Reklamı Kapat

İnce ruhlular ve kabalar

Elbet insandan insana fark bulunmakta.

Kutlu kitapta bunu bildirmekte zaten.

Ashabu’l Yemîn; sağduyulular, ince ruhlular, haktan, doğrudan yana olanlar.

Ashabüş-Şimal; inanmayanlar, azanlar, fakirin ihtiyacını gidermeyenler, onlara zulmedenler, şımarık ve keyfine düşkünler.

Onları öyle başka yerlerde aramaya gerek yok.

Yakınımız olabilirler, nimete saygısızlıkta bulunurlar, israf ederler.

“Birleşmiş Milletler (BM) Çevre Programı tarafından hazırlanan 2021 BM Gıda İsrafı Endeksi Raporu'na göre: Türkiye’de her yıl 11,3 milyon tondan fazla gıda israf ediliyor.

Türkiye'de her yıl kişi başına evlerde 93 kg, restoranlarda 28 kg ve satış noktalarında 16 kg yiyecek çöpe atılıyor. Türkiye, dünya genelinde en fazla gıdanın israf edildiği ülkeler arasında yer alıyor.”

Konuklara aşırı yemek ikramı ya da dışarıda yenilen yemekte küheylan kesilip tabağı bitirmeden çöpe atmak.

Son günlerde Ashabu’l Yemîn’i en fazla inciten olaylardan biri de, televizyonlardaki programlarda ailelere yapılan talan. Para kazanma hırsı ile neye saldıracaklarını şaşırmış şımarık ve keyfine düşkün kesim, bir ara evlilik programları ile değerlerimizi rencide etmekteydi.

Şimdi de ailelerin sorunlarını pazara çıkarıp didiklemekteler, canlı yayınlarda çocukların DNA testlerini bile açıklayarak, reyting uğruna insanların psikolojilerini bozmaktalar. Seçtikleri kişiler, evlenmeleri bile yanlış olan akılca noksanlık taşıyan kesim; onların kendilerini ifade etmeleri bile zor olurken; alıp sazı ellerine diledikleri kadar sansasyon yapıp para hırsları için insanları mağdur etmekteler. Evden kaçıp, yoğurtçu ya da yufkacı ile giden kıt akıllı kadınların aile dramlarından rant üretip beslenmek ancak azgınların yapabileceği bir insan düşmanlığı.

Eğer anlatmak istiyorsan güzel örnekleri bırak toplumun önüne.

İnce ruhlu bir insanın hikâyesini okudum geçen gün.

Ankara’da yaşayan 69 yaşındaki emekli öğretmen M. Orhan, 5 yıldır gezdiği Çubuk Çayı Vadisi'ndeki yabani meyve ağaçlarını aşılıyor.

Öğretmenlikten emekli olduktan sonra sık sık doğa yürüyüşlerine çıkan Orhan, vadideki yaban hayvanlarının yiyecek bulmakta güçlük çektiğini fark etti.

Dolaştığı vadiyi daha yeşil bir alana kavuşturmak hem hayvanların hem de vadiye gelen insanların meyve yemesini sağlamak isteyen Orhan, yabani meyve ağaçlarını elma, armut, dut gibi meyvelerle aşılamaya başladı.

Her yıl önceden tespit ettiği yabani meyve ağaçlarını ekim ayında budayan Orhan, budaması yapılan ağaçlara da Mart ve Nisan aylarında aşılama yapıyor.

Yaklaşık 5 yılda 130'un üzerinde ağacı meyvelerle aşılayan Orhan, bu ağaçlarla çocuğu gibi ilgileniyor.

Emekli aylığının bir kısmıyla meyve fidanları da alan Orhan, herkesin doğaya sahip çıkması gerektiğine dikkat çekmekte.

Hastalığından dolayı zaman zaman rahatsızlansa da ağaçlarla ilgilenmeyi hiç bırakmadığını söylemekte.”

İnsana yaşama sevinci veren güzel bir örnek emekli öğretmenin yaptığı.

O aslında emekli olmamış hâlâ insanlara hakkaniyeti, doğruluğu, insanın varoluş gayesini öğretmeye devam etmekte.

Elbet yaradılıştan avantajlı zira ince ruhlu olarak bezenmiş ve yeşil vadiye gönderilmiş.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder

# Ankara

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?