Reklamı Kapat

Şeriatın Bir Emrine Bütün Partiler “Evet” Diyecekler

Bekleyin, çok yakın. Gölgesi üzerimize Recep ayıyla beraber düşmüştü. 

O gün bize çok yakın. Ve o gün birbirimize daha çok yakın olacağız.

Aynı anda aynı hareketleri yapacağız.

Birlikte yatıp birlikte kalkacağız.

Bütün partililer, dernek üyeleri, vakıfçılar, tarikatçılar, kulüpçüler, lüpçüler, şeriatçılar, radikaller, dervişler, berduşlar, amirler, memurlar, generaller, erler, rektörler, öğrenciler, sağcılar, solcular, Z kuşağı, 68 kuşağı, TikTok’çular, hazırlopçular, zırzopçular özetle Müslüman’ım diyen herkes, bir şekilde Ramazan orucuna, “Hoş geldiniz” diyecek söz ve davranışların içine girecek.

13 Nisan 2021 Salı günü, bütün peygamberlere ve ümmetlerine farz olan Ramazan orucunun birinci günüdür.

Rabbimiz buyurur:

“Ey iman edenler, oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, (Allah’tan) sakınasınız diye size de farz kılındı” (Bakara süresi ayet 2/183).

Aslında biz, bütün partiler, ırk ve rengi ayrı olan bütün Müslümanlar olarak tarihimizin, Hazreti Adem aleyhisselamla başladığını ve onlara farz olan bir ibadetin bize de farz olduğunu, ecdadımızın yolundan gittiğimizi, ancak ve ancak birlik ve beraberliğimizin adresinin İslam olduğunu, Ramazan orucuyla hem görecek, hem yaşayacak, hem dünyaya ilan edeceğiz.

Birbiriyle inatlaşan iki esnaf bilirim. Birinin “ak” dediğine öbürü “kara” der.

Bunlardan birine ben sordum, “Nasıl başlatırsınız ve nasıl devam ettirirsiniz?” dedim, “Sabahleyin ben dükkânımı açarken o benim dükkânın önünden geçer ve hiçbir konu bulamazsa bana, ‘Karşı binanın rengini neden kırmızıya boyamışlar, hiç de yakışmamış’ der, ben de ona, ‘Yanlış görüyorsun, o kırmızı değil pembe’ derim ve başlar. Oturur bir çay içeriz, gelip geçenlere sorarız, öğleye bitiremezsek öğle yemeği olarak birimiz simit alırsa diğerimiz sandviç alırız ve iki çayla geçiştiririz ama birleştiğimiz bir şey var, ezan okununca namaza gideriz, aynı Fatiha süresini ve diğer zikirleri yaparız, namazdan sonra yine inada devam ederiz.”

İki hoca, birbirlerinin fetvalarının aksini söylemekle meşhur olmuşlar. İkisinin bir arada olduğu bir zamanda uyanığın biri, hocalardan birine, “Sayın hocam, Allah kaç, üç diyenler var da” diye sormuş. O da, “Bir” demiş

Öbür hocaya, “Hocam, siz ne diyorsunuz” demiş, o da, “İki değil” demiş.

Ama ikisi de, “Kul hüvellahü ehad/Allah birdir/tekdir” demeye devam ediyorlar.

İktidar ve muhalefet aynı durumda değil mi?

Ama Salı günü iktidar ve muhalefete destek verenler, şeriatın aynı emrini yerine getirecekler.

Salı günü, Edirne’den Hakkâri’ye, Muğla’dan Artvin’e kadar bütün il, ilçe ve köylerimizde saat farkıyla her ilimizde oturanlar aynı saat ve dakikada oruçlarını açacaklar.

Mesela Salı günü İstanbullular 19:49’da iftar yapacaklar. Muhalefet aynı gün, “Biz daha sağlam olsun, sevabı bol olsun diye saat 20.00’de açacağız” demez ya dese, iktidar da biz de 21:00’de açacağız dese kim tutar?

Başkanın yanında bulunanlar belki numaradan tutar görünebilirler.

Amma bütün Müslümanlarımız da, mazeret nedeniyle oruç tutamayanlarımız da tek başına kalsalar bile Salı günü İstanbul’da saat 19:49’u beklerler ve sevabın vericisi olan Allah’ın belirlediği sınırları öne almak da, ilerisine  itmek de doğru değildir diyerek hepsi aynı saatte ki, o saat de evreni yaratanın saatidir; yani güneşin batması anıdır.

Hava kadar, su kadar ihtiyacımız olan birlik ve beraberliğin adresi İslam’ın kriterleridir.

Hatta hava ve sudan daha fazla İslam’a ihtiyacımız var bizim.

Hava ve suyumuz yalnız bu dünya hayatımızda bize faydalıdır. İslam ise bu dünyada can güvenliğimizi, mal güvenliğimizi, akıl sağlığımızı, temiz nesil planımızı gerçekleştirecek tek kriter İslam’ın kriterleridir.

Denenmiştir.

Sahabe ve tabiinden bu güne gelinceye kadar İslam’ın uygulandığı diyarlar örneğimizdir.

Ramazan orucu da bugün bize ispat etmektedir ki bizi hepimizi,  birleştirecek kriterin bizi yaratan tarafından koyulmasıdır

Biden gibi, Putin gibi, Merkel gibi insanların çevresindeki on bin insanın beyin salgısını kurallaştırarak,  sekiz milyonu on bin insanın mahkûmu haline getirip, on bin insana sekiz milyon insanın servetinden fazlasını vererek insanlığı köleleştirmeye son vermenin ayak izleridir Ramazan ayındaki ibadetimiz, itaatimiz ve sosyal yardımlaşmamalarımız.

Haydin, bu günden itibaren, geçen sene oruç tutamayan bir kardeşimizi, arkadaşımızı, dostumuzu, inatlaşma komşumuzu, bu sene oruç tutmaya ikna ediverelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder

# Putin

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Özay Görgün - Sekiz milyon! sekiz milyar olsa gerek herhalde baskı hatası.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Nisan 10:35


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?