Reklamı Kapat

Din - le !

Kelam, hem söylem(e) hem de söyleyiş biçimidir. Etki üreten bu bütünlüktür. “Türkiye’deki din dili gençlerde nasıl karşılık buluyor” çalışması, gençliğin bu etkiyi arayışıdır. “Genç Gönüllüler”in yaptıkları tespit, teşhis ve önerilere kulak vererek sözler yüceltilmelidir. Şüphesiz “Allah’ın sözü en yücedir!”

Tutarsızlık ve Hamaset

“İlham veren buluşmalar”, üç tespitle başlıyor. Birincisi: “Türkiye’de din adına konuşan insanlar Türkiye’nin sosyolojisine ve insanların psikolojilerine ne kadar hakim?” İkincisi: “Kürsülerden ateşli ve hararetli şeklinde naralar atanlar neden Türkiye’nin siyasi ve toplumsal gerçekliklerinden uzak?” Üçüncüsü ise; “popüler hocalar neden insanlarla basit ve çeşitli hususlarda problemli?”

Bu sorular, “toplum önünde farklı, gerçekte farklı görünen insanların tutarsızlığı”na ve hamasetine dikkat çekiyor. Tutarsızlık ve hamaset yüzünden, “popüler din dili basit olanı zorlaştırıyor, insanları dinden soğutuyor!” Bu yüzden “bazı kelimeler çok yorgun, uçlarda yaşanıyor, kopan iletişimden dolayı suskunluk sarmalı” var!

Şahsiyet ve Meziyet

Problem “suni soru ve sorunlar”, daha doğrusu; “Türkiye’de yüksek din dili olmamasıdır!” Gençlerin arayışı özellikle “Anadolu’dan büyük şehirlere gelen ve çatışma yaşayanlar”da yoğunlaşıyor. Soru(n)larına cevap bulamayanlar “piyasadaki 3-5 hocaya mahkum değiliz” diyor ya da “dini meselelere nötr kalıyor!”

“İslam’ın din dili, karakteri, şahsiyeti ve birikimi güçlü insanlar tarafından etki üretiyor” olmasına Ramazan’da yeniden şahit olduk. Bu açıdan “İslam’ın güçlü kimselerle temsili” ve “İslam ülkelerinin güçlü bir alt yapıya ihtiyacı” var. Çözüm; “siyaset ve diyanet mesafesini korumak” ve “şahsiyetli ve meziyetli insanların din dilini güzelleştirmek”ten geçiyor.

İtiraz ve İtaat Dengesi

Araştırmalar, “asi, aykırı, itiraz etmeyi seven, hayat tarzı değişik bir gençlik” tespiti yapıyor ancak bunlar olumsuz ifadeler gibi yansıtılıyor. Aslında bütün bunların İslâm’da bir karşılığı var. Çünkü İslâm; “itiraz”la başlar! Bütün peygamberlerin etrafında gençlerin yer alması bu açıdan yeniden düşünülmelidir.

İtiraz ve itaat dengesi kuracak “itidalli bir din diline ihtiyaç var!” Bu kelam için; “kelimeler özenle seçilmeli, hatipler mütevazı olmalı”dır. En önemlisi ise, “dinden bahseden herkes sosyoloji ve psikoloji eğitimi” almalı ve pedagojiye hakim olmalıdır. İletişim gücü, kişinin kime neyi ne zaman söyleyeceğini bilmesi olsa da, bu gücün etki üretmesi; bilginin hal diline dönüşmesiyledir. Çünkü en önemli mesaj, insanın kendisidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?