Reklamı Kapat

Bunca sorun birleştiremez mi?

Israrlı bir şekilde körüklenen ayrıştırma çabalarından ciddi olarak tedirgin olduğumu öncelikli olarak ifade etmekte yarar var. Nice badireler atlatmış ve bunun insanımızın birlik ve beraberliği ile sağlanmış olduğu bilinirken niçin hâlâ siyaset geriliyor; sorunlar bu gerginlikle gözlerden kaçırılıyor anlamak mümkün değil. Yıllardan beri tek başlarına iktidar olanlar hep geleceğe dönük vaatler sırlayarak toplumu oyalamayı tercih ettiler. Ancak, gelinen noktada salgının da etkisi ile özellikle ekonomik sorunlar artık gizlenemez hale geldi. Açıklanan resmi enflasyon rakamları bile sabit ve dar gelirlilerin her geçen ay ekonomik bakımdan daha da sıkıntıya düştüklerini, bir başka deyişle alım güçlerini kaybettiklerini, fakirleştiklerini gösteriyor. Çünkü işçi, memur ve emeklilere yapılan belli periyotlardaki zam daha uygulamaya geçemeden eriyor. Bu sebepten dolayı toplumun orta direk olarak nitelendirilen büyük kesimi fakirleşiyor ve toplum da fakirler ve zenginler olarak iki kesimli bir görüntü ortaya çıkıyor. Sanki ısrarlı bir şekilde iktidar sahiplerinin kendileri gibi düşünmeyenleri hain ve terör işbirlikçisi ilan etmesi ve bundan iktidarlarını uzatmak konusunda bir sonuç beklemeleri ister istemez çözüm bulunamayan sorunlar sebebiyle sadece siyasi ve ideolojik olarak değil, toplum gelir seviyesi bakımından hızlı bir ayrışma yaşıyor. Bu arada, milyonerlerin sayısı artarken fakirlerin sayısı da çığ gibi büyüyor. Yani, toplumda gelir dağılımında çok ciddi bir farklılık oluşuyor.

Yapılan desteklere rağmen son 5 yılda kredi kartı ve tüketici kredisi nedeniyle takibe alınıp henüz borcunu ödeyememiş kişi sayısının 3 milyon 460 bine ulaştığı belirtiliyor. Bu arada kirasını ödeyemediği için iş yerini kapatan, iflasını ilan eden esnaf ve iş adamlarının sayısının her gün arttığı ayrı bir gerçek. Tüm bunları felaket tellallığı yapmak için hatırlatıyor değilim. Çünkü öncelikli olarak sorunlar tespit edilmeden çözüm bulmak mümkün olmaz. El yordamı ile bir takım kararlar alınır, uygulamaya konduğu anda bir işe yaramadıkları görülerek söz konusu kararların değiştirilmesi gündeme gelir.

Ayrıştırıcı politikalar sebebiyle ortam gerilirken, karşılıklı ithamlar giderek dozunu artırıyor. Tüm bunlar sorunların çözümüne katkı sağlamadığı gibi, daha da büyümesine sebep oluyor. İç sorunlarımızın giderek büyümesinde elbette salgın olayının önemli bir etkisi var. Ancak, ekonomik sorunların sorumluluğunu tamamen salgına yüklemek elbette iktidar sahiplerini sorumluluktan kurtarmaz. Buna karşılık ülkemizin dışa dönük de pek çok sorunu var. Çevremiz adeta düşmanlarla çevrilmiş durumda. Söz konusu çevremizi saran düşmanlarla siyaset gereği zaman zaman bir araya geliniyor, sorunların çözümünde ilerleme sağlandığı açıklanıyor olsa da bunların sadece anlık durumlardan ibaret olduğu çok geçmeden görülüyor. Hatta dost ilan ettiğimiz ülkelerin terör örgütlerine verdikleri destek sebebiyle uzun yıllardan beri zaman zaman değişik adlar altında sahada yer alıyor olsalar da neticede Haçlı-Siyonist ittifakının maşa olarak kullandığı terör örgütleri faaliyetlerini yürütüyorlar. Çünkü söz konusu terör örgütleri her türlü desteği alıyorlar. Yani, ülkemiz ve bölgemizde faaliyet gösteren terör örgütlerini destekleyen ve hâlâ dost ilan ettiğimiz ülkeler desteklerini çekmiş olsalar sadece ülkemiz değil, bölgemiz gerçek bir barış bölgesi haline gelecektir. Ancak, sömürgeci güçler bunu istemiyor, ülkemiz başta olmak üzere bölge ülkeleri terör örgütleri ile meşgul edilerek hedeflerine ulaşmaya çalışıyorlar.

Tüm bunalar ortada iken, özellikle de iktidar sahipleri bu gerçeği bilmelerine rağmen, muhalefet partileri ile bir araya gelip görüşmüyor ya da görüşemiyorsa nasıl olacak da ülkemiz ve bölgemizde huzur ve güven sağlanacak. Huzur ve güven sağlanmadan, tam bir birlik oluşturmadan sorunlara nasıl kalıcı çözümler bulunacak. Hiç oymazsa bundan sonra yoktan yere hainler ve düşmanlar oluşturma kampanyasından vazgeçilerek kendi aramızda kucaklaşmayı sağlamamız gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?