Reklamı Kapat

Ürküten Salgın

Salalar iyice arttı.

Sokağımızdan, komşularımızdan, arkadaşlarımızdan, akrabalarımızdan kayıplar çoğalmakta.

Toplum olarak moralin yıkıldığı günlerdeyiz.

Salgın da gittikçe korkunç yüzünü göstermekte.

Her gün yeni bir mutasyonla dünyamızı karartmaya devam etmekte.

Ülkemiz acılı, dünya kan kusmakta elemden.

Brezilya’da hekimlerin elinde narkoz kalmadığı için hastalar uyuşturulmadan çok ıstıraplı bir işlem olan entübe edilmenin acısını duymak zorunda kaldıkları haberleri gelmekte.

İlaçlar tükenmeye başlayınca, çaresiz kalan doktorlar ve hemşireler hastaları, kasları bloke eden bir ilaçla uyuşturmaya çalışıp yataklarına bağlamaya başlamışlar.

İnsanlık bu modern zamanda acılardan acılara gark olmakta.

Hiçbir şey eskisi gibi değil.

Seyahatler yapılır, yeryüzünün güzellikleri gezilir, farklı kültürler tanınır, değişik yemekler tadılır, sanatçılara ilham veren sanat eserleri temaşa edilirdi.

İlle de çarşılar.

O binlerce renk, ses, kokunun harmanlandığı geleneksel çarşılar gezilir, ya baharatlı bir çay, ya yöresel tatlılar ya da el tezgâhında dokunmuş doğal kumaşlar satın alınırdı.

Artık Hafız’ın kabrine gitmek, Şiraz Bahçeleri’ni görmek, Tac Mahal’de fotoğraf çektirmek hayal.

Hatta ülkemizin cennet yöreleri bile gittikçe muhayyel olmakta.

Yeryüzüne bir haller oldu.

Gider, biter denilen salgın gittikçe kök salmakta.

Duyduklarımız dehşet verici.

Aşı olanların da yakalandığına dair haberler.

Hastaların ve vefat edenlerin yaşlarının giderek daha genç kesime inmesi.

Salgın hızla artarken hastanelerdeki yoğun bakım doluluk oranlarının artması.

Hastaların tedavi göreceği yatakların tükenmesi.

Aile bireyleri hepsi hastalanabilmekte.

Anne-baba kendi derdine mi yansın, candan aziz canan olan evladına mı üzülsün.

Aileden kimi yoğun bakıma düşebilmekte.

Çok acıklı hikâyeler çıkmakta ortaya.

Arkadaşım ve eşi, ağır şekilde hastanede kaldılar.

Kendisi eve gönderilip, eşi yoğun bakıma alınınca dünyası karardı.

Konuşmaya mecali olmayan telefondaki sesi binlerce tonluk hüzün içeren kadim dostum adeta anlamıştı yitireceğini, sevgili yârini.

Birkaç gün sonra bu kez vefat eden eşini anlatmakta idi hıçkırıklara boğularak.

Kendisi kurtulmuştu fakat sevincini yitirmişti, hayat arkadaşı yoktu artık.

Artık normal koronavirüs hastaları bile mutasyonlu virüs hastaları yanında daha ehven kalmakta.

Zira mutasyonlu virüs daha hızlı bulaşmakta.

Yoğun bakımlarda bile bu hastalar ayrı yerlerde tutularak izole edilmekte.

Her geçen gün kötünün kötüsü ile karşılaşmaktayız.

Dünya bu salgında, 3 milyon insanını kaybetti.

Türkiye’de 35 bin kişi yaşamını yitirdi.

Dualarımız; bu zalim salgının bir an önce bitmesi, ülkemizde ve dünyada daha fazla canların yitirilmemesi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?