Reklamı Kapat

Kanal İstanbul İnat İşi Olamaz

Bismillâhirrahmânirrahîm;

Türkiye 10 seneyi geçen süredir Kanal İstanbul Projesi’ni konuşuyor. O kadar farklı şeyler konuşuldu ki, zihinler allak bullak oldu. Siyasiler bir türlü konuyu oturup müzakere edemediler. Mademki konuya “asrın projesi” olarak bakılıyor, muhalefet partilerinin de görüşü alınması gerekmez mi? Uzmanlar, İstanbul halkı ve yerel yöneticilerin görüşü de alınmalı. “Katılımcılık” o işi benimsemeyi de beraberinde getirir.

AKP Genel Başkanı, partisinin 24.02.2021’de yapılan İstanbul İl Kongresi’nde, “Kanal İstanbul’u yapacağız; inadına yapacağız” sözünü etti. Yapın, ama farklı seslerin de gerekçelerini öğrenin. Konuyu müzakere edin; ondan sonra karar verin. Bu, en sağlıklı yoldur.

Diyeceksiniz ki, “Konu ile ilgili çalışma planı yapıldı. Haziran’da başlanılacak.” Evet, biliyorum, ama gelecekte yanlış giden şeyler ortaya çıktıkça, “Bu konuda hiç mi uyaran olmamış?” diyecekler! Tarihe not düşmek adına bu hatırlatmaları yapıyorum.

Küçükçekmece Gölü’nden başlayıp Karadeniz’e ulaşan 43 km. uzunluğundaki bir projeden söz ediyoruz. Bu proje münasebetiyle yurt içinden ve yurt dışından çok miktarda arazi satın alanlar oldu. Projenin “rant amaçlı” olduğu iddiaları çok yüksek. Hatta, Ulaştırma ve Altyapı eski Bakanı Cahit Turhan’ın şu sözleri endişelerimizi artırıyor: “Yaptığımız bütün işler rant amaçlı. Rant ‘kâr’ demektir. Kârına bakıyoruz.” (10.01.2021) Eğer iş böyle ise, Türkiye’yi çok büyük tehlikeler bekliyor, demektir.

ABD PARMAĞI VAR MI?

Araştırmacı yazar merhum Aytunç Altındal, 2006’da “ABD’nin Montrö Antlaşması’na takılmadan Karadeniz’e donanma çıkarmak istediğini” yazmış, “Projenin ABD’nin siyasi hamlesi olduğunu” söylemişti. “Condoleezza Rice’ın Türkiye ziyaretinde bu isteğini, ‘ABD olarak bana izin vereceksin’ diyerek hükümete bildirdiğini” anlatmıştı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu sık sık Kanal İstanbul için, “cinayet”, “felâket”, “ihanet” projesi olduğundan söz ediyor.

Prof. Dr. Erol Manisalı, “Kanal İstanbul Büyük Ortadoğu Projesi’nin uzantısıdır. Karadeniz ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler bir bütündür. ABD’nin Rusya’ya karşı ‘ Ukrayna inadı’; Kanal İstanbul inadı siyasi ranttır” (02.03.2021) ifadelerini kullanıyor.

AKP’nin eski bakanlarından Abdüllatif Şener, “Dünyada böyle saçma bir proje yoktur” (29.12.2019) diyor.

AKP hükümetlerinde 13 yıl bakanlık yapan Ali Babacan, “Kanal İstanbul Türkiye Cumhuriyeti hazinesine, bütçesine ipotek koyma projesidir” (12.04.2021) değerlendirmesini yapıyor.

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, projenin geri dönülmez sıkıntılar ortaya çıkaracağını açıkladı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da, Kanal’ın susuzluğa neden olacağını, deprem riskini tetikleyeceğini, doğayı katledeceğini, İstanbul’un tarihi dokusunu talan edeceğini, vergi yükü getireceğini, nüfus artışı oluşturacağını, balıkçılığı yok edeceğini söylüyor.

Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, “Kanal İstanbul ABD projesidir” (Yeni Çağ, 25.12.2019) derken; Korkusuz gazetesi yazarı Ahmet Takan, “Kanal’ı kazmadan önce kendi kuyumuzu kazıyoruz” (29.12.2019) uyarısı yapıyor.

MÜZAKERE EDİLMELİ

AKP sözcülerine göre, “Kanal İstanbul’dan dünyanın en büyük gemileri geçebilecek. Kanal üzerine inşa edilecek köprülerle kara ve demiryolu ulaşımı kesintisiz sağlanacak. Boğaz trafiği azaltılacak. Boğazdaki risk en aza indirilecek. 2023’e böyle çılgın, böyle muhteşem projeyle girilecek.”

Olayın tarafları niçin oturup da müzakere etmiyorlar? Karşısındakini ikna edemeyecek olmaktan mı korkuyorlar? Hani, demokrasi uzlaşma, hoşgörü, çare bulma rejimiydi? Hani, siz ileri demokrasiyi savunuyordunuz? “Ortak akıl” söyleminden niçin vazgeçtiniz? O zaman mı yanılmıştınız, şimdi mi?

Mademki, izah, ispat, ikna edemeyecektiniz, ülkeyi yönetme işine niçin girdiniz? Böylesine önemli bir konuda Türkiye insanı hiç söz edemeyecek mi? Hani, söz milletindi? Halk, İstanbul’un yerel yönetimini Ekrem İmamoğlu’na verdi. Görüş ortaya koyduğunda, “Sen otur, işine bak” demek 18 milyonluk İstanbul halkının iradesini yok saymak değil midir?

Halk, inatlaşandan hoşlanmaz. Mesut Yılmaz, Kesintisiz Eğitim Yasası’nı çıkarırken halkı dışlamış, “Siyasi hayatıma mal olsa da çıkaracağım” demişti. Ondan sonra iktidar yüzü görebildi mi?

Son yerel seçimlerde, Ekrem İmamoğlu’nun 13 bin farkla kazanmasını yeterli görmeyenler, seçimi iptal ettirmişler; halk da yenilenen seçimde 13 bin oy farkını 800 bine çıkarmıştı.

Gelin, inadı bırakın! Yapılacak olan, kamu işidir. Kamu malına ihanet etmenin vebali büyüktür. Oturun, müzakere edin, uzlaşın, anlaşın, milletin faydasına olan kararda birleşin! Unutmayın ki, akıl için yol birdir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Nahit Sazoglu - Kahrolsun amerika ve emperyalizmi siyonizmin kollari bm nato imf dunya bankasinda ve unescodan acilen ayrilmaliyiz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 16:04
01

hamdi - Kanal istanbul bir rant projesidir. Amerikanın möntröyü delme projesidir. Amerika istemektedir. Türk milleti bu projeye şiddetle karşıdır. Ali babacanda doğru söylemiş.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 11:31


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?