Reklamı Kapat

Bu nasıl bir ‘soykırım’!

* Hagop Gırcikyan

* Hovhannes Dadyan

* Mihran Düzyan

* Kirkor Ağaton

* Garabed Artin

* Aleksandr Karatedori

* Artin Dadyan

* Manuk Azaryan

* Krikor Azaryan

* Ohannes Kuyumcuyan

* Bedros Kuyumcuyan

* Gabriel Noradunkyan

* Diran Bey

* Karabet Dakes Efendi

* Yusuf Dominyan

* Maksim Efendi

* Yusuf Pozik Azaryan Efendi

* Leon Peşeni Efendi

* Yusuf Zeki Efendi

***

Osmanlı bürokrasisinde belirli bir dönemde görev alan Ermenilerden sadece birkaçı, yukarıda saydığım isimler.

Asırlar boyunca, daha çok sayıda Ermeni bürokrat görev aldı, Osmanlı İmparatorluğu’nda.  Peki, sormak gerekmez mi; Osmanlı Devleti nasıl bir “soykırım” (sözde) yapmış!

Duyamadım, bir kez daha tekrar eder misiniz!

10 MADDEDE TEHCİR GERÇEĞİ!

Tehcir Kanunu, Osmanlı Devleti’ne karşı casusluk ve ihanetleri görülenlerin, ayrı ayrı -veya birlikte savaş alanlarından uzak yerlere “sevk ve iskanı” için 27 Mayıs 1915’de çıkarılan bir kanun.

Biraz ayrıntı vermek gerekirse… Tarihi gerçeklerden yola çıkarak, tarihçilerin, arşivlerin ortaya koyduğu tezleri şu şekilde özetlemek ve toparlamak mümkün;

1) “Tehcir Kanunu” olarak bilinen ve fakat Türk ordusu savaş alanında olduğu için cephe gerisinde oluşan isyan ve ayaklanmaları önleme amacı taşıyan, “Savaş zamanında hükümet uygulamalarına karşı gelenler için asker tarafından uygulanacak önlemler hakkına geçici kanun” 27 Mayıs 1915 tarihinde kabul edildi.

2) Kanun, 1 Haziran 1915 günü dönemin Resmi Gazetesi Takvim-i Vekayi’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

3) Geçici kanunun birinci maddesi; ordu, kolordu ve fırka komutanlarına, savaş sırasında Hükümetin emirlerine, ülkenin savunulmasına ve huzurun korunmasına karşı çıkanlara, silahlı saldırı veya direnişte bulunanlara karşı derhal askeri önlem alma, tecavüz ve direniş sırasında isyancıları yok etme yetkisi vermektedir.

4) Geçici kanunun ikinci maddesi aynı komutanlara, casusluk ve vatana ihanet ettikleri anlaşılan köy ve kasaba halkını, tek tek veya toplu halde başka yerlere sevk ve iskan ettirme yetkisi veriyordu.

5) 10 Haziran 1915 tarihinde yayımlanan bir yazı ile göçe tabi tutulan Ermenilerin malları koruma altına alındı.

6) Bir başkan ile biri idari diğeri de maliyeci olmak üzere iki üyeden oluşan “Terkedilmiş Mallar Komisyonu” kuruldu. Bu komisyonlar, boşaltılan köy ve kasabalardaki Ermenilere ait malları tespit etti, ayrıntılı defterlerini tuttu. Defterlerden biri bölgesel kiliselerde korundu, biri bölge yönetimine verildi, biri de komisyonda kaldı.

7) Bozulabilir eşya ile hayvanlar açık artırma ile satıldı ve parası korundu. Komisyon gönderilmeyen yerlerde, bildiri hükümlerini bölgelerdeki görevliler yerine getirdi. Bu malların Ermeniler dönünceye kadar korunmasından hem komisyon, hem de bölge yöneticileri sorumlu oldu.

8) 27 Mayıs 1915 tarihli kanun ve 10 Haziran 1915 tarihli emir yazılarından da anlaşılacağı gibi, Talat Paşa’nın başlattığı ve Meclis’in de uygun gördüğü yer değiştirme uygulaması, “doğrudan doğruya cephelerin güvenini sarsacak bölgeleri” kapsamaktaydı. Bunlardan birincisi Kafkas ve İran cephesinin geri bölgesini oluşturan Erzurum, Van ve Bitlis dolaylarıydı. İkincisi ise Sina cephesi gerilerini oluşturan Mersin-İskenderun bölgeleriydi. Çünkü Ermeniler bu bölgelerde düşmanla işbirliği yapmakta ve onların çıkarma yapmalarını kolaylaştıracak faaliyetlerde bulunmaktaydılar.

9) “Savaş halinde devlet yönetimine karşı gelenler için askeri birliklerce alınacak önlemleri” içeren kanun, tamamen devleti ve kanun düzenini korumaya yönelik bir yetki kanunuydu.

10) Tehcir Kanunu’nun en karakteristik yanı ise şuydu; “kanun metninde herhangi bir etnik grup veya zümrenin adından söz edilmiyor hatta ima dahi edilmiyordu. Kanun kapsamına giren Müslüman, Rum ve Ermeni asıllı Osmanlı vatandaşları yerlerinden başka yerlere göç ettirilerek yerleştirmeye tabi tutulmuştur.

NE VAR BU KANUN METNİNDE!

* Türk Tarih Kurumu eski Başkanı, Tarihçi, Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, ‘Ermeni Tehcirine Dair Gerçekler’ (1915, TTK Yayını) adlı eserinde, Tehcir Kanunu’nun maddelerini şöyle zikrediyor:

* Madde 1: Sefer zamanında ordu, kolordu ve tümen komutanları ve bunların vekilleri ve bağımsız bölge komutanları, halk tarafından herhangi bir şekilde hükümet emirlerine, yurt savunmasına, mevcut düzene ve güvenlik işlerine karşı durum alan ve silahla saldıran ve direnenleri görürlerse hemen askeri kuvvetlerle karşı koyacaklardır, saldırı ve direnmeyi kökünden yok etmekle yetkili ve yükümlüdür.

* Madde 2: Ordu ve bağımsız kolordu ve tümen komutanları, askeri nedenlere dayanan, casusluk ve hainliklerini hissettikleri bölge halkını, tek tek veya toplu olarak memleketin diğer bölgelerine gönderilebilirler ve oralarda oturtabilirler.

* Madde 3: Bu kanun yayınlandığı tarihten itibaren geçerlidir.

BIDEN’İN AÇIKLAMALARININ HUKUKİ BİR KARŞILIĞI YOK!

ABD Başkanı’nın sözde ‘soykırım’la ilgili açıklamalarının hukuki temeli var mı?

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül diyor ki; “Ülkemizin de taraf olduğu Soykırım Sözleşmesi ve bu Sözleşmeyi yorumlayan UAD (Uluslararası Adalet Divanı) içtihatları dikkate alındığında, ABD Devlet Başkanı’nın açıklamalarının hukuki bir karşılığı yoktur. Bireylerin olduğu gibi devletlerin de lekelenmeme hakkı vardır. Tamamen siyasi saiklerle ortaya atılan mesnetsiz iddialar, asırlar boyunca adalet ve hukukla yaşamış bir milletin şanlı tarihine çamur atma arayışından başka bir anlama gelmemektedir.”

MEKÂNI CENNET OLSUN

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’ın eşi Hatice Kurdaş hanımefendiyi ebediyete duâlarla uğurladık. Kabri, Merkezefendi’de, Erbakan Hoca’mızın kabrinin hemen bitişiğinde. Rabbim rahmet eylesin. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Peygamberimiz Efendimize (S.A.V.) komşu olsun. Kurdaş ailesine sabr-ı cemil niyaz ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Nahit Sazoglu - Turkler ermenilere hic bir zaman soykirim yapmamistir siyonist biden ulkemizi sikistirmak icin bunu soyluyor bm nato imf dunya bankasi unesco gibi siyonist kuruluslardan iliskimizi kesmeliyiz ulkemizde lions rotary kulupleri ve mason localarinin faaliyetleri iyice denetlenmeli

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 28 Nisan 18:05
01

Betül Korkmaz - Yapamadığımız bir soykırım yüzünden bu kadar gündemde yer alıyoruz ama hiç kimse gözle görülen ırkçılığı, soykırımı gündemde tutmuyor , ne çabuk unutuldu siyahi adamları öldürenler ne çabuk unutuldu toplu mezarlar ......... bunlar gündemde olacağına yapmadığımız bir soykırım yüzünden gündemde olmak içler acısı bununla ilgili bir sürü yazı, makale söz yazabilirsiniz. Ama ben yapılan gerçek soykırımları gündemde tutacağım SAVAŞ ÖLÜNCE DEĞİL, DÜŞMANA BENZEYİNCE KAYBEDİLİR.”.... BİZ HİÇ KAYBETMEDIK ÇÜNKÜ SIZE ASLA SIZE BENZEMEDIK ... BENZEMIYECEGİZ DE ..

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 28 Nisan 10:37


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?