Reklamı Kapat

Kaybedenler ve Kazananlar

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Dünya hayatı, kaybetme ve kazanma hayatıdır. Bu öyle sıradan bir mesele değildir. Adem ile iblisin hikâyesi ile başlayan bu süreç kıyamete kadar devam edecektir. İnsanı topraktan yaratan Allah, ona yaratılmış olduğu maksada uygun hareket etsin diye hakkı batıldan ayıran bir kitap ve bu kitabı kendisine tebliğ eden, yaşayan ve örneklik eden bir peygamber göndermiştir. İnsan ya bu ikramı kabul edip şükreder ve kazanır, ya da bu ikramı reddedip nankörlük eder ve kaybeder. İman edeceğimiz gerçek şudur ki; Allah bütün insanlığa son kitap olarak Kur’an’ı Kerim’i, son peygamber olarak da Hz. Muhammed’i göndermiştir. Çoğu insan, bunu biz de biliyoruz diyebilir. Doğrudur bunu herkes bilir. Bunu bildiğini söyleyen insanlar; niçin Kur’an’ı Kerim’in telkin ve teklif ettiği din ve ahlaka, ilme ve terbiye kurallarına, adil ekonomik düzene, adil siyaset ve yönetime, hakkı üstün tutan hukuk ve adil yargılamaya, muamelat ve ceza düzenine, seviyeli milletler arası ilişkilere karşı çıkarlar? Neden bu insanlar, Hz. Muhammed’in ümmeti olduklarını söylüyor olmalarına rağmen bize miras bıraktığı adil düzen sünnetini terk edip, faizci kapitalist düzene rıza gösterirler? Mücerret bilginin hiçbir kimseye bir faydasının olmayacağını Rabbimiz söylüyor ve Peygamberimiz de faydasız ilimden Allah’a sığınıyor. Kazanmak ve kaybetmek; insanın yaratılmış olduğu fıtrata uygun olarak ibadet, hilafet, emanet ve imaret görevlerini yerine getirip getirmediği ile ilgili bir neticedir. Kur’an’da faizin; Allah ve Resulüne karşı açılmış bir savaş olarak tanımlandığını bildiği halde bir Müslüman’ın faizi meşru sayan bir düzeni gönüllü veya gönülsüz olarak yürütmesi, Allah ve Resulünü önemsemiyor olduğunun en önemli göstergesidir. Taraftarı ne kadar çok olursa olsun böyle biri, kesinlikle dünyada da ahirette de kaybedenlerden olur. Hayatı dünyadan ibaret sayanlar, nefsini ilah edinip yeryüzü benimdir diyenler, sahip oldukları mal ve mülk ile şımaranlar, önünde eğilenlere aldanıp Allah ile olan misakını bozanlar, kibirlenip haddi aşanlar, Allah’ın rahmetinden gazabına koşanlar kaybedecekler. Allah’a ve Resulüne itaatin gereği, İslamsız huzur, barış ve kardeşlik, insan hakları ve hürriyetler, adalet, refah, izzet ve onur olmaz diyenler, yeni bir saadet dünyasının kurulması için malıyla canıyla cihat edenler, hesap gününü düşünerek Allah’ın gazabından rahmetine koşanlar ise kazanacaklar.

BİR MİSAL

Allah, Kur’an’da; mümin ile müşrik, inkârcı ve münafık arasındaki farkı belirmek için şu misali vermektedir. Zümer 29: “Allah şöyle bir misal veriyor; bir tarafta, karşılıklı rekabet hâlinde birbirleriyle sürekli çekişen kötü huylu ortakların emrinde çalışan bir kişi, diğer tarafta sadece tek bir insanın emri altında bulunan başka bir kişi: bu iki adamın durumu hiç eşit olabilir mi? Elbette bir olamaz. O halde, bütün teşekkür ve övgüler yalnızca Allah’a olmalı, kulluk ve ibadet, İslam’ca yaşayarak hiçbir ortağı olmayan Allah’a yapılmalıdır. Ne var ki, insanların çoğu bu gerçeği anlamaya yanaşmazlar.” Kur’an’ın emir ve yasakları istikametinde tek Allah’a inanıp güvenen ve ona kulluk eden insan gerçek hürriyete kavuşur, huzura ve refaha erer. Allah ve Resulünden, Kur’an ve sünnetten yüz çevirerek ırkçı, müşrik ve inkârcı Batı’nın karanlık yoluna sapanlar ise, kula kulluk yaptıkları için zelil ve hakir olurlar. Kim Kur’an ahlakı yerine Batı ahlaksızlığını ikame ederse insanlığı öldürür. Kim, eş ve anne olan mümin kadının yerine, kariyer, tatmin ve reklâm aracı modern cahiliye kadınını ikame ederse nesli öldürür. Kim helal kazancın yerine, haram kazancı ikame ederse toplumu çürütür. Kim, Kur’an ahkâmı yerine Batı’nın kuvveti üstün tutan hukukunu ikame ederse devletini ve izzetini kaybeder. Kur’an’ın verdiği güçlü mesaj budur. İslam, tek olan Allah’ın rızasıdır. Allah’ı razı etmek için itikat ve düzen olarak İslam’ı yaşamak yeterlidir. Ancak Batı’yı memnun etmek için sadece “üstün ırk” inancına sahip Siyonist Yahudi’yi memnun etmek yetmiyor, Haçlı Hıristiyanları memnun etmek için haçı hilale ortak edeceksin. Materyalist filozofları memnun etmek için ise inkârcı olacaksın. Kapitalist para babalarını memnun edebilmek için de münafık olacaksın. Bunların hepsinin birlikte rızasını kazanmak ne kadar zor değil mi? Kim, tek olan Allah’ı razı etmeye çalışırsa kazanır. Kim, ırkçı, müşrik ve inkârcı Batı’yı razı etmeye çalışırsa sadece yorulur ve kaybeder.

KAZANANLAR

Allah’tan gelen hidayete tabi olanlar kazanırlar ve kurtuluşa ereler. Evlere kapılarından girenler kurtuluşa ererler. İnsanları İslam’a çağıranlar, iyiliği emredip kötülüğü men edenler kurtuluşa ererler. Faizi ayaklarının altına alanlar da kurtuluşa ererler. Her canlı ölümü tadacaktır, ahiret, dünya hayatının hesabıdır, orada yaptıklarımızın karşılığı bize eksiksiz verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Allah’a ve Peygamberine itaat edenler, çizilen sınırı aşmayanlar kazanırlar. İnsanlardan değil Allah’tan korkanlar, O’na yaklaşmak için Kur’an’a ve sünnete tabi olanlar ve adil bir düzen kurmak için yolunda cihat edenler kazanırlar. Şarap, kumar, dikili taştan putlar, fal ve şans oyunları şeytan işi pislik şeylerdir. Pis ile temiz, kötü ile iyi bir değildir. Pis ve kötünün çokluğu tuhafa gitse de kaybettirir. Hesap günü, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği gündür. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O›ndan razı olmuşlardır. Büyük kurtuluş ve kazanç budur. Milli Görüş; bu büyük kurtuluş ve kazanç kapısını tutabilmektir. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Nurettin Gedikoğlu - Allah razı olsun sayın hocam muhteşem bir yazı

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Nisan 15:50


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?