Reklamı Kapat

Filipinler’de Özgürlük Yürüyüşü

Bismillâhirrahmânirrahîm;

Yüzde 95’i Müslüman olan Filipinler’deki Bangsamorolu kardeşlerimizin özgürlük mücadelesinden ne derece haberdarız? Müslüman tüccarlar Çin’e yaptıkları yolculuklar esnasında Filipin adalarında konaklıyordu. Filipinliler, Müslümanlarla irtibatları sebebiyle 9. ve 10. yüzyıllarda İslâm’ı tanıdılar. Çetin mücadelelerle bugünlere geldiler.

Filipinler, küçüklü büyüklü 7.641 adadan oluşuyor. İsmi Bangsamoro olan ülkenin nüfusu 107 milyon; yüzölçümü 342.353 kilometrekare. Başkenti Manila. En büyük şehri Quezon City. Bir Güneydoğu Asya ülkesi olan Bangsamoro’nun sınırları Çin, Tayvan, Vietnam ve Güney Çin Denizi’yle çevrili. Üç ana kara parçası Luzen, Visayas, Vindanao ismini taşıyor.

Önceden putperest olan Filipinler İslâm’a büyük ilgi duydu. İslâm buralarda tasavvuf üzerinden yayıldı. Müslüman Araplardan Kerim el-Mahdum bugünkü Jolo’ya gelerek halkı irşat etmeye başladı. Bundan sonra kurulan Sulu Sultanlığı 1405-1915 arasında varlığını sürdürdü.

Sömürgeciliği ile tanınan İspanyollar İslâm’ın buralardaki yayılma hızından endişelendiler. Saldırılar ve misyonerlik faaliyetleriyle İslâm’ın yayılma seyrini durdurmak istediler. Pek çok adada Hıristiyanlığı yaymaya çalıştılar. Sömürgeci İspanyolların en büyük amacı Filipinlerde yetişen kaliteli baharatlar üzerinde söz sahibi olmak, ticaretini ele geçirmekti. İspanyollar Filipinleri 2. sınıf insan gördüğünden, halk Hıristiyanlığa soğuk bakıyordu.

Batılılar tarih boyunca sömürgeci zihniyetle hareket ettiler. Denizciliği, Hıristiyanlığı, coğrafî keşifleri, ticareti sömürgeci amaçlarla kullandılar. Misyonerlik din telkini değildi. Hıristiyanlığı kullanarak sömürgeci zihniyetlerini sürdürdüler.

İSLÂM KÖKLEŞİYOR

Hazırladığı ciddi dosyalarla tanınan Anadolu Gençlik Dergisi, Mart 2021 sayısında konunun uzmanları ile Bangsamoro dosyasını açtı. Bu yazımda, daha çok Dr. Harun Bekiroğlu ve Enes Berat Gürler’in konuyla ilgili yazılarından faydalandım.

Filipinlerdeki özgürlük mücadelesinin öncüsü Sulu Sultanı Lapu Lapen’dir. Bir kabile şefi olan Lapu Lapen, aynı zamanda dövüş sanatı uzmanı ve kılıç ustasıdır. Filipinlerde şeyh, sultan, halife gibi ünvanlarla tanınır.

Filipinler’e en büyük saldırıları İspanyollar yaptı. Onlar içinden, coğrafî keşifler yapması, dünyayı dolaşması ile tanınan Macellan, gerçekte denizci, işgalci ve sömürgecidir. İspanyollar Macellan’a güvenerek Filipinler’e girdiler. Sulu Sultanı Lapu Lapen İspanyollara karşı direndi. Mactan Savaşı’nda emperyalist zihniyetli Macellan’ı öldürdü. (27 Nisan 1521)

Macellan’ı öldüren Lapu Lapen bağımsızlık sembolü haline geldi. Filipinler’deki saygınlığının sebebi budur. Macellan’ı öldürdüğü “kapilan” adı verilen timsah başlı kılıcı, hâlâ Moro Müslümanlarının hayat ve bayraklarında simge olarak kullanılır.

Filipinler’e İspanyollardan sonra Amerika ve diğer bazı Batılı sömürgeciler de geldi. Lapu Lapen’in cesaret ve sadakat örneği duruşu hep Moro Müslümanlarına örnek oldu. “Moro” kelimesi, Kuzey Afrika’dan Filipinler’e gelenler için söylenen “Morisko” kelimesinin kısaltılmışıdır. Bangsamoru ise, “Müslüman millet” anlamında bugünkü Filipinler devletinin adı olmuştur. Aynı zamanda İspanyol sömürgeciliğine karşı direniş ve özgürlüğü de sembolize etmektedir.

DİRENEN KAZANIR

Filipinler 20. yüzyılda yeni tuzaklarla karşılaştı. Amerika İspanya’yı yendikten sonra, Filipin adalarını sömürmek istedi. Moro halkının elindeki toprakları Hıristiyan Filipinlilere, ABD’li şirketlere vermeye zorladı. ABD, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Filipinler’in bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı. 1946’da Filipinler Cumhuriyeti kuruldu.

ABD, önemli baharat ve ticaret merkezi olarak gördüğü Filipinler’i kendi haline bırakmak istemedi. Ülkedeki Hıristiyanları tahrik ederek bölgenin direncini kırmaya çalıştı. Çeşitli dönemlerde çatışmalar yaşandı. Filipinler’in dünyada etkili duruma gelmesi önlenmeye çalışıldı.

1977 yılı Bangsamoro Müslümanları için dönüm noktasıdır. Mısır Ezher Üniversitesi’nde köklü bir din eğitimi alan Selâmet Haşimî ülkesine döndü. Arkadaşları ile birlikte Moro İslâmî Kurtuluş Cephesi’ni kurdular. İslâmî değerlere bağlı kadrolar yetiştirmeye başladılar.

Selâmet Haşimî, 1984’te yakın çalışma arkadaşı Hacı Murat İbrahim’le birlikte Ankara’ya geldi. Bir ay kalarak Millî Görüş Lideri Erbakan Hoca’yla görüştüler. Erbakan Hoca, Osmanlı’ya karşı büyük muhabbetleri olan Bangsamoro Müslümanlarına destek verdi. Ofislerinde kullanılmak üzere bilgisayar ve daktilo gönderdi.

Selâmet Haşimî 1981-2000 yılları için, hedefleri olan bir çalışma planı ortaya koydu. Plan aynıyla uygulandı. Arkasından 2001-2050 arası hedefleri planladı; uygulamaları başlattı. 2003’te vefat etti. Moro İslâmî Kurtuluş Cephesi’nin başına yardımcısı Hacı Murat İbrahim geçti. O da Selâmet Haşimî’nin yolunda.

Enes Berat Gürler Anadolu Gençlik Dergisi’ndeki yazısını şöyle bitiriyor: “Yeryüzünde âdil bir düzenin kurulması için, bu gibi uzun vadeli hedefler uğruna mücadele etmek her Müslüman’ın görevidir.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?