Reklamı Kapat

Bir gram altın

Bu sene oruç tutanların istatistiği yapıldı mı diye Google’a sordum. Henüz yapılmadığını yazısız kalarak geçiştirdi.

Ramazan ayının son haftasında yayınlanır zannederim.

Geçen senelerde yayınlanan istatistiklere göre  birileri dev rakamlarla gösterirken birileri de cüce rakamlarla gösterirken kimlerin yaptırdığını anlamak mümkin oluyor.

İstatistikçiler yalan söylemiyorlar.

İstatistik yaptıranı tanıdıklarından onun isteğini konuşmadan anlıyorlar ve yüksek veya eksik çıkacak yerlerde araştırma yapıyorlardır.

Seçim sonuçları konusundaki farkları yüzde beşi geçmezken oruç konusundaki farkları yüzde yirmi, otuz, kırk farkla sonuç açıklıyorlar.

Bu kanaate geçmiş yıllarda aynı yıl için verdikleri rakamlardan vardım.

Ben oldum olası, kendi istatistiğimi kendim yaparım.

En iyi tanıdığım, köyüm, mahallem benim için en sağlam araştırma yeridirler.

Elli yıl önce köyümüzde namaz kıldırabilecek iki kişi varken şimdilerde nüfusu yarıdan fazla azalan köyümde en az on kişi namaz kıldırabilir.

Çoğunluğu Hollanda’da olanlarımızdan en az yirminin üzerinde insanımız namaz kıldırabilir.

Elli yıl önce namaz kıldırabilen o iki merhumların ilmi seviyelerini de biliyorum, onların çok çok üzerinde ilahiyat mezunu en az on kişimiz var.

Sitemizde, “oruç tutmaz” diye bilinen bir aile yoktur.

Bazı arkadaşlar, Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndekilere bakarak, “İstanbul’a oruç gelmemiş” demesinler. Oruç tutanlar görülmez, oruç tutmayanlar görülür ve çok zannedilir.

Oruç tutmadığı görülenlerin de hasta olduğu, müsafir olduğu, bir başka mazereti bulunduğu hatırdan çıkarılmamalı.

Oruç tutanların sayısını az gösterenlerin verdikleri rakamlardan da olumsuz hava estirmeyin içinizde.

Senin, “O semtlere de Ramazan gelmiş midir” diye kendine sorduğun yerlerden çıkıyor o cüce rakam.

Sana göre az, ama oraları kendilerinden bilen yabancı ve yabanilere göre asıl oralarda o az rakam korkutur o yabanileri. Bir hanım telefonla soruyor, “Babam öldü. Kızı olarak babamın maaşından bana maaş bağlandı. İki sene sonra ben, bir zaruret nedeniyle dini nikâhla evlendiğim için bankadan paramı ‘haramdır’ diye almadım.

Benim maaşlarım orada birikmiş. Benim bunu almam mümkin değil. Eşimin azıcık maaşı bize yetiyor. Bankaya gittim, parayı almayacağımı, geri iade etmelerini söyledim, onlar, ‘Bu bizim işimiz değil, şimdi bu paraları sen bir al’ dediler ben de almadım. Şimdi ben ne yapabilirim?” dedi. “Haram rızık konusundaki hassasiyetiniz için sizi tebrik ederim. Bu konuda siz Sosyal Güvenlik Kurumu’na kadar gidiniz, orada sana yol gösterirler” diye cevap verdim.

İşte ülkemizin istatistiği budur.

Bir gram altın, bir ton pislikten değerlidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?