Reklamı Kapat

Kur’an Ve Buhari’den Oruç Açıklaması

İslam’ın bütün emir ve yasaklarına gücü oranında uymak her Müslüman’a farzdır.

Bu farzlar arasında bazıları vardır ki Müslüman’ın en önemli ve olmazsa olmazlarındandır.

Sahih hadislerden halkımıza öğretilen “İslam’ın şartı” diye ezberletilen namaz, oruç, zekât, hac ve kelime-i şehadet, bütün İslam âleminin ittifakla hep birlikte yerine getirdikleri ibadetlerdendir.

Rabbimiz:

“Ey iman edenler, oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, (Allah’tan) sakınasınız/korunasınız diye size de farz kılındı” (Bakara süresi ayet 2/183) ayetiyle bizim kendimizi, ailemizi, üzerinde secde ettiğimiz ülkemizi korumak için en önemli ibadetlerimizden olduğunu haber verir.

Namaz ibadetimizin şeklinin, rekât sayısının nasıl olacağını Sevgili Peygamberimize bırakırken, Rabbimizin, orucun ayını, hilalin görülmesiyle başlayıp yine görülmesiyle sona erdirilmesini, sahur vaktini ve iftar vaktini, tutamayacak durumda olanların durumunu, iftarla sahur arasında eşlerin cinsel ilişki kurabileceklerini bildirmesi, orucun önemini ortaya koyar.

“(Oruç) Sayılı günlerde (farz kılındı). Sizden hasta veya yolculuk halinde olan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Orucu tutamayanların bir miskini doyuracak fidye vermeleri gerekir. Kim gönülden iyilik yaparsa (fidyeyi fazla verir) o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

Ramazan ayı öyle bir aydır ki, o ayda; insanlara yol gösteren, doğruyu ve hak ile batılı ayırt eden belgeler olarak Kur’ân indirildi. Sizden kim o aya şahit olursa onda orucu tutsun. Kim de hasta veya yolculuk halinde olursa, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister. Size zorluk istemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız (bir ay oruç tutmanız) ve size doğru yolu gösterdiği için Allah’ı büyük tanımanız içindir. Ola ki şükredersiniz.

Oruç gecesinde hanımlarınızla cinsel ilişkide bulunmanız size helâl kılındı. Hanımlarınız sizin elbisenizdir. Siz de hanımlarınızın elbisesisiniz. Allah sizin nefislerinize hıyanet edeceğinizi bildi de tevbenizi kabul etti ve sizi affetti. Şimdi onlarla cinsel ilişkide bulununuz ve Allah’ın sizin için yazdığını arayınız. Sabahleyin beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyiniz içiniz. Sonra orucu geceye kadar tamamlayınız. Mescitlerde itikâfta iken hanımlarınızla cinsel ilişkide bulunmayınız. İşte Allah’ın sınırı bunlardır. Bunlara yaklaşmayınız. İnsanlar sakınsınlar için Allah ayetlerini işte böyle açıklar” (Bakara süresi ayet 2/185, 187).

Sevgili Peygamberimiz, oruç tutanın niyetinin Allah rızasından başka bir şey olmaması gerektiğini:

“Kim Ramazan orucunu iman ederek, Allah rızası için tutarsa geçmiş günahları afvolunur” (Buhari, Sahih, K. Savm, bab 6).

Orucumuzu “ele güne karşı”yla, “eller ne der” mantığıyla, zayıflama niyetiyle, oy avcılığıyla tutarsak aç kalmanın, oy kazanmanın, zayıflamanın dışında bir şey kazanılmaz.

365 gün her namaz öncesi ağzımızı temizlememiz sünnettir.

Bu hadis-i şerifi, Buhari, kitabının Oruç bölümüne de yazmış:

“Eğer ümmetime ağır gelmeyeceğini bilseydim, her namazda ağız temizliğini de emrederdim.” Aişe anamız, peygamberimizin bu hadisinin sonunda, “Bu ağzı temizler, Rabbin, rızasını kazandırır” buyurmuş (Buhari, Sahih, K. Savm, bab 27).

Uzun bir hadiste bir bedevinin, Allah Resulüne, “Beş vakit namazımı kılarım, nafile kılmam, Ramazan orucumu tutarım, nafile oruç tutmam” deyip çöle doğru giderken Allah’ın Resulü: “Eğer doğru söylüyor ve yaparsa kurtulur veya eğer doğru çıkarsa cennete girer” buyurmuş (Buhari, K. Savm, bab 1).

Her şey zamanında değerlidir.

Susuzluktan kuruyan ağacın dibine tankerle su dökmek, ölenin cenazesine ilaç yetiştirmek, ekim zamanında değil de harman zamanında yağan  yağmur gibi zamansız şeyler fazla yararlı olmazlar.

“Bugün yemeyelim, kışın yiyelim” demiyoruz.

Her günün havası, suyu, yiyeceği o güne aittir.

Sevgili Peygamberimiz mazeretsiz oruç yemenin kazası konusunda:

“Kim, Ramazan’dan bir günü hastalıksız ve mazeretsiz yerse, o bir günü kaza etmek için bir sene veya bir dehr/asır oruç tutsa kaza edemez” buyurmuş (Buhari, Sahih, K. Savm, bab 29).

“Kaza edemez” bölümü başka ayetlerle karşılaştırıldığında, “O zamanında tutulan bir günün sevabını alamaz” anlamında olduğu anlaşılır.

Orucun bizi koruyan kalkan olduğunu haber verir Sevgili Peygamberimiz:

“Oruç kalkandır” buyurur (Buhari, Sahih, K. Savm, bab 2).

Haramlara dalmayı engeller, günaha girmeye mani olur, birinin saldırısına karşı korur, asıl cehennem azabına karşı bize kalkan görevi yapar.

Oruç aynı zamanda ailemiz, malımız ve komşularımız konusunda bizim imtihanımızı kolaylaştıran ibadetimizdir.

Sevgili Peygamberimiz, ailemiz, malımız ve komşularımıza karşı hatalarımızın kefareti olarak:

“Namaz, oruç ve sadaka, kişinin ailesi, malı ve komşuları hakkındaki hatalarına kefarettir olur” buyurur (Buhari, Sahih, K. Savm, bab 3).

Oruç, aileyi sahurda ve iftarda bir araya getirir, toplu yemekler yenmesini sağlar, aradaki bağları güçlendirir, komşular arasında yemek hediye etmeler, komşularda zor durumda olanlara maddi yardımlar  sağlamalar bu Ramazan ayında daha fazla olur.

“Sadaka” denilince aklınıza dilenciye verdiğiniz elli kuruş veya bir lira gelmesin.

Dünyanın ve Türkiye’nin zenginleri listesinde olanlardan birinin bir milyar doları olanın hesabı kolay olduğu için bir milyar dolar hesabı yapıyorum.

Bir milyar doları olanın mecburen vermesi gereken, yani farz olan zekât 25 milyon dolardır. 25 milyonx7=175 milyon TL zekât verecek.

Nafile olarak vereceğinin sınırı dilenci durumuna düşmeme, kendine ve ailesine yetecek kadar bırakma durumuna kadar sadaka verebilir.

Sevgili Peygamberimiz, bir ömür boyu ümmetinin orta tabakası gibi yaşadığını ve vefat ettiğinde kızı Fatıma’ya (Allah ondan razı olsun) birkaç ev eşyası kaldığını biliyoruz ama sağlığında bir sene boyu cömertliği devam ederken Ramazan ayında daha fazla cömert olurmuş.

Sevgili Peygamberimizin miras bıraktığı eşyanın sayısı ve değeri siret kitaplarında yazılı, hepsi bir satıra sığıyor.

Cumhuriyet tarihinde cumhurbaşkanları ile başbakanların hepsinin bıraktığı mirası araştıran veya bilen var mı acaba!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder

# Dolar

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?