Reklamı Kapat

Kalbimizi Ramazan’a Hazırlamak: Batınî Siyah

Siyah, renkler içerisinde en gizemlisi. Geceyi, görünmezi ve bilinmezi çağrıştırır. Beyazı saklar, diğer renklerin beyazın arkasına gizlenmesine mâni olur. Üstad Sezai Karakoç, “Ben günah kadar beyazım o tövbe kadar kara” derken bunu mu söylüyordu acaba? Ya da Namık Kemal’e Vaveyla başlıklı şiirinde, “Git vatan Kâbe’de siyaha bürün” dedirten şey siyahın her gözün göremediği başka renkleri yanına yaklaştırmayan tarafı mıdır? Her ne kadar “renklerle zevkler tartışılmaz” diye biri bir laf ortaya atmış olsa da renklerin dünyasına girmeden olmuyor. Mevsimler renkleri gözlerimize servis ederken, sabah beyazın, akşam kızılın, gece siyahın propagandasını yapıyor gibidir.

Murat Saldıray’ın yeni çıkan şiir kitabı Batınî Siyah’ı okumaya başlayınca batıni kelimesinin siyahla akrabalığını düşünmemiştim. Şiir bu ya hiç düşünülmeyeni düşündürürken, hiç akla gelmeyeni akla getirir. Batıni kelimesi “batın”la ilgili, içe dair demektir ki karanlık bir ortama işaret eder. Karanlığın dili ise her zaman kapalı, alegorik ve şifreli bir dildir. Murat Saldıray’ın 2014’te çıkan ilk şiir kitabı da Sakin Kuyular adını taşıyordu. Sükûnetle “kuyu” arasına sıkışan karanlığı burada da görebilmek mümkün.

Batınî Siyah kitabı üç bölümden oluşuyor. Birinci bölüm Bazı Kederlerin Riyaziyesi başlığı altında toplanırken, ikinci bölüm Dünyanın Bütün Geceleri İçin Bir Aldanış, üçüncü bölüm Sürgün Meleklerin Vahyi başlıkları altında toplanmış. Her bölümden üç dize alıntılayarak karanlığın tülünü açmaya çalışalım: “Bir uçurumdur açan tenha isminde seni.”, “Yoksulluk vadidir oğula mülevves babanın.”, “gördüm gözlerindi iki iri göz gibi açılan”, “Gecenin ilmeği siyahı boğduğunda”, “el ele yürüyorlar, yağmura yoldaşlık ediyor hınçları.”, “kar ve saçlarını dalgalandıran o karanlık.”, “beni sulara yor, ben bir rüyayım.”, “ölümü üzerine yıkılmış bulduğunda”, “kadın bir tılsımdır, bilinmez hangi rüzgârla sınanır.”

Okuyucu olarak şiirler arasında sağlı sollu yürürken söz ve düşüncenin nöbetini tutmuş birçok isme rastlıyorsunuz. İşte onlardan bazıları: Şeyh Galip, Rilke, Tevfik Fikret, Peyami Safa, Paul Varlaine, JorgeLuis Borges, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Charles Baudelaire.

Murat Saldıray şiiri bir kuyu, bir ayna ve gizemli, büyülü ve kutsal bir rengin, yani siyahın derinliğinde ilerleyen bir şiir. Soyutluğunu derinliğine borçlu da diyebilirsiniz. Okuyunca bunu daha yakından göreceğinizi söyleyebilirim.

(Batınî Siyah-Murat Saldıray-Ötüken Yayınları)

ARINMA ZAMANLARI İÇİN BİR KİTAP

Öyküleri ile tanıdığımız Selvigül Kandoğmuş Şahin bu kez yeni bir deneme kitabı ile okuyucularının karşısına çıktı. Arınma Zamanlarına ismini taşıyan kitap yaklaşmakta olan Ramazan ayını ayakta karşılama niyeti taşıyor gibi. Kalp İstişaresi diye bir şey var. Kaybetmenin değerine de bu kitaptan ulaşıyoruz: Bulmak İçin Kaybetmek Gerekir. Dört bölümden oluşan denemelerin bir kısmı edebiyat ortamları ve sanata dair belirlemeleri içeriyor. Mesela Sanatçı Kibri bu kategoriye dâhil. Dünyanın mazlum coğrafyalarına doğru uzanan yazar Kudüs’ten İdlib’e insan acılarını kalemiyle dindirmeyi deniyor. Son bölüm, coğrafyamızın hüzünlü fotoğraflarına fotoğraf altı yazar gibi mahzun.

Selvigül Şahin’in denemeleri öykünün çemberinden geçtiği kolaylıkla hissedilebilen türden öyküler. Dili yalın, duru ve samimi. Karantina günlerinin tedirgin saatlerini de içerisinde taşıyan bu denemeler ümitsizliğin değil umudun ışığı olmak gibi bir vazife üstlenmişe benziyor. Ne de olsa orada, kalabalığın bittiği noktada “arıtan nehirler gibi gelen” bir muştu var: Mübarek Ramazan ayı. Kışın ardından ilkbaharın gelişi gibi gelen. Ramazan gelmeden alınmalı bu kitap, Ramazan gelince iftardan sahura okunmalı.

(Arınma Zamanlarına- Selvigül Kandoğmuş Şahin-Okur Kitaplığı)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Yaşar Akgül - Teşekkürler kardeşim...ikisi de güzeldi yazıların selamlar olsun..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 08 Nisan 14:53


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?