Reklamı Kapat

Müşteri her zaman haklı mı?

Günümüzde demode bir kavram olarak görülen ideoloji, esasında revaçta olduğu dönemlerde de kabullenilmekten korkulan bir niteliğe sahip.

Siyasi ideolojiler denilince ilk akla gelen isimlerden olan Karl Marx bile sosyalizmi ideolojik olarak değil bilimsel yöntemle ortaya koyduğunu iddia etmektedir. Keza, liberaller ya da muhafazakârlar için de aynı şey geçerli.

Bu durum, ideolojinin kötü ününden, ona yüklenen kötü anlamlardan da kaynaklanıyor elbette. İdeolojiyi egemenlerin söylemi olarak ya da çatışma ve anarşinin kaynağı olarak görenler nedeniyle ideoloji kötü bir şöhrete sahip.

Netice itibariyle kapitalizmin egemenliğini ilan ettiğinden beri uzun zamandır ideolojilerin ölüm ilanı verilmiş durumda.

Ne var ki, tüm bu ilanlara karşın gündelik siyasette yaşananlar, ideolojik siyasetin ölmeyeceğini, adeta ideoloji ile kast edilenin siyasetin zemini olduğunu hatırlatıyor.  

İdeoloji; kişinin “hayatı anlamlandırma” sürecine atıf yapmaktadır. İnsanın, evrenin, toplumun nasıl yorumlandığı konusunda bilgiler verir.

Kişi ya da grupların siyaset anlayışı, onların insana-evrene-topluma nasıl baktığıyla doğru orantılıdır. Örneğin, “İnsan insanın kurdudur” diyenlerin ortaya koyacağı siyaset tarzı çatışma üzerine kurgulanacaktır. Çünkü diğerini kendisi için tehdit olarak görmektedir.

“Egemen, olağanüstü hale karar verendir” sözü, egemenliğin “güç” üzerinden açıklandığını gösterir. Gücün hak sebebi olarak sayıldığı dünya görüşüne atıf yapar.

“Adalet, mülkün temelidir” ya da “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözleri de yine bir dünya görüşü ortaya koyar. Adaletin, insan haklarının gerçek hak sebebi sayılmasına işaret eder.

İdeolojik siyaset tarzı; siyaset yapanların, siyasi partilerde çalışanların/üye olanların “niçin siyaset yaptıkları” sorusuna verdikleri cevaptır.

Günümüzde ideolojik siyaset konusunda temel iki farklı bakışın olduğu söylenebilir. Bunlardan ilki; ideolojik siyasetin artık olmadığı ya da olmaması gerektiği düşüncesidir.

Buna göre; manipülasyona neden olan ideolojiler yerine akıl ve eleştirel düşünce yeterlidir. Entelektüel hapishanelerden yani ideolojilerden kurtulmak gereklidir. Ayrıca popülist siyaset üretmek çok daha kolaycı bir yöntemdir. İdeoloji ile kendini bağlamak yerine “tüketici” olarak görülen seçmenin istediğini vermek, bu sayede pazar gücünü (oy oranını) artırmak daha cazip gelmektedir. Zaten tüketici rolündeki seçmen, ideolojik yaklaşımlara prim vermemektedir. O halde geniş kitlelere ulaşmada, ideolojik siyaset engel teşkil edeceğinden uzak durmak gereklidir.

Diğer düşüncede ise, ideolojik siyaset olumlanmaktadır. Entelektüel bir çerçeveye sahip olan ideolojiler, siyasetçilerin belirli bir amaç doğrultusunda daha tutarlı ve daha istikrarlı bir yol takip etmelerine aracı olmaktadır. Temel meselelere ilişkin kırmızıçizgiler belirli olduğundan, hangi konuda nasıl bir tepki verileceği hususu öngörülebilir haldedir. İdeolojik siyaset aracılığıyla partiler takipçilerinin önüne uzun vadeli hedefler koyabilmekte, bu sayede oy avcısı pragmatist (menfaatçi) kişiler olmaktan uzaklaşmaktadır. Partililer maddi karşılık beklemeksizin partileri ile irtibatlarını devam ettiren kişilerden oluşmaktadır.

Günümüzde daha yoğun bir şekilde anketler, vaatler ve kampanyalar aracılığıyla tam anlamıyla “tüketim süreci” haline gelen seçimler, çıkış yapmak isteyen partilerde kafa karışıklığına sebebiyet vermektedir.

İdeolojik siyaset, hangi konuda nasıl bir tavır alınacağı konusunda zaten bir alt yapıya sahipken, tüketim siyasetinde ise partilerin nasıl tavır takınacağına “anket sonuçları” yoluyla karar verilmektedir. Bu durum, popülist siyasetin kapısını aralamayı da beraberinde getirmektedir.

Zira tüketim siyasetinin sloganı bellidir: “Müşteri her zaman haklıdır!”

Peki, ama ya müşteri yanlışı istiyorsa ya da yanlışa yönlendirildiyse ne olacak? İşte siyaset anlayışı, bu soruya yanıt vermede düğümleniyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bekir Gündoğmuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?