Reklamı Kapat

Toplumun gerçeği farklı

Türkiye gündemi öylesine hızla ve takip edilmesi imkansız şekilde değişiyor. Bu gündem maddelerinin çoğu birkaç gün konuşulup tartışılıyor ve sonra aniden unutuluveriyor. Bu “sıcak” tabir edilen gündem maddeleri değil de konuşulması gereken, kök salmış, acilen çözülmesi icap eden başlıkları, daha doğrusu meseleleri ise enine boyuna irdelemek, üstüne konuşmak lazım.

Mesela işsizlik meselesi, üzerine ciddi tartışmaların yapılması gereken, doğrudan insanı hedef aşan bir sorun. Açıklanan işsizlik verileri, ihracat, cari açık, bütçe açığı gibi diğer kalemlerde olduğu gibi sadece bir rakam değil; her rakam bir insana tekabül ediyor. Her insanın bir hayatı, ailesi var, zincirleme bir etkileşim söz konusu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Türk ekonomisinin yapısal sorunlarından birine dönüşen işsizliğe dair geçen hafta gençlerle bir söyleşide söylediği sözler ise hayli enteresan. Bir gencin “Birçok genç üniversitelerden başarılı bir şekilde mezun oluyor fakat istihdam sorunu yaşıyor. Acaba bir planlama sorunu mu var?” sorusuna, ki gayet güzel bir soru, Cumhurbaşkanı şöyle bir yanıt veriyor:

“Öncelikle işsizlikte iyi bir noktaya geldik diyebilirim. Bu ekonomik sıkıntıların yaşandığı bir dönemde, özellikle de 13 civarında bir konumdayız işsizlikte. Zaten 13 küsurdu, şimdi biraz daha artmış oldu. Kalite ve kalifikasyon noktasında kendini ispat edebiliyorsa bir genç iş bulur.”

Burada kast edilen “iyi nokta” yoruma açık gerçekten de. “Resmi rakamlara” göre yüzde 13’ü aşkın bir oran ve 4,5 milyona yakın bir işsiz nüfusu söz konusu. Ki TÜİK’in yeni icadı olan “atıl işgücü” işsizler arasında sayılmıyor. Eldeki verilere bakınca “iyi nokta”yı anlamlandırmak güç. İşsiz kalan gençlerin “kalite ve kalifikasyon eksikliği” içerisinde olduğu düşüncesi de bugünkü Türkiye manzarasıyla uyuşmuyor.

Çünkü artık herkes biliyor ve fiilen yaşıyor ki, iş bulabilmek için kalite ve kalifikasyonun çok da ötesinde birtakım “hasletlere” ihtiyaç var. Mesela tanıdık, referans, iktidar partisinden “torpil”, iktidar partisinin il ve ilçe başkanlıklarından giden “listeler”, mülakattan yüksek puan alabilmek vs vs…  Bir genç istediği kadar en yüksek not ortalamasına, en yüksek sınav puanına, en yüksek yabancı dil skoruna sahip olsun, mülakatta düşük not verilip elenebilir  ve sınavda en düşük puanı alan da en yüksek mülakat puanını alarak kazanabilir. Demek ki “kalite ve kalifikasyonu” yeterli değilmiş mi diyeceğiz buna?

Bir diğer önemli gündem Merkez Bankası’nın rezervlerinin “akıbeti”… 128 milyar dolarlık bir rezervin Mart 2020’den bugüne kadar “doları baskılamak” için satıldığı iddiası… İlk başlarda siyasi iktidarın duymazdan geldiği bu iddia, giderek daha da ses getiriyor ve kamuoyu da bu konuda ciddi ve doyurucu bir açıklama bekliyor. Neticede söz konusu tutar hem çok büyük bir meblağ (ki küçük de olsa fark etmemeli) hem de bu milletin parası…

Konuya dair ilgili ilgisiz, siyasi iktidarın pek çok ismi birtakım açıklamalar yaptı, ki bunların bir kısmı da birbirini tekzip ediyordu. Kimisi “kasada” olduğunu söyledi, kimisi “finansal istikrar” için harcandığını belirtti, kimisi rezervlerde hiç böylesi bir miktar olmadığını iddia etti. Neticede adamakıllı bir yanıt alınamadı. Son olarak Merkez Bankası’nın yeni başkanı da bir açıklama yapmak durumunda kaldı ve rezervlerin “satıldığını” kabul etti. Ancak bunun belgesinin, bilgisinin olduğunu belirtti. Kamuoyunun beklentisi bu işlemlerin hangi gerekçelerle ve hangi tarihlerde yapıldığı, kime ne kadar satıldığı şeklinde apaçık bir bilgilendirme…

Finansal istikrar için daha doğrusu döviz kurunu baskılamak için satış yapıldı ama kur düşük ve stabil değil, faizler hayli yüksek, yani bir başarısızlık ve kayıp var. Bunun hesabının sorulmasında bir sıkıntı yok herhalde. Önceki Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın yüksek faiz yüzünden değil de, 128 milyar doların akıbetini araştırdığı için görevden alındığı iddiası da son faiz toplantısında “yapılmayan faiz indirimi” ile teyit edildi bu arada.

Son bir gündem de soğan patates dağıtımı meselesi.. İki sene önce tanzim satış çadırları ve depo baskınlarıyla söz konusu olan soğan ve patates, geçen zaman zarfında artık vatandaşa dağıtılma noktasına geliyorsa ortada reel bir fakirleşme var demektir. İnsanlar ucuz ekmek, ucuz sebze meyve için kuyruklara giriyorsa, alım gücü gözle görülür şekilde düştüyse bunun çözümleri üzerine kafa yormak gerekir. Törenle uğurlanan ve törenle karşılanan patates soğan kamyonları, manzarayı tuhaf bir boyuta sokmaya yarıyor sadece.

Toplumun gerçekliğinden giderek kopan siyaset, bu okumayı yapamadıkça daha da aykırı ve tuhaf bir manzara arz etmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Umut - Dünyanın en zengin kisileri..!

1. Jeff Bezos 190 milyar dolar.

2. Elon Musk, 170 milyar dolar.

3. Bill Gates, 130 milyar dolar.

4. BİLİNMİYOR ? 128 milyar dolar.

5. Bernard Arnault, 117 milyar dolar.

4. Bill Gates, 113.6 milyar dolar.

Dördüncü kim acaba.??

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 09:21
01

Ömer Koçer - Ben işsizliğe inanmıyorum gençler iş beğenmiyor çalışmak istemiyor masa başı kolay iş olsun istiyor . Olmaz . Gençler günün şartlarına göre kendilerini geliştirmiyorlar . Her şey devletten beklenmez . Bir elektrikçinin günlük yevmiyesi bir kaç bin lira ve eleman yok . Tesisatçı da aynı yani kalifiye eleman az . Oto tamircisi eleman bulamıyor . Daha örnekler çoğaltılabilir.

Yanıtla . 1Beğen . 4Beğenme 20 Nisan 05:54


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?