Reklamı Kapat

Ramazan’dan beklentiler ve hayatı güzelleştiren oruç

Oruç, ahlakı güzelleştiren ve bireyi terbiye eden yapıya sahip bir ibadet olarak önemlidir.

Ramazan ayında nefis muhasebesi/özeleştiri yapmak, orucun hayatımıza etkilerini ve durumumuzu gözden geçirmemiz elzem bir görevdir. Bu görev, büyük bir ibadet olan tefekkürün de bir parçasıdır.

Müslümandan beklenen; inandığı gerçekleri, hayatında uygulaması ve ibadetleriyle ahlaklı bir birey haline gelmesidir.

Günümüzde Müslümanların iman ve ibadet konusuna büyük önem verdikleri ama ahlaki yapının ciddi zaafa uğradığı gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Ahlakı da nezaket ve görgü kurallarından ibaret gören bir düşünce de başka bir zaafımız olarak önümüzde durmaktadır.

Bugün ibadetlerin “boğazımızdan aşağı” geçmemesinin bir sonucu olarak toplumsal bir güven krizi yaşıyoruz.

NEREDE HATA YAPTIK?

Muhammed'ül-emin olarak bilinen yüce Peygamberin ümmetinin “güvenilir” olma vasfını kaybettiği bir çağdayız.

Bunun birçok nedeni arasında; insanların heva ve heveslerine, çıkar ve egolarına fazla yönelmiş olmaları sayılabilir. Bu durum, insanın fıtrata aykırı yaşamasından kaynaklanmaktadır.

Günümüz dünyasının insanlara dayattığı, kapitalist anlayış ve liberal yaşam tarzının ortaya çıkardığı ruhsal ve bedensel birtakım problemler vardır.

Aşırı lüks düşkünlüğü ve her şeye sahip olma arzusu, bu yeni hayat tarzının doğal bir neticesidir.

Bu yeni hayat tarzı, insanın ahlaki vazifelerini yapmasını engellemekte ve çeşitli buhranlara sebebiyet vermektedir. “Güven krizi” ve müminlerin “bir bedenin parçaları” gibi yaşamasını engellemesi bunlar arasında iki büyük kriz olarak karşımıza çıkmaktadır.

Aslında ibadetlerin samimi bir iman ve ihsan içerisinde yerine getirilerek, sorunları çözmesi ve bireyi ıslah etmesi beklenirken, sadece şekilsel bir eylem olmaktan ve zevahiri kurtarmaktan öteye gitmediği görülmektedir.

RAMAZAN’DAN BEKLENTİLER

Özetle; herkesin şapkayı önüne koyup Allah rızası için yaptığı ibadetlerin hareketlerine ve davranışlarına ne kadar etki ettiğini sorgulaması yani nefis muhasebesi yapması gerekir. Bu görev esasen oruçlu kimseden beklenen bir davranıştır.

Eğer oruç tutmakla tutmamak arasında, iç ve dış dünyamızda bir fark yoksa ya da bireysel ve toplumsal hayatımızda bir değişiklik olmadıysa aynaya tekrar bakalım, hayatımızı gözden geçirelim. “Nerede hata yaptık?” diyelim.

Okuduğumuz Kur’an bizi değiştirmemiş ve iç dünyamızda arınmaya yol açmamışsa silkinelim, kendimize gelelim.

Kur’an’ın mesajları hayatımıza yön vermemiş ve bizi kendimize getirmemişse bir kez daha düşünelim.

Bilelim ki bu ayda Müslüman olduğunu sadece -Ramazan ayında hatırlayan insanlarla- yıl boyu ibadete devam eden insanlar arasında fark olmalıdır.

Kişiye altın tepside sunulan bir fırsat olarak ramazan ayını değerlendiremediysek ya da ramazan öncesiyle ramazan sonrası hayatımızda bir değişiklik olmadıysa bir kez daha düşünelim.

Eğer cumadan cumaya camiye gidenle, İslami şuura sahip insan Ramazan ayını aynı ibadetlerle tamamlıyorsa başka söze hacet yok.

Evet, Ramazan beklentilerimizi karşıladı mı ya da biz Ramazan’ın bizden beklentilerinin ne kadarını karşılayabildik? 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Necmettin Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Bir Garip - Zaman değişti, zamana karşı islamın ve iman hakikatlerinin yolunu tutanlar ise zamanın azizliğinde küçük görüldü. Haksızlık çoğaldı Hakkı savunan ise içinde gömülüp kaldı. İyi insanlar kendi içlerinde , bir köşeye çekilip Rabblerine yalvardı. Çünkü artık iyiyi kötüyü ayıracak mizan kalmadı. Kişiler, ana babalarının yaptıklarıyla önyargıyla yargılandı, kimse kalbini açıp içine bakmadı ,halbuki ne güzel niyetler vardı.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Nisan 16:48
01

Eski Dostun, Istanbuld - Zafer süngünün ucundadır, Kara harekatı yapılmadan zafer'e erilmez. Müslümanlıkta da bu böyledir. İlk çağlaradöneceksin. Taş ya da tunç devrine. Efendimiz'in günlerine bile dönmeyi kimse istemez. Herkez alışmıştır islamsızlığa. MODANİZA'dan giyinmeye.

Taş devri de Allah'ınbirnimeti olarak gökten inecek. Sanırım buna dakıyamet deniliyor. Sorun çevrenizdeki müslüman kerdeşlerimize, siyasetçilere, tüccarlara papazlara ve imamlara, istiyorlar mı kıyameti. Bütün besele cocuklara öğretilen İslamın, müslümünlığın şartlarının mutlak sayıya bağlanmış olması

Namaz oruç haç vegerekli ise zekat ve elime-i şehadet. Hepsi bu kadar. Gerisi fasa fiso.İnanç ve kabul böyle olursa sizler ve biszler de yakınıp dururuz gördüğümüz manzana karşısında.

Hiç kafanı yorma dostum. Allah'a teslim ol gitsin.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Nisan 10:55


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?