Mesele iktidar değişikliği değil zihniyet meselesi

Türkiye’de son zamanlarda yaşanan gündemler, iktidar-muhalefet arasındaki siyasal dengede önemli değişimler yaşandığına işaret ediyor.

Var olan algı üzerinden söylemek gerekirse, iktidar “ülkeyi ben yönetiyorum, gündemini de ben belirlerim” çizgisinden gündemin gerisine düşen bir noktaya gelmiş görünüyor.

Pandemi sürecinde alınan kararların tartışmalara neden olması, evde kalmanın ekonomik, sosyal huzursuzlukları tetiklemesi gibi nedenler bu algının tazyikini artıran başka etmenler olabilir.

AK Parti’nin kurulduğundan bu yana en güçlü yanı olarak nitelenen kendi iç bütünlüğünü muhafaza etme durumunun son birkaç yıldır aşınması ve bugün gelinen nokta itibarıyla iç mücadele ve hatta müdahaleye dönüşmüş olması da zaten iktidar açısından işlerin yolunda gitmediğine işaret ediyor.

“İktidar yozlaşır, mutlak iktidar mutlak yozlaşır” sözünden hareketle gelinen noktanın iktidar açısından bir sürpriz olmadığını belirtmek gerekiyor.

Yozlaşmanın önüne geçmek, yozlaşmanın farkında olunduğu halde buna engel olamamak iktidar açısından yönetilmesi zor bir süreç.

Olası bir seçim atmosferinde AK Parti’nin muhalefetin gerisinde kalacağına yönelik inanç eskiye nazaran kuvvetlenmiş görünüyor.

Bu psikolojik sınırı aşmak muhalefet açısından önemli bir aşama.

Ama kanaatimce burada muhalefete odaklanmak gerekiyor. Muhalefeti analiz etmek, kapsamını ve kapasitesini doğru bir şekilde ortaya koymak gerekiyor.

Örneğin muhalefetin amacı nedir? Olası bir iktidar değişikliğinde partiler neyi hedeflemektedir? İktidardan farklı olarak ekonomide, dış politikada hülasa temel meselelerde ne gibi adımlar atmayı planlamaktadır?

Bu sorulara verilecek yanıtlar, seçmenin yağmurdan kaçarken doluya tutulmaması için önemlidir. Çünkü siyaset-sermaye ve medya üçgenini elinde bulunduran mahfiller için, millete rağmen ülkeyi kendi emellerine alet etmek isteyenler için iktidar değişikliği “kadro değişikliğinin” ötesine geçmemektedir.

Onlar için iktidar değişikliği; dün onların maksatları için hizmet edenlerin yerine yenisini getirmek, yıpranan isimleri parlatılmış yeni isimlerle, yüzlerle değiştirmek manası taşımaktadır.

Örneğin Türk siyasal hayatı genel olarak, siyasal mücadelenin iktidar-muhalefet arasında sadece yolsuzluk iddiaları üzerinden yürütülmesi suretiyle, meselenin ana mecrasından uzaklaştırılmasıyla şekillenmiştir.

Bu nedenledir ki, yolsuzluk suçlamaları çoğu zaman “biz yapamıyoruz, onların yapmasına engel olalım” kabilinde işlev görmektedir. Diğerini yolsuzluk ile suçlayan partinin yönetim değişikliğinden sonra yolsuzluk yaptığının ortaya çıkması örnekleri ziyadesiyle mevcuttur.

O halde konuşulması gereken, gündeme getirilmesi gereken “zihniyet meselesidir”. Bu yüzdendir ki, “Millî Görüş ve diğerleri” diye bir tasnif vardır.

Ekonomide, dış politikada ve iç politikada AKP’nin izlediği siyaset ile CHP’nin izleyeceği siyaset arasında herhangi bir fark olmayacağını, MHP’nin yaklaşımları ile HDP’nin yaklaşımlarının farklı olmayacağını yüksek sesle dile getirmek gerekmektedir.

Mesele parti isimlerinin ya da öne çıkan siyasilerin farklı olması değil, zihniyetlerinin ortaya konulmasıdır.

Not: Her biri birbirinden kıymetli okurlarımızın, içinde bulunmaktan şeref duyduğum Millî Gazete ailesinin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyor, iki cihan saadetimize vesile olmasını diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bekir Gündoğmuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Ismail Aslan - Güçlü bir hukuk sistemi olmadıkça siyaset düzelmez. Seçim sonuçları da parti isimlerinin değişmesinden başka bir anlam ifade etmez

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Mayıs 18:17
01

Nahit Sazoglu - Ulkemizde aile yapisini guclendirmeliyiz son yillarda bosanmalarda buyuk artislarlar var televizyonlardaki diziler aile yapimizi bozmakta aile kurumunu acilen devlet politikasi yapmaliyiz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Mayıs 16:01


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?