Reklamı Kapat

Kudüs ve özgürlük

Kudüs sevilmeden insanlığa girilemez.”

(Nuri Pakdil)

“Kudüs savunulmadan insanlık savunulamaz. Kudüs'ün özgür olmadığı bir zamanda İslam âleminin özgürlüğünden bahsedilemez. İslam özgürlüktür, çünkü Müslüman kula kulluğu cehaletin karanlık dehlizlerine gönderen aydınlık savaşçısıdır. Gönüllerin fethi insanlık onurunun tekrar yerine konmasıyla mümkündür” der, rahmetli Akif Emre. Onun gibi güzel insanların gönül gözü ile çizdikleri Kudüs imajı bir anlam haritası gibidir. Bir insanın insanlığının test edileceği, bir Müslüman’ın bilinç düzeyinin görülebileceği bir meseledir. Bu yüzden Kudüs hem bir duruş hem de bir hareket noktasıdır. Onun için -mış gibi yaparak Kudüs güzellemesi yapanı da Kudüs’ü damar damar yaşayanı da bir turnusol kâğıdı gibi ayırt edici bir davadır.

Kudüs’e yapılan her türlü taciz dünyanın atar damarlarına doğru yapılmış bir hamledir. Bunu ne kadar inkâr edip görmezden gelseler de üzerini örtmeye çalışsalar da bu bir hakikattir. Çünkü Kudüs öyle zaman ve mekân planında bütün insanların kendilerini gerçekten vurabilecekleri yegâne mihenk noktasıdır. Sadece orada yaşama mücadelesi veren Müslümanların meselesi değildir. Bütün insanların gerçekten hak hukuk ve hakkaniyet ölçüleri içerisinde nereye denk düştüklerini gösteren bir aynadır. Bu bakımdan özellikle her Ramazan ayında bu sınav kâğıdı önümüze en az bir kere düşmektedir. İşte yeni bir sınavın içerisindeyiz. Reel politiğin kulağımıza üflediği ninnilere sarılıp derin uykulara mı dalacağız yoksa bu derin uykulardan sıyrılıp insanlığımızı mı kuşanacağız?

Hangi yönde bir tercihte bulunacağız bunu göstermek mecburiyetindeyiz çünkü Kudüs meselesi bütün insanlığın birikiminin bir sembolü olduğu gibi aynı anda bütün ideallerin de gerçeklik ile bağlantısının nişanesidir. Özellikle kendini Müslüman olarak niteleyenler için bir onur, izzet meselesidir. Bundan daha başka nasıl bir dava güdebilir insan? Sadece orada zulme, haksızlığa uğrayanların bir direnişi, mücadelesi değil aynı zamanda yeryüzündeki bütün mazlumların, bütün ahların giderilmesinin sembolü bir direniş olarak insanlığın onurunun kurtarılması meselesidir. Kudüs bilinci bir Müslüman için olmazsa olmaz bir ölçüttür. Çünkü Kudüs bilinci olmayan birinin dünyaya dair söyleyeceği hiçbir şeyin bir hükmü yoktur ve de dünyaya dair bir perspektife sahip olması da mümkün değildir.

Kudüs modern çağın bütün ilerici söylemlerinin, bütün özgürlük söylemlerinin gerçekliğinin sınandığı en önemli duraktır. Eğer Kudüs’e kör, sağır ve dilsiz kalınıyorsa diğer savunuların hiçbir kıymeti yoktur. Onun içindir ki hiçbir hak savunusu Kudüs savunusundan bağımsız düşünülemez. Adaletin tesisi, barış ve huzur, herkesin refahı ve mutluluğu bu kritik savunudan geçer. Eğer dünya yeni bir eksene oturacak ise bu eksen elbette ki kadim Kudüs’tür. Onun için bugün her şey Kudüs’ten ibarettir. İlahi bir muştudur. Bu muştunun nasıl bir şey olduğu en çok şairlerin ruhlarında ve şuur dünyalarında karşılık bulmuştur.

Nasıl anlamlandırıyorlardı bu karşılığı? Bir bakalım. Örneğin Sezai Karakoç’un dizeleri gibi gece içimize doğru çöküyor: “Ve Kudüs şehri. Gökte yapılıp yere indirilen şehir. / Tanrı şehri ve bütün insanlığın şehri. / Altında bir krater saklayan şehir. / Kalbime bir ağırlık gibi çöküyor şimdi.” Ve merhum Akif İnan’ın dizeleri: “Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde, / Götür Müslüman’a selam diyordu. / Dayanamıyorum bu ayrılığa, / Kucaklasın beni İslâm diyordu.” Bütün bu sızılar olmazsa direniş olmazsa neye yarar ahlar, vahlar! Özgürleşmek için bütün taassuplardan kurtulup bu ırkçı Siyonist çemberi kırmak ve Kudüs’e özgürlüğünü vermekten başka bir çare yoktur. Kudüs özgürse özgürüz. Hoşça bakın zatınıza…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Biten - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?