Reklamı Kapat

ASL Notları...

Bir gece Avrupa’nın 12 dev markası (6 İngiliz: Liverpool, M. United, M. City, Arsenal, Chelsea, Tottenham; 3 İspanyol: Barcelona, R. Madrid, A. Madrid ve 3 İtalyan: Milan, İnter, Juventus) Avrupa Süper Ligi’ni kurduklarını açıkladı.

Tüm spor otoriteleri, paydaşları için belki sürprizdi. Bazıları için belki değildi. ASL’nin Başkanı, R. Madrid’in Başkanı Perez’di. Yardımcılığını Juventus’un Başkanı Agnelli yapacaktı. Diğer yardımcılar ise Liverpool, Arsenal ve M. United’ın Amerikalı patronları olacaktı. Tabii bu Avrupa Süper Ligi’ni (ASL) ABD’nin en büyük yatırım bankası JP Morgan finanse edecekti. Söylenenlere göre JP Morgan 6 milyar dolarlık bir yatırım yapacaktı. JP Morgan’ın yanı sıra Katarlı sponsorlar ve Rus oligarklar da bu projeye destek vereceklerdi.

İlk önce kimse ne olduğunu anlayamadı. Herkes bir şeyler söylüyordu. ASL Başkanı Perez, “UEFA’nın kuklası değiliz. Pandemi sürecinde gelirlerimiz düştü. Zararımız büyük” derken, UEFA Başkanı Ceferin bu projeye ülke federasyonları ve takımların destek vermemesi gerektiğini ifade etti. 6 İngiliz kulübün kurucu olması nedeniyle İngiliz Başbakanı Johnson da devreye girdi. UEFA yaptırımlarla tehdit etti. Johnson siyasi gücünü kullanarak ülke içinde yaptırımlar uygulayacağını söyledi. Bu sıralarda M. United eski teknik direktörü Sir Alex Ferguson, M. City Menajeri Guardiola ve Liverpool Menajeri Klopp açıklamalar yaparak rekabetin biteceği, kaybetme duygusunun yok olacağı ve çevre liglerin biteceğini belirttiler. Taraftarları ise bu lige sıcak bakmıyordu ve protesto etmeye ve giderek de sert bir şekilde bunu göstermeye başladılar.

Sonuçta Ceferin ve Johnson’un söylediklerine kulak asmayan 12 takımın yönetimi ve başkanları menajerlerin, diğer kulüplerin ve de taraftarların sözlerine kayıtsız kalamadılar. Avrupa Süper Ligi (ASL) oluşumundan ayrılma kararları aldılar. İstifalar başladı. ASL Kurucular Yönetimi ise bu projeyi şimdilik askıya aldıklarını bildirerek durdurma kararı aldılar. Bir isyan, bir başkaldırı, bir restleşme ve bir rüya başlamadan bitti.

Neden bitti?

Yeri ve zamanı yanlıştı.

Projenin ruhu yoktu. Kimliği yoktu.

Sadece para kazanmak amaçlıydı. Manevi bir amacı yoktu.

Dev marka takımlar kendi içlerinde pek fazla tartışmamış ve tam mutabık kalmamıştı.

Alman ve Fransız takımları yoktu.

Formatı net değildi ve yanlıştı.

Rekabetçi değildi. Etik değildi.

Maçlar, statlar, güvenlik, ülke geçişleri konuşulmamıştı.

Ülkeler ve UEFA futbolculara, takımlara ve yöneticilere izin verecek miydi?

Tüm bunlara rağmen Avrupa Süper Ligi’ni kuranlar en azından UEFA’yı harekete geçirdi. İsyan bayrağını açtı. UEFA 2024-2025 sezonunda farklı bir lig formatına geçeceğini açıkladı. Ve artık fincancı katırları ürkmüştü. Ve futbol artık faklı bir yola girdi.

Yıllar önce de Avrupa Süper Ligi kurma söylentileri olmuş, UEFA Şampiyon Kulüpler Şampiyonası Şampiyon Ligi olmuştu.

Konu aslında çok su götürecek çok yazılıp çizilecek bir konudur. Tezatları da içinde barındırıyor. Herkes futbolun biteceği çevre liglerin zarar göreceğini belirtiyor. Fakat UEFA “figüran takımlar” dediğim ekipler için bir proje düzenlemiyor. Şampiyonlar ligi görmeden elenen ülke şampiyonları var. Diğer taraftan ligin üçüncüleri, dördüncüleri Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan giriyor.

PSG şimdilik bu oluşumun içinde yer almadı. Nedeni PSG’nin Başkanı, aynı zaman da Şampiyonlar Ligi naklen yayın haklarını satın alan beIN Sports’un CEO’su Nasr El Halifi’dir. Katar Spor Yatırımları Genel Müdürü’dür. Katar Tenis Federasyonu Başkanı’dır. Asya Tenis Federasyonu Başkan Yardımcısı’dır. Katar Emiri’nin ise “Belgesiz” Bakan’ıdır.

Öte yandan, M. City, Liverpool, Chelsea taraftarları, “Sizlerden utanıyoruz” diyor. İyi de kardeşim bu yatırımcılar gelip, kulüpleri ayağa kaldırıp, şampiyon yaptıklarında alkışlıyordunuz. M. City’nin esamisi okunmuyordu. Chelsea’yi Clinton’un kızı olarak biliyorduk!

Ayrıca Ceferin, D. Zagreb, G. Rangers ve Galatasaray gibi takımlara ihtiyacımız var dedi. O zaman G. Saray, Juventus ile puan puana geldiğinde ikili averaja değil de ülke puanına bakılır uydurmasına UEFA niye izin verdi. UEFA ve FIFA legal futbol mafyasıdır. Bu kurumların olimpiyat duyguları asla yoktur. İhaleleri, seçimleri, gayrimenkulleri hakkında birçok iddialar mevcuttur. Platini ve Blatter gibi isimlerin karıştıkları davalar devam ediyor.

Yani sizin anlayacağınız işler tamamen duygusal. ABD’nin en büyük bankası, oligark Rus iş insanları, Katarlı ve diğer sponsor firmalar, bahis şirketleri ile UEFA hatta FIFA, henüz bu oluşumdan çıkarı olmayan Katar Spor Yatırımları (beIN Sports) ve çevre liglerin takımları karşı karşıya gelmişlerdir. 12 kurucu takım öyle veya böyle kazanan taraf olmuştur. Çünkü UEFA’yı format değiştirme yoluna sokmuştur.

Bana göre bunun rövanşı olacaktır. Eğer yukarıda yazılanları bir düzene koyar ve rekabetçi bir format ile çevre liglerin ekiplerini ve de federasyonlarını ikna ederlerse legal mafya halini almış ve siyasetin içine dalmış UEFA ve FIFA’yı devre dışı bırakabilirler.

O yüzden UEFA ve FIFA kendine bir çeki düzen vermeli. Futbolu kulüpler, fair-play ruhu ile yönetmeli. Aksi halde gidişat ve teslimiyet ufukta görünüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?