Reklamı Kapat

Şeytanın nasibi olmak

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Hüküm Allah’ındır. Müminler ve Müslümanlar, Allah’ın varlığına ve birliğine inanır ve ona sığınır ve sadece ona güvenirler. İnsanı Allah’tan başka, hiçbir varlık koruyamaz. Hâkimiyetin ve güç ve kuvvetin yalnız ve yalnız Allah'a ait olduğunu kabul edemeyenler, Allah’tan başkasının da hükmün sahibi olabileceğini kabul ediyorlar demektir. Yani AB’yi bir medeniyet projesi olarak gören muhafazakârlar ve sosyal demokratlar, AB’nin hüküm ve tasarrufunu Allah’ın hüküm ve tasarrufuna tercih etmiş olurlar. Müşrikler ve inkârcılar; Allah’tan başka, dişi tanrıçalara ve ancak inatçı şeytana taparlar. Batı medeniyeti; çok tanrılı bir inanışa sahiptir. Mekke müşriklerinin tapındığı Lat, Menat ve Uzza dişi tanrıçalar idiler. Onların önünde hükümlerini icra ediyorlar, bayramlarını, merasimlerini ya¬pıyorlar ve onların önündeki fal oklarıyla hangi adam haklı, hangi adam haksız olduğu konusunda kararlar veriyorlardı.

Şeytan; ibadet ve itaatten nasibi olmayandır. Şeytanda; isyan var, iftira var, fasıklık var, her türlü pislik vardır. İnsan böyle bir şeytana tabi oluyor ve ona ibadet edip yolunda yürüyor. Hâlbuki Allah; “Şeytana tapmayınız, O sizin için apaçık bir düşmandır. Ve ancak bana ibadet ediniz” diye insandan söz almıştır. Allah, şeytanı rahmetinden uzaklaştırmıştır. Şeytan da, “Senin kullarından muhakkak belirli bir pay edineceğim” demiştir. Kâfirler, müşrikler, münafıklar, bu üç sıfatı birden sırtında taşıyan Batılılar, şeytanın kendisine edindiği paylardır. Akıllı bir insan, şeytanın payı değil, Allah’ın kulu olur. Şeytan; insanları İslam’dan uzaklaştırıyor, onlara boş arzular veriyor, onlara faiz yiyin, kumar oynayın, içki için, zina yapın, akrabalık bağlarını kesin, anne ve babanıza kin besleyin diye emrediyor. Şeytana güvenip himayesine sığınanlar, güvenliklerini tehlikeye atmış olurlar. Şeytan, ilme dayanmayan kuru mantık kullanıyor. Hokkabaz¬lık ve laf kalabalığı ile iş görmeye çalışıyor. Şeytan; insanın malını, aklını ve fikrini, edep ve hayâsını, yaratılmış olduğu temiz fıtratını çalıyor. Şeytan, her daim insana pusu atıyor.

ŞEYTANIN BAŞARISI

Şeytanın tuzağı gayet zayıftır. İnsanları azdıran, yoldan saptıran, şeytanın verdiği vesveseler, ürettiği algılardır. Gerçekte şeytanın hiçbir gücü yoktur. Şeytanın başarısı, kurduğu hile rejimleri ve köle düzenlerindedir. Şeytan, bıkıp yılmadan bu hile rejimlerini, köle düzenlerini kuruyor, geliştiriyor ve yürütüyor. Yarın ticarette şöyle yaparsan köşeyi dönersin, böyle yaparsan şu parayı elde edersin, gibi haram kazancı teklif ediyor. İnsanlar da bu oyuna geliyor ve havadan para kazanmayı bir yol olarak benimsiyorlar. Şeytan, batıl davasında sebat ediyor. Şeytan, daima çalıp çırpmayı, haksız kazancı, başkasının malına çökmeyi emreder. Erkeğin kadına olan ihtiyacı, kadının da erkeğe olan ihtiyacı vardır. Bunu helal yoldan karşılamak da, haram yoldan karşılamak da vardır. Fakat şeytan, hep haram yolu cazip göstermeye çalışır. Yahudiler; “Allah bizi ahirette birkaç gün yakacaktır” diyorlar. Bunu da şeytan onlara söyletiyor. Şeytan bunları; okumadan âlim, gezmeden seyyah, evlenmeden çocuk sahibi olmak, tohum atmadan, buğday beklemek gibi kuruntuların içine sokuyor. Günümüzde Müslüman olanı da olmayanı da aynı hayali kuruyor. Tabiattaki dengeyi bozma konusunda ilk faaliyet şeytandan geliyor. Denizde ve karada denge ve düzenin bozulması insanların eliyle yaptıkları yüzünden oluyor. Onlar Allah'ın yarattığını değiştirmeye çalıştıkça iş içinden çıkılmaz hale geliyor. Kim şeytanı veli edinir, yönetim ve güvenliğini ona teslim ederse o her zaman bundan zarar görecektir. Şeytanın vaat sepeti boştur. Şeytan onlara ancak aldanmayı ve aldatmayı vaat eder. Boşuna kuruntularla insanları kendisine bağlaması şeytanın tek başarısıdır. Ama bu başarı hem şeytanı hem de insanı cehennem azabından kurtarmaz.

MANTIK OYUNU

Ahirette şeytanla, şeytana tabi olanlar yan yana geleceklerdir. Bunların hepsinin cehennemlik ol¬duğu kendilerine bildirilir. Şeytana uyanlar, uydukları şeytana; “Ulan bizi sapıttın, hani bu işleri yapar¬sanız cennete gidersiniz diyordun, yaptıklarımızı bize süslü gösteriyordun” diyecekler. Şeytan onlar; “Niye benim üzerime geliyorsunuz? Allah size bir şey vaat etti, ben de vaat ettim size. Allah cenneti vaat etmişti. Niye onun sözünü tutmadınız da benim sözümü tuttunuz. Sizi zorla, İslam’dan batıla çevirecek bir gücüm yoktu benim. Faiz yiyeceksin, rüşvet alacak¬sın, zina edeceksin, hırsızlık yapacaksın, siyasetçi olup bu milleti pe¬rişan edeceksin diye, sizin ensenize silah da dayamadım, sizi sadece çağırdım, siz de geldiniz, gelin dedim, geldiniz. Siz bu gün sadece kendinizi ayıp¬layın, beni ayıplamayın” diyecektir. Bu yüzleşmenin ne şeytana ne de şeytana uyanlara bir faydası olmayacaktır. Şeytan ve adamlarının ebedi kalacağı yer cehennem olacaktır ve cehennem ne kötü bir varış yeridir.

İMAN EDENLER

İman edenler, fert ve toplumun saadet ve selamet bulması için faydalı işler yapanlar, hakkın ve haklının yanında zalimin karşısında olanlar, Allah’a, Resulüne ve kitaba güvenip Allah yolunda malıyla canıyla cihat edenler, altından ır¬maklar akan cennetlerde ebedi olarak mutlu bir şekilde yaşamaya hak kazanırlar. Tabiattaki dengeyi korumak fert ve toplum için faydalıdır. Bir şehir kurarken, evlerin planlarını İslam’a göre yapmak değerli ve faydalı bir iştir. Evlerin kıbleye dönük olması gibi… Ecdadımız, bütün yolları camiye çıkarmış, düzeni Milli Görüş ile kurmuştur. Ama günümüzde bütün yollar, markete veya banka¬ya çıkıyor. Mümin erkekler ve kadınlar ıslah ve imar için çalışır, adil bir düzeni hayatlarına ikame ederlerse, aralarında bir kardeşlik düzeni kurarlarsa hem kendilerine hem de bütün insanlığa iyilik yapmış olurlar. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?