Kur’an ayı Ramazan ve bayram… - 4

KUR’AN ayı Ramazan’ın başından beri yazdığımız yazılardaki dua ve dileğimizi tekrar hatırlayıp hatırlatarak kaldığımız yerden devam edelim…

KUR’AN’I İLİMLE OKUMA, ANLAMA VE UYGULAMA AYI RAMAZAN, NİCE HAYIRLI GELİŞME, KURTULUŞ VE KURULUŞLARA VESİLE OLSUN, İNŞALLAH...

“Kur’an’ın inişiyle yalnız Ramazan ayı şereflenmekle kalmıyor, Müslümanlar da BAYRAM yapıyorlar.

Bilindiği gibi İslam’da vakti ve zamanı belli iki BAYRAM vardır.

Her ne kadar kandiller de varsa da, kandillerin zamanları bu kadar belli değildir.

Müslümanlar kandilleri bir araya gelme, dini duyguların coşması ve bir ihtifal ve tören gibi insana ruhi zevkler bahşettiği için daha fazla itibar eder olmuşlardır.

Kadir Gecesi bile her ne kadar zorlamalarla Ramazan’ın 27. gecesi denilmiş olsa da, onun vakti belli değildir ve Kadir Gecesi bir yıl ve 365 günün içinde gizlidir.

Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı yani Müslümanların kutladıkları bu iki bayram KUR’AN ile ilgilidir. Tüm Müslümanlara ve hatta bütün insanlığa bir nizam, bir düzen, hayat tarzı ve yaşama biçimi getirmiş olan Kur’an’ın Allah’ın bir rahmeti, şefkat ve merhameti olarak inmesi ve inmeye başlaması çok önemli bir olaydır.

Kur’an hayat kadar, yaşam kadar önemli olan bir kitaptır.

Kur’an’ın inmesi tabii ki bir sevinç ve sürur kaynağı olacaktır. İşte, Müslümanlar Ramazan Bayramı’nı bunun için kutluyorlar ve KUR’AN geldi diye bayram yapıyorlar.

Kurban Bayramı da böyle Kur’an-ı Kerim ile ilgilidir. Çünkü KUR’AN Kurban Bayramı’nda tamamlanmıştır. Dinin tamamlanıp kemale erdiğini bildiren ayet, kaynakların verdiği habere göre Hicret’in onuncu senesi Veda Haccı’ndaarefe günü Arafat’ta, Hazreti Peygamber devesinin üzerinde iken inmiştir. Hatta vahyin ağırlığından devenin döşünün yere döşendiği ve Hz. Peygamber’in bundan sonra 82 gün kadar yaşadığı ifade edilmektedir. Bu ayette, “Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, size nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam’a razı oldum.” (Maide,5/3) buyrulmaktadır.

Hz. Ömer’in hilafeti zamanında bir Yahudi Hz. Ömer’e gelip siz okuyorsunuz, kitabınızda bir ayet var, eğer bu ayet Yahudi topluluğuna nazil olmuş olsaydı o günü biz bayram yapardık demiş. Hz. Ömer de hangi ayet diye sormuş. Yahudi “Bugün dininizi tamamladım…” ayeti olduğunu söylemiştir. Hz. Ömer de “biz o günü ve o gün bu ayetin Hz. Peygamber’e nazil olduğu yeri biliriz. Hz. Peygamber Cuma günü Arafat’ta bulunuyordu, diye cevap vermiştir.

Netice olarak…

Bu “Kur’an, Ramazan ve Bayram” makalemizin mana ve maksadını şöyle özetlemek mümkündür: İnsanoğlu dünden bugüne mavi küreye ayak bastığından beri hep değişim ve gelişim içerisinde olmuştur.

KUR’AN da insanın bilgi seviyesi ve bakış açısına göre manalar sunan ve yollar gösteren bir kitaptır. KUR’AN ilkokul öğrencisine hitap ettiği gibi, kademe kademe herkese ve her seviyedeki insana, en yukardaki Ord. Prof.’lara ve hatta filozoflara varıncaya kadar hitapta bulunur. Herkes de kendine göre Kur’an’dan bir şeyler anlar. Önemli olan insanların Kur’an’ı anlamaya çalışmalarıdır. Yalnız ben şahsen Müslümanların kendi kitapları Kur’an’ı yeteri kadar inceleyip araştırdıkları ve neticede kendilerine bir KUR’AN NİZAMI kurdukları kanaatinde değilim. Çünkü Müslümanlar Kur’an’a bu varlık âleminin kitabıdır, hayat dünyamızın bir projesidir, yaşayış tarzımızın ve dünya yolculuğumuzun güzergâhını tayin eden bir pusula ve haritadır gözüyle bakmıyorlar. Hâlbuki çağın gelip tıkandığı ve karanlıklara saplandığı bir zamanda KUR’AN ışığından başka aydınlatacak ve yolları gösterip kapıları açacak bir şey yoktur. Müslümanlar Kur’an’ın hatırını saymalıdırlar. Müslümanlar birey ve toplum olarak insanların hareket ve davranışlarını düzenlerken mutlaka Kur’an’a da mutlaka ve mutlaka danışmalıdırlar. Çünkü KUR’AN nizamını kabul eden birey ve toplumların hayatları bayramlaşır ve bayramlara dönüşür.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Altıntaş - Esselamü Aleyküm ve rahmetullah i veberekâtühü

Mescidi ak sayı gördüm ekranda ne korkak müslüman diyordu bana

Yıl 1492 yer kurtuba beni ahmer in son sultanı hişam bin onbirinci muhammed kral ikinci ferdinand ile dört ay sonra kurtuba yı teslim etmek üzere anlaşır halkın tepkisi karşısında linç edilme korkusuyla şehri iki ay sonra teslim eder aile efradı ile birlikte şehri terkedip giderlerken yüksek bir tepeden son bir bakış yaparlar anlaşmaya aykırı olarak başta elhamra sarayı olmak 800 yıllık islam kültür mirasının ateşe verilip yakıldığnı görünce sultan göz yaşlarını tutamaz annesi ayşe sultan oğluna şu tarihi sözü söyler ağla oğlum ağla erkekler gibi vatanını savunamayanlara kadınlar gibi ağlamak yara sır der.o muhterem annemiz benim gibi ağlamayı bile beceremeyen bir milyar ererkeğin yaşadığı bir dünyada mescidi aksamızı siyonist çeteye karşı canı pahasına savunan filistin in yürekli cesur kadınlarını görmüş olsaydı kadınlar gibi ifadesini kullanma adı mekanı cennet olsun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 10 Mayıs 09:09


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?