Reklamı Kapat

İtirazların sessizlik halleri

Toplumsal homurdanmaların başladığı zamanlarda bir memnuniyetsizlik hali göze çarpar. Bu durumu son zamanlarda rahatlıkla gözlemleyebiliyoruz. Toplumda genel bir memnuniyetsizliğin olduğu bir gerçek. Ve bu artık gizlenemez bir hâl almış durumda. Fakat burada göze çarpan husus bu memnuniyetsizlikle beraber yükselen itirazların sessizleşmesi yani siyasi hiyerarşide bir karşılık bulmamasıdır.

Yakın zamanlarda bir seçim gözükmemesi belki bunu açıklayabilir ama erkin en azından bu homurtuları çığlığa dönüştürmeden gerekli önlemleri alacak siyasi manevraları yapmış olması gerekir. Bu durum bize göstermektedir ki, yükselen itirazların siyasi erkin duruşuna bir etkisi yok. Homurdanmalarla başlayıp yükselen bir sesten bahsederken bunun aslında yeni bir sessizlik ürettiğini görüyoruz. Biz bu duruma itirazların sessizlik hali diyebiliriz. Bu sessizliği açıklayabilmek için de itirazların üç farklı duruşunu izah etmeye ihtiyaç vardır.

Birinci durum itirazın öznesizlik halidir. Artık gizlenemeyen olumsuzlukların dışa vurumunda öznenin yok sayılmasıdır. Kamuoyu tarafından ifade edilen şekliyle buna öznesiz eleştiriler diyoruz. Bu aslında daha çok mevcut yönetimi destekleyen kişi ve grupların varlığı inkâr edilemeyen olumsuzlukları sahiplenmeme adına yükselttiği sestir. Fakat bunu yaparken çeşitli gerekçelerle ya özneyi gizli tutuyor ya da dikkatleri başkalarına yönlendiriyorlar. Böylece hem kamuoyu nezdinde kendilerini aklayarak kendince sorumluluğu üzerlerinden savıyor hem de bulundukları pozisyona meşruiyet sağlamak adına “gerektiğinde itiraz da yapıyoruz” mazeretine sığınıyorlar.

İkinci durum ise itirazın eylemsizlik halidir. Buna daha çok sosyal medya üzerinde yürüyen itirazlarda rastlıyoruz. İtiraz edilen noktalarla ilgili hassasiyetlerin fiili hayatta karşılık bulmaması bunun temel sebebidir. Örneğin doğaya ve doğallığa olan duyarlılığın sosyal medya üzerinden ne kadar işlendiğini görüyoruz. Bir ağacın yok olmasına karşı gösterilen hassasiyet elbette herkesi memnun ediyor. Ama aynı hassasiyet sahiplerinin doğayla irtibatlarının olmadığı da bir gerçek. Bunu genellemek istemiyorum ama niceliksel fazlalığını da görmezden gelemeyiz. Doğayla irtibatın olmamasını sadece kentleşmenin zorunluluğu ile açıklayamayız. Tercihen de doğayla irtibat kurulamıyor. Çünkü konfor zahmete galebe çalıyor. İşte bu durum yapılan itirazın sessizleşmesine ve silikleşmesine neden oluyor. Bu örneği ekonominin pratiğine de uyarlayabiliriz.

Bir diğer durum ise itirazın baskılanmış halidir. Bu durum itirazların siyasi erkin imkânları kullanılarak itibarsızlaştırılması ve kriminalize edilmesiyle oluşur. Daha çok hukukun siyasallaşmasıyla ortaya çıkan güç karmaşasının bir neticesidir. Böylece edilen itirazların kamuoyuna taşınamaması gibi bir sonuçla karşılaşılıyor. Çünkü hukuk ve kolluk kuvvetlerinin imkânı bu itirazları hem itibarsızlaştırıyor hem de yasal zeminden uzaklaştırıyor. Netice itibariyle olumsuzluklar karşısında yükselen ses, itirazın sessizleştirilmesiyle amacına ulaşamıyor.

O yüzden bir olumsuzluğun varlığına yükseltilen sesi daha gür kılabilmek için; itiraz edenin itiraz edilen merciiyle gönül veya çıkar bağının olmaması, itiraz edilen hususun pratik hayatın bir parçası olması ve itirazın baskılanmasını engelleyecek daha sağlam yasal zeminin kurulması gerekir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?