Büyük Ortadoğu Projesi, Türkiye ve Mescid-i Aksa

Washington Post gazetesinin 7 Ağustos 2003 tarihli nüshasında yayınlanan Condoleezza Rice imzalı makalede başlık aynen şöyleydi: “Ortadoğu’yu Dönüştürmek.” Makalede “Ortadoğu’nun dönüştürülmesinin gerekliliğine işaret etmek üzere, 22 devlet ve 300 milyon nüfustan oluşan bölgenin GSMH’nın nüfusu 40 Milyon olan İspanya’dan daha az olduğu, bunun da Arap entelektüellerinin ifadesiyle siyasi ve ekonomik özgürlük eksikliğinden kaynaklandığı, netice olarak çoğu umutsuz gencin okullarını terk ederek eylem yapmayı ve diğer birçoğunu da beraberinde götürmeyi seçtiği üzerinde durulmakta ve bu hususların aynı zamanda çarenin ne olduğunu gösterdiği gibi aynı zamanda Amerika’nın güvenliği için de tehdit olduğu” vurgulanmaktadır.

Hafızamızı tazeleyecek olursak; kendisi 26 Ocak 2005 tarihinde Dışişleri Bakanı olmadan önce 2001-2005 yılları arasında Başkan’ın (George W. Bush) ulusal güvenlik danışmanı idi. Çok daha öncesinde (1993-1999) Stanford Üniversitesi’nde rektör yardımcılığı görevini yürüten Bayan Rice, aynı üniversitede Uluslararası Güvenlik ve Silahlanma Kontrol Merkezi üyesiydi. Tabii 1986 yılında Dış İlişkiler Konseyi’nde (CFR) burslu olarak uluslararası ilişkiler alanında kariyerini geliştirirken ABD Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı özel asistanlık görevini de yürüttüğünü ayrıca anımsamakta fayda var. Tabii 1989-1991 yılları arasında iki Almanya’nın birleştiği ve Sovyetler Birliği’nin son günlerini yaşadığı döneme denk gelen Baba Bush yönetiminde ise Ulusal Güvenlik Konseyi’nde, “Sovyetler ve Doğu Avrupa ile İlişkilerden Sorumlu Danışman” olması da ayrıca dikkat çekicidir.

Peki, Dışişleri Bakanı Rice ne diyordu?     

- Amerika’nın görevi Ortadoğu’da daha fazla refah, özgürlük ve demokrasi isteyenlerle birlikte çalışmaktır.

- BM kararlarını ihlal eden Saddam Hüseyin’in kitle imha silahları Amerika ve dünya için tehdit oluşturmaktadır.

- Ortadoğu’da dönüşüm kolay olmayacaktır ve zaman alacaktır.

- Süreç sonunda bölgede Serbest Ticaret Bölgesi kurulabilir.

Ortadoğu’yu dönüştürmek sadece ekonomik, askeri hedefleri olan bir proje değildir, Unutmayınız ki üç semavi dinin de doğduğu ve önem verdiği mekânlar bu bölgededir. “İlk kurulan Yahudi devletinin başkenti olması ve Hz. Süleyman Mabedi’nin bulunması nedeniyle Kudüs (Kudüs-i Şerif, Jerusalem), tarihsel kökenlerini buraya bağlayan İsrail oğulları için önemlidir. Beytüllahim’de ( Filistin, Batı Şeria) doğan Hz. İsa, peygamberliğinin başlamasından çarmıha gerildiğine inanıldığı M.S. 30 yılına kadar Kudüs’te yaşamıştır. Miraç olayının gerçekleştiği ve Mescid-i Aksa’nın da bulunduğu yer olması, Kuran’da geçen birçok peygamberin burada yaşaması açısından Kudüs Müslümanlar için de ayrı bir öneme sahiptir. Ayrıca Kudüs, Hicret’ten sonra kısa bir süre Müslümanlar için kıble görevi de görmüştür.1” Bu nedenlerle Büyük Ortadoğu projesinin aynı zamanda ideolojik bir proje olduğunu görmek gerekir. Fakat Bayan Rice bu konulara değinmemektedir…

Büyük Ortadoğu Projesi’nde ülkelerin rejimlerini değiştirmek ve demokratikleşme, insan haklarına önem verme gibi bilgi harbinde kullanılan kavramlar ile başlatılan dönüşüm sürecinde 24 Mayıs 2003 tarihinde Dışişleri Bakanımız, “Ortadoğu’daki tüm rejimler değişecek2” ve 14 Mart 2006 tarihinde “BOP içinde ABD ile hareket ediyoruz3” açıklaması yapmıştır. 4 Mart 2006 tarihinde Başbakanımız, “Büyük Ortadoğu eşbaşkanlarından biriyiz4” açıklamasını yapmıştır. Ülkemiz BOP kapsamında yapılan açıklamalardan anlaşıldığı gibi ABD ile birlikte hareket etmiştir. Sonuçları açısından izlenen politikalara bakıldığında;

 Türkiye devletinin izlediği Irak dış politikasının temel amacı Irak devletinin bütünlüğünün korunması iken, Amerikan devletinin amaçları doğrultusunda Irak devleti fiilen üçe bölünmüş ve ülkenin doğal kaynaklarından aslan payını İngiltere ve ABD almıştır. Irak’ta öldürülen sivil insan sayısı 2003-2011 yılları arasında yaklaşık 1.460.0005 olmuş, farklı tahminlere göre ise gerçek rakamın çok daha yukarılarda olduğu iddia edilmektedir. Savaş, mezhep çatışmaları ve değişik nedenler ile ülke dışına göç eden ve ülke içinde yer değiştiren insan sayısı 9.200.0006 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Tahrip edilmiş Irak, yeniden imar edilmek için Batılı ülkeler için bir pazar durumuna gelmiş ve ordusu eski gücünü yitirerek zayıflatılmıştır. Türkiye’nin payına sorunlu ve teröre yataklık eden bir bölge, ticaret kayıpları ve göçmenler kalmıştır. Ülkemiz bu bölgeye istikrar kazandırmak ve terörü engellemek için daha fazla operasyon ve harcama yapmıştır. Görülen gerçek şudur ki, izlenen politikanın kazananı ABD olmuştur. ABD kuzey Irak’a yerleşmiş ve bizi kuşatma zincirine bir halka eklemiştir.

ABD’nin Suriye politikaları sonucunda Suriye devleti bölünmüş ve birçok ülkenin askeri gücü bölgede yer almış, ABD müttefik olarak PYD’yi seçmiş ve adım adım bölgede Kürt devleti kurma yolunda ilerlemektedir. Bu süreçte 2011-2021 yılları arasında yaklaşık 600.0007 sivil insan ölmüş ve 5.500.0008 insan ülkelerini terk etmek zorunda kalmıştır. Bu süreçte ülkemiz askeri anlamda Suriye’deki çatışmalara taraf olmak zorunda kalmıştır. Ülkemiz bize sığınanlara ev sahipliği yaparken aynı zamanda bölgesel Kürt devletinin nüfus yapısının oluşturulmasına, göçmenlerin geri dönmeyerek, ülkemizde kalmaları ile katkı sağlamıştır. Türkiye’nin amacı Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması iken ABD ise bölgede parçalanmış ve zayıflatılmış bir Suriye devleti amaçlamıştır. ABD petrol yataklarının bir kısmından terör örgütünün gelir elde etmesini sağlayarak, derenin taşıyla derenin kuşunu vurmuştur. Gelinen nokta açıkça ortaya koymaktadır ki, ABD bu sürecin kazananıdır. ABD güneyimizde inşa ettiği üsler ile Ülkemizin kuşatılmasına bir halka daha eklemiştir.

Kaddafi’nin yönetimden uzaklaştırılması ve “Demokrasinin kurumsallaşması kılıfı” ile izlenen dış politikaların sonucunda Libya devleti fiilen üçe bölünmüş ve savaş sonucunda 25.0009 sivil hayatını kaybetmiş, 200.00010 insan yerlerinden edilmiş, Ülkemiz Libya’daki çatışmalarda ülke çıkarlarını korumak için ülkeye asker göndermek zorunda kalmıştır. Görünen şudur ki, Libya konusunda izlenen dış politikanın kazananı ülkemiz değildir.

Mısır dış politikamız ile Mısır’ı kendimizden uzaklaştırmamızın bir sonucu olarak “Mısır, İsrail, Yunanistan, Kıbrıs, İtalya ve Ürdün, Doğu Akdeniz’den doğalgaz ihracatını teşvik etmek isteyen altı ülkenin oluşturduğu forum, resmi bir statü kazanmıştır.11” İzlenen politikaların kazananının ülkemiz değil Yunanistan ve İsrail olduğu düşünülebilir.

  • Kısaca özetlenen politikaların sonucunda bölgedeki büyük Müslüman devletler (Suriye, Irak, Libya) parçalanmış, orduları ortadan kalkmış ve bölge istikrarsız hale gelmiş, Ülkeler ekonomik ve politik olarak zayıflamıştır.
  • Ülkemiz ise üç tarafından ABD ve müttefikleri tarafından kuşatılmıştır.
  • Bunun yanı sıra Suriye, Libya gibi ülkelerde süren mücadelede İslam ülkeleri farklı taraflarda yer almış ve İslam ülkeleri arasında işbirliği ortadan kalkmıştır. Bölgede oluşan bu kuvvet dengelerinin değişimin doğal olarak ekonomik, askeri ve politik sonuçları olmuştur ve BOP etkileri sürmeye devam edecektir.

İdeolojik ve politik sonuçlardan biri de “ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti12 olarak tanımasıdır.”

Mescid-i Aksaya yapılan saldırılar BOP’un yarattığı kaotik ve zayıf ortamdan kaynaklanmaktadır.

Mescidi Aksa üzerinden oluşturulan çatışma ortamı İsrail tarafından başlatılan kara harekâtının sebebi olmuştur. Bunun sonucunda İsrail devletinin kara topraklarını genişletme sonucu ortaya çıkacaktır. Gerçekte Filistinlilerin toprakları 1947’den bu yana yarı yarıya azalmıştır. Bu süreç BOP’un sağladığı ortamdan istifade ile hızlanacaktır.

Ürdün topraklarında bir Filistin devleti oluşturma ve Filistin’in mevcut kapladığı alanın azaltılması bir sürpriz olmamalıdır.

Ülkemiz ve Ortadoğu, Büyük Ortadoğu Projesi’nden olumsuz etkilenmektedir. Hızla Büyük Ortadoğu Projesi’nin karşısında yer alarak Suriye ile işbirliğine gitmeli, PYD’ye karşı yapılacak Suriye’nin operasyonlarını destekleyerek kuşatmayı yarmalı ve bölgedeki dengeleri değiştirecek biçimde Mısır ile işbirliğine gitmelidir.

Günümüzde savaşların insan zihinlerinde sürdüğü ve “Siyasette Gönüllerin Fethi”nin önemli olduğu unutulmamalıdır.

İsrail’in operasyonları ile ilgili dünyada duygulara dokunacak her tweet, mermiden daha fazla etki oluşturacaktır.

1-Yrd. Doç. Dr. Taşkın DENİZ, Mekânsal Paylaşım Açısından Büyük Ortadoğu Projesi ve Türkiye, Marmara Coğrafya Dergisi Sayı: 26, Temmuz - 2012, S.147-171

2-Vatan Gazetesi, 24 Mayıs 2003, Sedat SEROĞLU ile mülakat

3-Radikal Gazetesi, 14 Mart 2006, Vekillere Brifing Haberi

4-Yeniçağ Gazetesi, 30 Ağustos 2012, BOP Eş Başkanlığı Görevini Kim Verdi Haberi

5-The Human Cost of the War in Iraq (mit.edu)

6-Iraqi Refugees | Costs of War (brown.edu)

7-Intel Reminder. CIA TOP SECRET FILE: US WAR IN SYRIA PLANNED SINCE 1983 – gospanews.net

8-DRC | The Syria Crisis

9-Casualties of the 2011 Libyan Civil War – Wikipedia

10-World Report 2019: Libya | Human Rights Watch (hrw.org)

11-İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs doğal gaz boru hattı anlaşmasını imzalıyor | Euronews

12-ABD Başkanı Donald Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdı - BBC News Türkçe

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Güzeller - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Süleyman Şah - abd ve israil kendine göre doğru işler yapıyor,fakir,geri kalmış,işsiz,aç kalmış bu bölge insanı silaha sarılıp terör çıkartıyor...bunu önlemenin yolu da bölgeyi dizayn etmekten geçtiğine inanmışlar...müslümanlar aptalca hareket ediyorlar,özellikle arap müslümanlar başlarına diktacıları almışlar,kendilerini sömürtüyorlar...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Mayıs 17:06


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?