Reklamı Kapat

Oruç kalkandır

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Kur’an, sünnet ve salim fıkha göre yaşamayı gaye edinmiş Müslümanlar olarak bir Ramazan ayına daha girmiş olduk. İslam’a bir hayat nizamı olarak inananlar bakımından Ramazan ayı önemli bir aksiyon ayıdır. Ramazan ayı Kur’an ayıdır: “Ramazan ayı, içerisinde insanlar için hidayet rehberi, doğruyu gösteren açık belgeleri kapsayan ve hak ile batılı birbirinden ayıran kitap olarak Kur’an’ın indirilmiş olduğu aydır” (Bakara 185). Ramazan ayı oruç ayıdır: “Sizden kim bu aya sağ salim ulaşırsa, o ayın başından sonuna kadar, aksatmadan oruç tutsun.” Ramazan ayı rahmet ve merhamet ayı olduğu gibi Allah’ı tekbir ile tazim ve şükretme ayıdır: “Kim de hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günlerin sayısınca başka günlerde tutar. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah’ı tekbir ile tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.” Allah’ı tazim; ilahlıkta ona başka şeyleri ortak koşmamak, rızası olan İslam’ı tek hak hayat düzeni olarak benimsemektir. Şükretmek ise Allah’ın rızası olan İslam’ın itikat ve düzen olarak yaşmaktır. Şükredenler ise şunlardır. Müslüman erkekler ve Müslime kadınlar, mümin erkekler ve mümine kadınlar. Allah ve Resulüne gönülden itaat eden erkekler ve kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, gönülden Allah’a saygı duyan erkeklerle gönülden saygı duyan kadınlar. Sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve kadınlar, Allah’ı çokça zikreden erkekler ve kadınlar. İşte bunlar Allah’a şükredenlerdir. Ramazan ayı cihat ayıdır. Tevbe 112: “Tevbe edenler, ibadet edenler, hamt edenler, hak hâkim olsun diye seyahat edenler veya oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah’ın sınırlarını koruyanlar; işte sen bunları yapan müminleri müjdele.” İslam tarihinde büyük fetihler, özellikle fetihlerin anası “Mekke’nin Fethi” Ramazan ayında geçekleşmiştir. Ramazan; temizlenme ve arınma ayıdır. Ramazan; yardımlaşma ve dayanışma ayıdır. Ramazan; kenetlenme, birlik ve beraberliği güçlendirme, yaraları sarma ayıdır.

ORUÇ

Peygamberimiz oruç ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: “Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu zaman kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da kavga etmeye kalkarsa iki kere, ‘Ben oruçluyum’ desin. Nefsim elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha güzeldir. Oruçlu kişi yemesini, içmesini, cinsel arzusunu benim rızam için terk eder. Oruç benim rızam için yapılan bir ibadettir. Her iyiliğin karşılığı on misli sevap olduğu halde orucun mükâfatını ben vereceğim” (Buhari ve Müslim). Cennette Reyyan denilen bir kapıdan sadece oruçluların gireceğini Peygamberimiz haber veriyor. İnanarak tutulan bir oruç; insanları kötülüklerden korur, batıldan uzaklaştırır.

Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Oruç; sizden birinizin savaştan korunduğu kalkan gibi bir kalkandır.” Hakkını vererek oruç tutan bir kimse, her alanda olduğu gibi siyasi tercihlerinde de yanılmaz. Böyle bir kimse; Yahudi ve Hıristiyanları veli edinip AB’ci olmaz, Faizci kapitalist düzeni Adil Düzen’e tercih etmez. Ramazan, fırsatların çok olduğu bir aydır. “Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan umarak Ramazan ayını ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır.” Ramazan ayının hakkı, oruç tutmak ve cihat etmektir. Oruç insanı nefsin kötü arzularından uzaklaştırırken, cihat kişi ve toplumu batıldan korur ve hakka yaklaştırır. Eğer kişinin tuttuğu oruç onu kötülüklerden alıkoymuyorsa, boşuna açlık ve susuzluk çekiyor demektir. “Kim yalan konuşmayı ve yalan dolanla iş yapmayı terk etmezse, Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez.”

Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan susuzluk ve açlıktan başka bir kazancı olmaz.

EVLİLİK VE ORUÇ

Peygamberimiz buyuruyor: “Ey gençler topluluğu; sizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlenmek gözü haramdan daha çok korur ve iffet ve namusu da muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen de oruç tutsun. Çünkü oruç, onun için bir kalkandır.” Burada “bae” kelimesi genellikle cinsel arzu ve kudret olarak anlaşılmalıdır. Evliliğe engel meşru bir gerekçesi olmayan Müslüman gençlerin evlilikten kaçmaları veya geciktirmeleri Allah’ın hükmüne, peygamberimizin sünnetine itibar etmemelerindendir. Kadın ve erkeğin en temel yaratılış görevlerinden birisi, birbirleri için eş olmaktır. Rum 21: “Size, kendileriyle sükûnet ve huzur bulmanız için kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranıza bir sevgi ve merhamet koyması da O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için ibretler vardır.” Evliliğin gereklerinden birisi de insan neslinin devamıdır. Kadın, neslin devamı açısından “hars” olarak tanımlanmıştır. Yani çocuğun oluştuğu tarladır. Erkek ise “sulp” sahibidir. Sulp; belkemiği, bel, sperm ve tohum anlamında kullanılır. Allah insanın yaratılış düzenini böyle kurmuştur. Nikâh; bu yaratılış düzeninin işlemesi için yerine getirilmesi gerekli olan bir görevdir. İslam bekâr yaşamayı uygun bulmaz. Bu; “Nikâh benim sünnetim yani yolumdur. Her kim benim yolumdan yüz çevirirse benden değildir” hadisi ile sabittir. Evlenmesi şeran mümkün olmayanlara ise oruç tutmaları emredilmiştir. Çünkü oruç cinsel arzuyu kırar. Bu istisnadır, çünkü oruç evliliğin yerini tutmaz. Evlilikte sorumluluk anne ve babalara aittir. Evlatlar, bu sorumluluğa hürmet ederlerse, daha kolay evlenirler. Geçim bahanesiyle evlenmeyenler de, Allah’a güveni yitirmiş kimselerdir. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?