Sömürgeye sürüklenen sırnaşıklık...

“Aşılandım” yazan sarı maskelerden daha sarsıcı olan.

O güzel kara gözlerinden utanıp da bir milletin.

Bütün reklâm filmi boyunca sadece mavi gözlerle yapılan sunumda.

Daha da acısı vardı.

Bakışlar…

O bakışlardaki sömürge yakarışı,

Yalvaran acıklı göz bebeği,

Yardım dilenen o zayıf titrek ışık,

Asıl o yaralı ışık, yüreğimi parçaladı.

Biz sömürge olmadık ki diyenlere inat sürdürülen sırnaşıklık.

Köle yakarışı.

Acziyeti, usancı, düşüşü bir aşağılık kompleksli yüreğin.

O karabasan gibi kalbime yağan utanç.

Orta yaşlıda, genç kızda olan fakat asker yaşıtı bir delikanlı bakışlarında en fazla biriken acıklı ton.

En fazla canımı yakan.

O delikanlının yalvaran, acıklı, zayıf bakışları; bir milletin en zengin değerlerini anında eritti.

Ne bakır madenleri bıraktı ne krom.

Yemyeşil dağlarımızı, masmavi denizlerimizi kuruttu.

Hattuşaş’ta kralın sarayının döşemeleri tuz buz oldu.

Nemrut’ta sabahın ilk güneş ışıklarının elmas pırıltıları kayboldu.

“Keyfine bak, ben aşılandım” lafı kulağına gittiğinde; Munzur, Fırat, Dicle karalar bağladı.

Beşiri, Halfeti, Hasankeyf’in uykuları kaçtı.

“Turistlerin göreceği Türkler ha” dedi; o gencin yeşil gözlerindeki aciz zavallı ışığa dayanamayan Yeşilırmak, hazeranlar, kral kaya mezarları.

“Aşılandım” yazan maskeler, suyuna düştüğünde Ege’nin; başına ağrılar saplandı.

Cendere Köprüsü, Karakuş Tümülüsü, bütün sütunlarını yıkıp, kaldırıp kendini nehre bırakmaya koştu.

Sömürgecilere altın tabak üzerinde sunulan o gencin mavi gözlerindeki yalvaran ışığa daha fazla dayanamadı, Harput’un delikanlı kalesi, Arap Baba Kümbeti, Sare Hatun Camii; hüngür hüngür ağladı.

Bugün yastayım dedi, Erzurum’un kadın hükümdarı Mama Hatun, “Açmayın perdelerimi türbemin, güneşe bakacak yüzüm kalmadı” deyip kalbini tutarak hıçkırdı.

Sultan Hanı, Taşhan, Karatay Han, Mahperi Hatun Kervansarayı; kapadı kapılarını yolculara, yas tuttu.

Tophane Çeşmesi, Hünkâr Çeşmesi, Sinan Ağa Çeşmesi, Edirne’den Van’a çoban çeşmeleri, Ilgın’dan dağ çeşmeleri, Bilecik’ten mahalle çeşmeleri; şehirler aşıp, bir araya gelip gözyaşlarını ortak etti.

Bursa’dan selatin imaretleri, Anadolu’dan küçük aşevleri toplanıp bir külliyenin mutfağında ses sese verip haykırdılar.

Kayseri’de Gevher Nesibe Hatun, Sivas’ta Melike Turhan Melek, Kütahya’da Gülümser Hatun, Manisa’da Hafsa Hatun şifahaneleri birbirlerine haber salıp ne kadar ar duyduklarını anlattılar.

Dünyalara bedel yurdumun hazineleri,

Sömürgeye sürüklenen sırnaşıklığı sindiremediler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Yavuz MERCAN - TURİSTİ EFENDİ GÖREN ZİHNİYETE ALKIŞ TUTANLAR OLDUKÇA BU ÜLKE ÖZGÜRLEŞEMEZ

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Mayıs 14:43


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?