Reklamı Kapat

Sosyal-lik

Bir sosyal model için kamu/özel/sivil politikalarının teori ve uygulamaya yönelik temel esasları neler olmalıdır? Ramazan vesilesiyle bu konunun tarihî gelişimini ortaya çıkarmaya çalışan eserlere odaklanmak gerekir. Bu arayışın temelinde; “toplumların sağlıklı işleyen bir siyasî/sosyal sistem içinde huzurlu ve düzenli bir hayat yaşamalarının, Allah’ın ilk insandan beri muradı” vardır. Peki, insanlık buna nasıl ulaşacak!

“Sosyal İslâm”

İlk olarak İslâm’ın sosyal politikalarının kavramsal özeti olan İslâm’da Sosyal Devlet kitabı ilgiyle okunmalıdır. Yazar Ali Seyyar, “Modern sosyal siyasetin seküler paradigmaları, kapitalist ekonomi düzenini özellikle yoksul insanların lehine dönüştürmekte başarılı olamamıştır” diyerek alternatif arayışı başlatmıştır.

“Sosyal İslâm’ı, insanların oluşturduğu sosyal hayatın, sosyal hadiselerin, sosyal birliğin ve genel anlamda sosyal dünyanın İslâmî değerler çerçevesinde sistemli bir biçimde” inceleyen bu eser, sosyal boyutları bütüncül bakış açısıyla buluşturuyor. “İslâm adaletini ve refah anlayışını esas alan ve modern dünyaya yönelik yeni bir zekât modeli” önerisinde bulunuyor.

Çözüm Stratejisi

“Sosyal İslâm’ın, İslâm dininin, sosyal koruma sistemleri ve yöntemleri ile tavsiye ettiği teorik ve pratik hükümlerin bütünü” olduğunu vurgulayan Seyyar, din hizmetlerinin sosyalleştirilmesi gereğini sosyal İslâm’ın gücüne bağlar. İşte burada sosyal-lik; barış, adalet ve dayanışma ile bütünleşir.

Özellikle “sosyal İslâm” kavramıyla “sadece küresel dünyaya ve refah içinde yaşayan zengin devlet ve toplumlara alternatif bir model sunmak değil, Türkiye dâhil İslâm dünyasında sosyoekonomik sorunların gerçek sebebini bütün boyutlarıyla” ortaya çıkarıyor. Yaşanan sorunların kaynağını ve çözüm stratejisini “bir dünya görüşü” olarak tanımlıyor.

Birlikte Çalışma

Görülüyor ki; sosyoekonomik sorunların çözümüne dönük alternatif/tamamlayıcı çalışmaların temelinde iki konu vardır: “Ortaklık ekonomisi” ve “sosyal denge”! Bu iki adımı besleyen şey zih-niyettir! Çünkü “Batı toplumlarında maddî refah içinde yaşamasına rağmen mutlu olmayanların sayısının artması” sadece kaynaklara değil, insana da odaklanmayı gösteriyor.

Yaşama-çalışma dengesinin önemi yeniden fark edilmektedir. Bu dengeyi Ramazan ayında yakalamak önemli bir kazanımdır. Bu kazanımı hayatın tamamına yaymak adına insanı yaşatma amacı olan sosyal yapıların güçlendirilmesi gerekir. Bu ise; birlikte çalışma bilinci, birlikte çalışma modeli ve birlikte çalışma ahlakı ile sağlanacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?