduğumuz 50 yıl içinde iktidarların “bölme” hastalığına tutulduklarını gördük.

Örnekler vermek isteriz:

Koalisyonun Milli Görüş kanadı ve Lider Erbakan, “Tamamını kontrol altına alalım” diye ısrarla direttiği halde, parmak çoğunluğunu ellerinde bulunduran CHP kanadı, Kıbrıs’ın bölünmesi sonucunu doğuracak olan inatları ile 1974 harekâtını erken bitirttiler. Bugünkü bölünmüş tablo başımıza işler açmaya devam ediyor. Bu, Kıbrıs’ın bile bile bölünmesi anlamına gelmişti.

Yeni yüzyılın başlarında; Türkiye dâhil, bir İsrail planı olan ve 22 İslam ülkesinin bölünüp parçalanmasını hedefine koyan, Amerikan’ın patronajlığında yürürlüğe sokulan BOP’un yürütülmesinin gönüllü destekçisi olan AKP iktidarı, hem de “Eşbaşkanlığını” yüklenmekle bile bile bölmeyi ve bölünmeyi kabullenmişti. Bu çerçevede yürütülen işgal ve katliamlara destek veren iktidar başta Afganistan olmak üzere, Irak, Libya, Suriye, Yemen ve diğer Afrika’da bulunan İslam devletlerinin bile bile bölünmesinin müsebbiplerinden birisi olmuştu. Bu ifrit planın halen bütün hızı ile devam ettiği hususu herkesin bildiği bir gerçektir. Gönüllü olarak yüklendikleri bu görevlerinin sona erdiğine dair bir beyanlarını duymadık.

Sözü daha fazla uzatmadan asıl söylemek istediğimiz olaya getirmek istiyoruz.

Dönem başkanı olarak Türkiye’nin davetiyle 13 Aralık 2017 tarihinde Türkiye’de toplanan İİT (İslam İşbirliği Teşkilatı), Kudüs’ü Filistin’in başkenti kabul edeceğini ilan etmiş, herkesi umutlandırmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dâhil, toplantı öncesi yapılan konuşmalarda, herkes umutlanmıştı. Ama sonuç bildirgesinde şaşkınlıkla gördük ki, bunlar Kudüs’ü ikiye bölmüşler, batısını adeta İsrail’e bırakmışlar, doğusu için Filistin’in başkenti sözlerini tutanağa geçirmişler. Tutanağın İngilizce çevirisinde bu bile yer almamıştı. İİT’in toplantısının, adeta bu rezaleti uluslararası bir metne geçirerek meşrulaştırmak için yapıldığı belli olmuştu.

Geçtiğimiz Kadir Gecesi başlayıp bayram boyunca süren ve halen de son bulmayan İsrail tecavüzlerinde, Müslümanlar ayağa kalkıp İsrail’e öfke kusarken, Türkiye yöneticileri sadre şifa olmadığı bin kere belli olan “telefon diplomasisi” ve “sorunun çözümünü Birleşmiş Milletler’e havale edici” bildik ve alışıldık girişimler için meşgul oluyor gibi yaptılar durdular. Buraya kadar zaten bildiğimiz alıştığımız bir senaryoydu. Ama Cumhurbaşkanlığı sözcülerinden biri bir mesaj yayınladı ki, öfkelerimizi kabarttı.

Şu cümleye bakar mısınız:

“Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin için, her platformda kararlı bir mücadele yürüten Cumhurbaşkanımız…”

Allah, Allah! Bölmeye bu kadar mı heveslisiniz kardeşim? Katliam yaşanıyor, siz Kudüs’ü bölmekle meşgulsünüz. Bu bölme hevesli cümle, hançeri saplayıp da sonra kanırtma etkisi yaptı üzerimizde. Yahu, bile bile, böle böle zevk mi alıyorsunuz? Akıl, mantık, böyle bir emri vakiyi asla kabul etmez, etmiyor da. Kaldı ki, Filistin halkı ve yöneticileri de böyle bir bölünmeyi asla kabul etmediklerini defalarca dünya kamuoyuna haykırmadılar mı? Buna rağmen hâlâ bölmekten bahsedilmesi, tarih önünde büyük bir vebal değil midir? Soruna gerçekçi bir çözüm bulunana kadar acil olarak yapılması gerekenleri Saadet Partisi 12 madde halinde kamuoyuna ve özellikle iktidara açıklamadı mı? Bunlar için çaba sarf edilmesi gerekirken, bölmeye çalışmak akıl alır bir durum değildir. Bu ifadeler bu sözcünün gafletiyle söylenmiş olmalı. Öyle kabul etmek istiyoruz. Bu mesajdan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın haberi yoktur diye teselli bulmak istiyoruz. “Yok efendim Cumhurbaşkanı’nın haberi olmadan bu ifade kullanılmamış olabilir mi?” diyenlere de deriz ki, akıl bu dediğinizi işaret etse de, biz haberi yokmuş gibi düşünmek istiyoruz. Yoksa ifadelerimize dizgin vuramayıp başımızın derde girme ihtimali vardır.

Kendilerinin, İsrail’e karşı oluşan bu öfke seline rağmen, ayağına sıkmak gibi bir duruma düşmeyeceğini umut etmek istiyoruz!

 DÖRT İŞLEM

Toplardı, çarpardı rahmetli babamız;

Çıkarıp böleriz, biz mirasçılarız!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?