Reklamı Kapat

Batı cephesinde değişen bir şey yok!

Geçen hafta art arda gördüğüm iki ayrı haber, başlıktaki cümleyi hatırlattı.

Haberlerden ilki Danimarka’da yaşanan bir gelişme ile ilgili bilgiler veriyor. Diğer haber ise Balkanlar’ın siyasi yapısıyla ilgili tehlikeli planların varlığı iddiasını içeriyor.

Önce Danimarka’dan bahsedeyim.

Medya organlarına yansıyan bilgiye göre Danimarka hükümeti, ülkesinde yaşayan Suriyelilerin oturum izinlerini birer birer iptal etmeye başladı.

Suriyelilere e-mail aracılığıyla durumu haber veren Danimarka hükümetinin gerekçesi ise Suriye'nin "belli bölgelerinin artık güvenli olması!".

Yani, “ülkenizde savaş bitti, artık ülkemizi terk edebilirsiniz” diyor Danimarka.

Danimarka’nın Suriyelilere karşı yürüttüğü bu sert tutumu yöneten kişi, Başbakan ve Sosyal Demokrat Parti lideri olan Mette Frederiksen.

Aslında Frederiksen Türkiye’de de tanınan bir isim. Yakın zamanda ajanslara düşen(!) fotoğrafıyla Türkiye’de de gündem olmuştu kendisi.

“Bir Pazar sabahı evinin camlarını silen Başbakan” görüntüsü tüm mecralarda paylaşıma girmişti. Zaten bisiklet süren, merdivende oturup kitap okuyan, markette sıraya giren siyasetçi sever bir kitle var ülkemizde.

Tam onların istediği türden bir fotoğraftı Frederiksen’in fotoğrafı da.

İşte bu sade ve halktan yaşamıyla bizlere “insanlık” (!) dersi veren Frederiksen’in diğer yandan mültecilere yaklaşımı da haberde gördüğünüz gibi.

Suriye’nin artık güvenli bir ülke olduğunu ve Danimarka’da hedefinin hiç mülteci/sığınmacı bırakmamak olduğunu açıklıyor.

Bu arada aynı Frederiksen, daha bundan bir buçuk sene önce Suriye’de PKK/PYD’nin kontrolündeki bölgelere destek olmak için bir firkateyn, bir savaş gemisi, dört savaş uçağı ve bir savaş taburu gönderme kararı almıştı.

Merak etmemek elde değil, Frederiksen’in kendisi, kalıcı olarak değil turist olarak, bir haftalığına Suriye’nin o güvenli dediği bölgelerine gider mi acaba?

Elbette hayır. Biliyor ki, kendi ülkesinin de dahil olduğu vekalet savaşlarının kurbanı Suriye’nin kısa sürede kendini toparlaması mümkün görünmüyor.

Ancak Danimarka iç siyasetinde bir oy daha fazla alabilmek için bu “istenmeyen yabancıları” kovalamak işine geliyor.

Gelelim diğer habere.

İddiaya göre, Balkanlar’da etnik ayrışmaları çözmek için 5 ülkenin sınırlarının yeniden çizilmesini öngören gayriresmi diplomatik bir belge bugünlerde elde ele dolaşıyor.

Avrupa Birliği’ne entegrasyon şartı olarak Balkanlar’da etnik ayrışmaların bitirilmesi gerektiğini iddia eden rapora göre, bunun için Bosna Hersek'in parçalanması, Bosna Hersek'in iki entitesinden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nin (RS) Sırbistan'a bağlanması, Hırvatların yoğunlukta olduğu kantonların Hırvatistan'a bağlanması ve Kosova'nın Arnavutluk ile birleşmesi planlanıyor.

Bosna Hersek'in AB üyeliğinin reddedilmesini de isteyen belge, Türkiye'nin Bosna Hersek ve Makedonya ile olan irtibatına da vurgu yapıyor.

Aslında rapor, sınırları kaybedilecek ya da daraltılacak ülkelerin Müslüman ülkeler olduğu gerçeğini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Belli ki, Avrupa’nın imkân ve insan deposu olarak kullanmak istediği Balkanlar’ın sosyo-kültürel entegrasyonunun sağlanması amaçlanıyor. Grek-Roma geçmişine atıfla oluşturulan Avrupa kültürü karşısında İslam’ın varlığı engel olarak görülüyor.

İşin olumlu görülebilecek yanı, Slovenya Başbakanı tarafından hazırlandığı iddia edilen bu raporun hiç kimse tarafından sahiplenilmemesi ve tüm kesimlerin konuya endişe ile yaklaşması.

Ancak Danimarka’nın mülteci politikası ile bu raporu yan yana getirmemize neden olan husus; Batı cephesinde değişen bir şey olmadığını ispat eder nitelikte.

Suriyelileri kapı dışarı ederken Frdederiksen’in kullandığı sihirli kelime olan “sosyal uyum”, Balkanlar’da dolaştığı söylenilen rapora da rengini vermiş görünüyor.

Açıkça söylemedikleri ise son zamanlarda siyaseten iyi oy getiren İslam ve yabancı karşıtlığı içerikli politikalar.

Batılı akıl, bir arada yaşam kültürüne adapte olmama ve çatışma merkezli yaşam sürme eğiliminden çoğu zaman vazgeçemiyor ne yazık ki.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bekir Gündoğmuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?