Reklamı Kapat

Allah’ın sözü haktır

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

İnsanı topraktan yaratan Allah’ın her sözü haktır ve gerçektir. Kur’an, Allah’ın hak sözüdür. Bu hak söze, itaat ve itibar ederek adil bir düzen ve hakkı üstün tutan bir medeniyet kuran toplumlar dünyada da, ahirette de saadet bulurlar. Nisa 87: “Allah'tan başka ilah yoktur. O, sizi geleceğinde şüphe olmayan kıyamet gününde bir araya toplayacaktır. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?” Yaratan, yaşatan ve yöneten Allah kendisini: “Deki o Allah birdir” olarak tanıtır. Gerçekten Allah’tan başka sözüne itaat ve itibar edilecek başka ilah yoktur. Müslüman, buna iman etmiştir. Sahte ilahların, azgın zalimlerin içi boş batıl sözlerine itibar ve itaat ederek düzen ve medeniyet kuranlar ise dünyada da ahirette de perişan ve rezil olurlar. Bir olan Allah; bedenimizi faklı coğrafyalardan gelen gıdalar ile topladığı gibi kıyamet gü¬nünde de toplayacaktır. Allah, sözlerin en doğrusunu söyler. İslam’a karşı münafıklık edenler kesinlikle inkârcıdırlar. Günümüzde münafıklar; meydanlarda, balkon konuşmalarında, televizyonlarda, Allah, Kur'an, Peygamber, İslam gibi kelimeleri kullanmalarına, yolumuz hak yoldur demelerine rağmen, kötülükleri emreden faizci düzeni yürütmekten imtina etmezler. Müslümanlar, bu asrın münafıklarına karşı iki guruba ayrılırlar. Birincisi, “Ne yapsınlar, bu işler birden olmuyor, faizci düzeni yürütüyorlar, Batı ahlakını öneriyorlar, materyalist eğitim yapıyorlar, zalimleri ve İslam düşmanlarını sırdaş ediniyorlar ama bizim gibi Kur’an okuyorlar, namaz kılıyorlar, biz de faize, kumara, içkiye, zinaya, harama karşıyız diyorlar, şimdilik bunlara güçleri yetiyor, bunlar da Müslüman’dır” diyen gruptur. İkincisi ise, “Batı medeniyetini ve müktesebatını, Kur’an’ın, sünnetin ve salim İslam fıkhı müktesebatının yerine koyan, faizci kapitalist düzeni yürüterek Allah ve Resulüne karşı harp halinde olanlar, bu insanlar namaz kılsalar, cenazelerde Kur’an okusalar, seneyi oruçlu geçirseler bile bunlar, şuurlu bir Müslüman değil, inkârcı ve işbirlikçi münafıklardır” diyen gruptur. Rabbimiz bizi uyarıyor: Nisa 88: “Size ne oldu da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Oysa Allah onları işlediklerinden dolayı baş aşağı çevirmiştir. Siz Allah'ın saptırdıklarını mı doğru yola eriştirmek istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, onun için bir yol bulamazsın.” Bu ayet, Rabbimizden gelen hak bir söz değil midir? Müslümanlık iddia ile değil, ispat iledir.

KÖTÜLÜĞE ÇAĞIRANLAR

Şeytan, insanı kötülüğe çağırır. Şeytanın dostu ve adamları inkârcı ve ırkçı Yahudiler, müşrik ve inkârcı Hıristiyanlar, işbirlikçi ve inkârcı münafıklar da insan ve toplumları kötülüğe çağırırlar. İnsanların mallarını batıl yollarla yiyen rantiyeci, yaptığı işin kötü olduğunu bildiği halde herkesin rantiyeci olma¬sını istermiş. Çünkü herkes rantiyeci olursa kendisine rantiyeci denmez. Kâfirler, Hıristiyanlar, Yahudiler ve münafıklar kendi sapık inanç ve düzenlerinin farkın¬dalar. Müslümanların sahip olduğu İslam dininin doğru ve hak olduğunu da bilirler ama hasetlerinden Müslümanların da kendileri gibi olmasını isterler. Bakara 135: “Yahudiler ve Hıristiyanlar: ‘Yahudi ya da Hıristiyan olunuz ki, doğru, hak yolu bulmuş olasınız’ dediler. Sen de: ‘Hayır, hanif olan, Hakk’a ve tevhide yönelik İbrahim'in dininde, İslam dininde birleşelim. Hiçbir zaman o, ilahlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan, gizli şirk yaşayan, başka otoriteleri de kabul eden müşriklerden, putperestlerden olmadı’ de.” Bu ayet de Rabbimizin hak sözlerindendir. Bu ayet, bizi kötülüklere ve günah ortaklığına çağıranlara karşı takınacağımız Müslüman’ca tavrı telkin etmektedir. İyi bir koşucu önde giderken, çelme takıp ayağını kıran tembel koşu¬cuya madalya verilmez. Okuyarak cehaletten kurtulup yükseleni, aşağıya doğru çeken şahıs alkışlanmaz. Biz inananlar, Milli Görüş’ümüz olan İslam’a kâmil manada din ve düzen olarak teslim olmadan içinde bulunduğumuz zilletten ve aşağılık durumdan kurtulamayız. Müslüman’ın temel görevi, insanları hayra çağırmak, iyiliği emretmek, kötülüğün her türlüsü ile mücadele etmektir. Milli Görüş, bu yolda bulunmak ve bu şuura sahip olmaktır.

YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE

Türkiye’nin bugünkü hali, Müslüman bir ülkenin, kendi Milli Görüş’ü olan İslam’dan din ve düzen olarak kopması, bunun yerine Batı inkârcılığının, şirkinin, ırkçılığının ürünü olan kapitalizmi ikame etmesinin örneğidir. Bu tercih; Anadolu insanını aç ve işsiz bırakmış, borca esir etmiş ve manevi değerlerinden uzaklaştırmıştır. Bu Müslüman milletimiz bakımından yanlış bir tercih olmuştur. Buradan çıkış, yeniden İslam’a dönmekle mümkündür. Yeniden Büyük Türkiye sadece hakkı üstün tutan Milli Görüş ile kurulabilir. Önce Ahlâk ve Maneviyat; Yeniden Büyük Türkiye’nin inşasında önemli bir esastır. Ahlâk ve maneviyat olmadan güçlü bir ülke olunamaz. Bunun için yapılması gereken ilk iş materyalist eğitimden vazgeçmektir. Bunun yerine tevhidi ve ahireti önemseyen bir eğitimi ikame etmek gerekir. Bu eğitim ile yetişen nesiller, toplum barışını sağlarlar, her alanda üreten bir Türkiye’yi kararlılıkla inşa etmeye çalışırlar. Tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi, yerli ve milli sanayinin kurulması, madenlerin işletilmesi milletimizin refah seviyesini artıracaktır. Ülkemizde bu anlamda bir yapan ve yıkan mücadelesi yaşanmaktadır. Arada bir milliciler ve Milli Görüş iktidara gelmiş yapmış, arkasından işbirlikçiler iktidara gelmiş ve yıkmışlardır. Ülkemizde yıkım devam ediyor. Ülkemizin yapan gücü Milli Görüş’tür. Milli Görüş; Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya kurmayı hedefleyen Türkiye’nin tek yerli ve milli hareketidir. Milli Görüş, ülkeyi ve milleti düşünerek yapmaya çalışırken, işbirlikçiler çıkar ve iktidarlarını korumak için yapılanı yıkıyorlar. Bunun için ülkenin kalkınması, milletimizin refahı sadece Saadet Partisi iktidarı ile sağlanabilir. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?